• Haberler
  • Güncel
  • Tartışma yaratan sempozyum iptaline Sökmen'den ilk açıklama: 'İtirazım sempozyuma değil süreç yönetimine'

Tartışma yaratan sempozyum iptaline Sökmen'den ilk açıklama: 'İtirazım sempozyuma değil süreç yönetimine'

İzmir Barosu Başkanı Serhat Sökmen, hayatını kaybeden eski İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel anısına düzenlenecek sempozyumun iptaline ilişkin tartışmalara yanıt verdi. Sökmen, 'Benim itirazım sempozyumun yapılmasına değil, sürecin yönetilme biçimine ve bana danışılmadan kararlar alınmasına. Değerli ve merhum başkanımız Özkan Yücel'in anısını yaşatacak en güzel sempozyumu ya da çalışmayı İzmir Barosu olarak önümüzdeki günlerde biz gerçekleştireceğiz. Mevcut İzmir Barosu yönetimi olarak onun anısına bütün İzmir'in katılacağı, en kalabalık ve en anlamlı anma sempozyumunu en kısa sürede düzenleyeceğiz' dedi.

Hayriye Gülperi TİBİN - İzmir Barosu'nun eski Başkanı, hayatını kaybeden Özkan Yücel'i anma amacıyla 6 Kasım'da yapılması planlanan sempozyumun iptali tartışmalara neden oldu. Sempozyum Düzenleme Kurulu, konuyla ilgili yazılı bir basın açıklaması gerçekleştirerek İzmir Barosu'nun yeni yönetimi tarafından sempozyumun belirli olmayan bir tarihe ertelendiğini ifade etti. Yapılan açıklamada, iptal gerekçesi olarak ise bildiri sahiplerinden Av. Mehmet Baran Selanik'in programda yer almış olması gösterildi. 

İzmir Barosu Başkanı Serhat Sökmen, konuya ilişkin açıklama gerçekleştirdi. Sökmen, "Bu konuyla ilgili olarak önceki yönetim, bir sempozyum düzenlenmesi yönünde karar almış. Bana da bu sempozyumu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğimizi sordular. Ben de “Değerli ve merhum başkanımız Özkan Yücel hepimizin başkanı. Onun anısına bir sempozyum düzenlenmesine neden karşı çıkayım? Madem böyle bir karar aldınız, elbette sempozyumu gerçekleştirebiliriz. Ancak tarihini söyleyin” dedim.

Bana 6-7 Kasım tarihlerini ilettiler. Ancak benim çok önceden planlanmış bir seyahatim vardı. Dolayısıyla bu tarihlerde sempozyumda yer alamayacağımı belirttim" dedi. 
Bu aynı zamanda nezaket meselesidir

Sökmen, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bunun üzerine arkadaşlarımız, “Başkanım, sizin orada olmanız önemli değil. Başkan vekili veya divandan bir arkadaşımız sizi temsil eder” dediler. Biz de kabul ettik ve bu şekilde sempozyumun duyurusunu yayımladık.

Ancak düzenleme komitesinin kimlerden oluştuğu, hangi akademisyenlerin davet edildiği gibi ayrıntıları bilmiyordum. Bunları yalnızca isim olarak gördüm. Daha sonra beni arayarak sempozyuma Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan'ın da katılacağını söylediler. Türkiye Barolar Birliği Başkanı'nın katıldığı bir sempozyumda İzmir Barosu Başkanı'nın da bulunması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu aynı zamanda bir nezaket meselesidir.
Sempozyumun tarihi ilk bildirildiğinde Erinç Sağkan'ın katılımıyla ilgili herhangi bir bilgi verilmemişti. Daha sonra kendisinin de geleceği belirtilince arkadaşlara tanıtım afişinin değiştirilmesi gerektiğini söyledim. Türkiye Barolar Birliği Başkanı ile görüşerek kendi programımı yeniden düzenlemeye çalışacağımı, çok erken bir saatte katılabilmem hâlinde sempozyumda bulunabileceğimi ilettim.

Madem sempozyumda değişiklikler yapılacak, Erinç Sağkan da programa eklenecek ve ben de katılacaksam birkaç konuşmacının daha belirlenmesini istedim. Özellikle akademisyenlerin ağırlıkta olduğu, daha kapsamlı ve katılımcı bir program hazırlanmasını talep ettim. Davet edilmesini istediğim akademisyenlerden biri de Timur Demirbaş Hoca'ydı.
Sonuçta bu, İzmir Barosu'nun düzenlediği bir etkinlik. İzmir Barosu Başkanı benim. Dolayısıyla konuşmacıların belirlenmesi konusunda benim de söz sahibi olmam gerektiğini düşünüyorum."

Benim de söz ve karar hakkım var 

Taleplerini ilettiğinde kendisine, isimlerin değişmeyeceğinin söylendiğini belirten Sökmen şöyle konuştu:
"Ancak taleplerimi ilettiğimde, “Bunlar değişmez” denildi. Ben de kendilerine, “Siz değişmez diyorsunuz ama programda zaten değişiklik yaptınız. Bana ilk başta Erinç Sağkan'ın geleceğini söylememiştiniz. Bir anda geleceğini bildiriyorsunuz. Bu durumda beni zor durumda bırakıyorsunuz. Madem böyle bir durum var, kendisiyle de görüşeceğim ve çok erken saatte gelmesini rica edeceğim. Ben de kısa süreliğine programa katılayım. Birkaç küçük düzenleme yapalım ve sempozyumu daha kapsamlı, herkesin katılabileceği bir etkinlik hâline getirelim” dedim.

Bunun üzerine arkadaşlarımız, kendi aralarında görüşüp değerlendirme yaptıktan sonra bana dönüş yapacaklarını söylediler. Ancak o günden beri hiç kimse beni aramadı.
Şimdi soruyorum: İzmir Barosu Başkanı ben miyim, başka biri mi? Bizim yönetime geldiğimiz tarihten sonra bir tarih belirleniyor ve bize danışılmadan belirleniyor, konuşmacılar belirlenerek önümüze konuluyor. Üstelik ben katılamayacağımı söyledikten sonra Türkiye Barolar Birliği Başkanı'nın da geleceği sonradan bildiriliyor. Böyle bir durumda benim de bazı taleplerimin olması son derece doğal. Elbette istişare edelim, herkesin görüşünü alalım. Ancak baronun başkanı olarak benim de söz ve karar hakkım var. Üstelik bu konuda farklı değerlendirmeler yapılarak olayın başka türlü gösterilmeye çalışıldığını görüyorum. Yapılan açıklamada, yalnızca Mehmet Baran Selanik'in değiştirilmesini istediğimiz ifade ediliyor. Oysa mesele bundan ibaret değil. Benim talebim, sempozyumun daha kapsamlı hâle getirilmesi ve konuşmacıların belirlenmesinde mevcut yönetimin de söz sahibi olmasıdır. Bütün bunlar konuşulurken sanki sürekli bir şeyleri değiştirmeye çalışıyormuşum gibi bir yaklaşım sergilenmesini doğru bulmuyorum."

Yaptığım her hareketin arkasındayım

Sökmen, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Bu sempozyum mutlaka yapılacaktır. Değerli ve merhum başkanımız Özkan Yücel'in siyasi görüşü benim görüşlerimle örtüşmeyebilir. Ancak sonuçta hukuk mücadelesi vermiş, değerli bir insandı. Dolayısıyla onun anısını yaşatacak bir etkinlik düzenlenmesine karşı çıkmam söz konusu değil.

Ancak sürekli bana bir şeyler dayatılması ve bu dayatmalar nedeniyle zor durumda bırakılmam kabul edilebilir değil. Türkiye Barolar Birliği Başkanı'nın katılacağı da sonradan bildirildi. Biz ilk kez böyle bir programda karşı karşıya geleceğiz. İlk kez bir İzmir Barosu Başkanı'nın, Türkiye Barolar Birliği Başkanı'nın katıldığı bir etkinlikte kendisini karşılamaması gibi bir durum ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda ortaya çıkacak görüntüyü ve yaşanabilecek tartışmaları da düşünmek gerekiyor. Sonrasında herkes sizi eleştirir.

Benim itirazım sempozyumun yapılmasına değil, sürecin yönetilme biçimine ve bana danışılmadan kararlar alınmasına. Değerli ve merhum başkanımız Özkan Yücel'in anısını yaşatacak en güzel sempozyumu ya da çalışmayı İzmir Barosu olarak önümüzdeki günlerde biz gerçekleştireceğiz. Mevcut İzmir Barosu yönetimi olarak onun anısına bütün İzmir'in katılacağı, en kalabalık ve en anlamlı anma sempozyumunu en kısa sürede düzenleyeceğiz. Ben yaptığım her hareketin arkasındayım. Bu konunun ne olduğunu da en iyi bilenlerden biri benim."

İzmir Gaste | izmirgaste | - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Hayriye Gülperi TİBİN

Bakmadan Geçme