SON
DAKİKA
Burcu TANER

Fon kaygısı 'evim' yatırımcılarına sıçradı

Burcu TANER

Türkiye’de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon krizi büyürken, endişe fon yatırımcılarından "evim" ile biten şirketlere birikimini aktaran yurttaşlara da sıçradı.

Bunlara "tasarruf finansman şirketi" deniyor.

Ev ya da araba sahibi olmak isteyen yurttaşlar bu yolu tercih edebiliyor.

Banka faizleri yüksek, ücretler düşük iken ister istemez kimilerinin yolu da bu "evim" tabelalı düz ayak dükkanlara düşüyor.

Bu şirketlerin çalışma biçimlerini çok da bilmiyoruz.

Devirden teslimata her konuda kuralları değişebiliyor çünkü.

İlk çıktığında yasal altyapısı tartışılan, daha sonra BDDK’nın müdahale ederek kurallar getirdiği bu sisteme kayıt olanlar bu yüzden ciddi kaygı yaşıyor.

Pusula Portföy bünyesindeki bazı fonlarda yatırımcıların para çekme taleplerinin karşılanamamasıyla başlayan, SPK’nın çok sayıda fonun alım-satımını durdurması ve gözaltılarla devam eden süreçte, bu şirketlere yatırım yapanların da uykusu kaçıyor.

Bu durumu daha yakından gözlemleyebilmek için sosyal medyaya göz attım. Telegram’da üye sayısı 3 bine yaklaşan bir kanal dikkatimi çekti.

Burada yatırımcılar, sistemin danışmanları, çalışanları ve uzmanları da var.

14 günlük cayma hakkını kullanmak isteyenler kanalı bir süre adeta soru yağmuruna tutmuş.

İçeride 1,5 milyon TL alacağı olan bir yurttaşa bir başkası cevap veriyor, "Çekilseniz bile bize 'iade 60 gün içinde' dediler."

Şirket tarafları ise “Teslimatlarda da şirketlerde de sorun yok. BDDK’ya bağlı şirketlerde sorun yaşama ihtimaliniz yok” diyor.

Ama bitmiyor:

“Ben endişeliyim, teslimatıma 14 ay var.”

“Burada 'teslim aldık' diyenlere inanmayın, sistem mantar olmuş, ödeme falan çıkarmıyorlar, kendinizi avutmayın."

“Kasayı mı bozuyor, yeni gelenler mi fonluyor? Bunu bilmeden kimse rahat etmeyecek.”

Uykusuz kaldığını söyleyen, dua eden, teslimat tarihini kalbi çarparak bekleyenler de cabası.

Bir de bu şirketlerde anlaşılan danışman değişimi çok yoğun. Bir yatırımcı, “4 tane danışman değişti. Şu an cevap vermiyorlar, şubede yüzümüze bakmıyorlar” diye sitem ediyor.

Bir diğer kullanıcı da "Valla çalışanlar da ne diyeceklerini bilemiyorlar" diye isyan ediyor.

Genel olarak SPK ve BDDK’nın daha aktif devreye girmesi isteniyor.

Tartışma ertesi gün kaldığı yerden devam ediyor.

Birçok yurttaş için bu ödemeler dişten tırnaktan artırılmış bir tasarruf, yılların hayali; öyle hobi olsun diye yapılan bir iş değil.

Bunun kamuoyuna açık ve anlaşılır biçimde anlatıldığını ben de sanmıyorum.

Kitlesel dolandırıcılık konusunda oldukça zengin bir hafızaya sahip olan memleketimizde, “Sorun yok” cümlesi bazen tam da kaygıyı tetikleyen cümle olabiliyor.

Öte yandan "kişiden kişiye tavsiye" ile ayakta kalan bu "ponzi" sistemlerinin eninde sonunda sorunla karşılaşılacağını baştan beri söyleyenlerin de sayısı az değil.

Şimdi bu insanlar şunları merak ediyor:

Param nerede tutuluyor ve risk olursa hangi mekanizmalar devreye girecek?

Çünkü fon yatırımcısının gözü şimdi SPK soruşturmasının seyrinde.

“Evimgillerden” ev ve araba sahibi olmayı bekleyenlerin gözü ise kendi birikimlerinde.

Ve onların derdi çok daha basit:

Hayallerimiz suya düşecek mi?

Yazarın Diğer Yazıları