İzmir'in kuzeyine Aliağa, güneyine Torbalı modeli!

İZTO Başkanı Mahmut Özgener, İzmir'in kuzey ve güney akslarında yeni bir planlama modeline ihtiyaç duyulduğunu belirterek Aliağa ve Torbalı'nın bölgesel merkezler olarak planlanmasını önerdi. Aliağa'da çalışanların yüzde 55'inin, Torbalı'da ise yüzde 45'inin başka ilçelerden geldiğine dikkat çeken Özgener, kentin önümüzdeki 20-30 yıllık gelişiminin bugünden planlanması gerektiğini vurguladı.

GAMZE ESKİKÖY- İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir’in kuzey ve güney akslarında yeni bir bölgesel planlama modeline ihtiyaç duyulduğunu belirterek Aliağa ve Torbalı’nın kendi bölgelerinin merkezleri olarak planlanmasını önerdi. Aliağa’da çalışanların yüzde 55’inin, Torbalı’da çalışanların ise yüzde 45’inin başka ilçelerden geldiğine dikkat çeken Özgener, “İzmir, kuzey ve güneyinde alt bölge merkezleri olan gerçek bir metropol olarak ele alınmalıdır” dedi. Özgener, konut, ulaşım, lojistik, enerji, çevre ve sosyal altyapı ihtiyaçlarının önümüzdeki 20-30 yıllık gelişme dinamiklerine göre planlanması çağrısında bulundu.

ALİAĞA VE TORBALI İÇİN YENİ MERKEZ ÖNERİSİ

İZTO’nun 2027-2030 dönemi yol haritasında İzmir’in geleceğine yönelik stratejik projeleri açıklayan Özgener, kuzey-güney aksındaki sanayi ve tarımsal üretim yoğunluğuna dikkat çekti. Aliağa-Bergama ve Torbalı-Tire hattında fabrikaların artmasına rağmen bu bölgelerin oluşan nüfusu barındırabilecek sosyal ve kültürel altyapıya henüz sahip olmadığını belirten Özgener, şöyle konuştu:

“İzmir, kuzeyden güneye doğru uzanan bir aks boyunca büyüyor. Kuzeyde Aliağa-Bergama, güneyde ise Torbalı-Tire, sanayinin giderek yoğunluk kazandığı ilçeler. Bu bölgeler yeni kurulan fabrikalarla gelişmekle birlikte henüz bu fabrikalarla birlikte gelen nüfusu kendi bünyesinde barındırabilecek sosyo-kültürel altyapıya sahip değil.”

ÇALIŞANLARIN YÜZDE 55’İ VE YÜZDE 45’İ BAŞKA İLÇELERDEN GELİYOR

Aliağa ve Torbalı’da çalışanların önemli bölümünün başka ilçelerden geldiğini belirten Özgener, bu durumun kent içi ulaşım ve altyapı üzerinde baskı yarattığını ifade etti.

Özgener, “Rakamlar bu durumu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bugün Aliağa’da çalışanların yüzde 55’i, Torbalı’da çalışanların ise yüzde 45’i farklı ilçelerden, özellikle de kent merkezindeki ilçelerden geliyor. Kent içinde merkezden çevreye doğru her gün yaşanan bu hareketlilik, kentsel altyapı üzerinde ciddi bir baskıya yol açtığı gibi zaman ve kaynak israfına da neden oluyor” dedi.

BAKIRÇAY VE KÜÇÜK MENDERES HAVZALARINA DİKKAT ÇEKTİ

Kuzey ve güney İzmir’in planlanmasında tarımsal üretimin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Özgener, Bakırçay ve Küçük Menderes havzalarının önemine işaret etti.

Özgener, “Diğer yandan, kuzeyde Bakırçay, güneyde ise Küçük Menderes havzaları ülkemizin en önemli tarımsal üretim merkezleri arasında yer alıyor. Dikili, Kınık ve Bayındır’daki tarımsal ihtisas OSB projeleriyle birlikte bölgedeki tarımsal üretimde verimlilik ve üretkenlik daha da artacaktır” ifadelerini kullandı.

“İZMİR, GERÇEK BİR METROPOL OLARAK ELE ALINMALI”

İzmir’in büyümesinde yalnızca kent merkezini esas alan planlama anlayışının değiştirilmesi gerektiğini belirten Özgener, Aliağa ve Torbalı’nın çevre ilçeler için bölgesel merkez haline getirilmesini önerdi.

Özgener, planlama modeline ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sanayinin ve tarımsal üretimin gelişme eğilimi dikkate alındığında, İzmir’in kent planlamasında şehir merkezli yaklaşımın terk edilmesi gerekmektedir. Bunun yerine İzmir, kuzey ve güneyinde alt bölge merkezleri olan gerçek bir metropol olarak ele alınmalıdır. Bu bağlamda, kuzeyde Aliağa’nın ve güneyde Torbalı’nın bulundukları bölgenin merkezi olacak şekilde planlanması büyük bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır.”

20-30 YILLIK İHTİYAÇLAR BUGÜNDEN PLANLANMALI

Özgener, önerilen modelin yalnızca sanayi yatırımlarını değil, tarım ve kentleşme arasındaki dengeyi de gözetmesi gerektiğini belirtti. Bölgenin gelecek yıllardaki ihtiyaçlarının bugünden hesaplanması gerektiğini vurgulayan Özgener, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu planlama sanayi ile tarım arasındaki dengeyi gözetmeli, önümüzdeki 20-30 yıllık gelişme dinamikleri çerçevesinde doğabilecek ihtiyaçları projekte etmeli, bu projeksiyonlar doğrultusunda konut, ulaşım, lojistik, enerji, çevre ve sosyal altyapı düzleminde yapılması gerekenleri net bir şekilde ortaya koymalıdır. Bu yapılabildiği takdirde, Kuzey İzmir ve Güney İzmir alt bölgeleri rekabetçi bir küme niteliği kazanacak ve sonuç olarak İzmir’in rekabet gücünü artıracaktır.”

İzmir Gaste | izmirgaste | - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Gamze ESKİKÖY

Bakmadan Geçme