Yüzyılımızın en vizyoner iş insanı: Ahmet Nazif Zorlu
Ali KAYADİBİ
Türk iş dünyasının en karakteristik iş insanlarından Ahmet Nazif Zorlu’nun ölümünü “şok” diye nitelendirenler merhumu yüzelsel tanıyanlardır. Onu yakın tanıyanlar ise “nihaî kaderine teslim olduğunu” bilir. Zira uzun zamandır hastaydı ve yorgundu.
Denizlili hemşerisi olduğum için hayatını, çalışma prensiplerini, kariyer yolculuğunu hep merak etmiştim. Yeni Asır gazetesinin bölge haberler müdürü olarak görev yaptığım 2008 yılında kendisinden –abartmıyorum- 3 ayda ancak randevu alabilmiş, Manisa’da buluştuk. O dönemde yayın yapan Yeni Asır televizyonu için de bir program çekecektik. Vestel’deki makam odasında tam saatinde bizi bekliyordu.
Tanıştıktan 2 dakika sonra, kolundan saati çıkardı masaya bıraktı “48 dakikamız var” dedi. Yani bize ayırdığı 50 dakikanın 2 dakikasını harcamıştık. Bunun anlam ve amacını sonra anlayacaktım. Öyle ya, İstanbul’daki evinde sabah 05.00’te kalkıp sabah namazını kıldıktan sonra yarım saat yüzme, spor ve hafif kahvaltıdan sonra Zorlu Holding’teki makamına geçen bir iş adamıyla saat 10.30’da Manisa Vestel’de buluşuyoruz.
Zira İstanbul’daki iş yerinden helikopterle havaalanına, oradan uçakla İzmir’e, oradan Hilton Otelinin üzerindeki helikopterle Manisa’ya geçiyor. Zorlu, “Daha Anadolu’da iki ya da üç şehirde daha toplantılar yapmam gerekiyor” diyor. Aynı gün içinde bu kadar tempolu çalışmayı anlatırken biz yoruluyoruz. Ancak o sıradan bir iş gibi söylüyor bunları…
BİLGİ, DİSİPLİN VE ÇALIŞKANLIK
Denizli’nin Babadağ ilçesinde 1944’te dünyaya gelen Ahmet Nazif Zorlu, dokuma tezgahlarında ilkokuldan sonra başladığı çalışma hayatı önceki gün son nefesine kadar sürdü.
Türkiye, Ahmet Nazif Zorlu’yu kaybetmekle bir iş insanını kaybetmedi sadece… Türkiye’yi elektronik devi ülkelerin ligine çıkarmayı kafasına koymuş vizyoner bir iş insanını kaybettik. Dakikanın önemini ve değerini hayatında bu kadar somutlaştırmış, geçmiş zaman perspektifini bu ölçüde güçlü yönetebilen bir insan daha tanımadım.
Ahmet Nazif Zorlu’ya dinlerken 1984’te üniversite öğrencisiyken okuyup çevremdeki yaşıtlarıma kendi görüşüm gibi heyecanla aktarıp beni dinlemelerinden gurur duyduğum orijnal bir kitap aklıma geldi; Alvin Toffler’ın Future Shock. Türkçesi Gelecek Korkusu… Toffler, ABD’de 1970 yılında yayımlanan ünlü kitabında hızlı teknolojik ve toplumsal değişimlerin insan psikolojisi ve sosyal düzen üzerindeki bunalım, stres ve yönelim bozukluklarından bahsediyor. Yani planlı, programlı ve bilgiyle donanımlı olmayanların bu şaşkınlık içinden çıkamayacağını ön görüyor.
İşte bu yüzden Ahmet Nazif Zorlu’nun 48 dakikada verdiği dersi 48 yılda alamamış birisi olarak oradan ayrıldık. Hafızamda daha bu köşeye sığmayacak pek çok önemli mesaj kaldı. Her koşulda umudun insanı hayata tutundurduğunu ifade ediyordu Zorlu ve herkese şu öğüdü veriyordu: Kötümser olduğunuz vakit hiçbir yere gitmeniz mümkün değil. Bu fani dünyaya dev sanayi mirasların yanında kendisiyle temas kuran herkese de bilgi, disiplinli, programlı çalışma ve umudu bıraktı. Rahmet ve hürmetle anıyoruz.