- Haberler
- Ekonomi
- İZTO Başkanı Özgener 2027-2030 yol haritası açıklandı: İzmir için dev proje listesi!
İZTO Başkanı Özgener 2027-2030 yol haritası açıklandı: İzmir için dev proje listesi!
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, 2027-2030 dönemi için hazırlanan yol haritasını açıkladı. 'Ortak Akıl, Ortak İrade' mottosuyla hazırlanan programda Çandarlı'ya limanı olan sanayi üssü, İzmir'e 50 bin kişilik stadyum, Kemalpaşa'ya lojistik merkezi, İZTO Vakfı Koleji, ileri yaş yaşam merkezi ve yeni turizm rotaları gibi çok sayıda proje yer aldı.
GAMZE ESKİKÖY- İzmir Ticaret Odası (İZTO), 2027-2030 dönemine ilişkin yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Swissotel Büyük Efes İzmir’de düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuşan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir’in ekonomik potansiyelini, küresel rekabet gücünü ve gelecek 25 yıllık kent vizyonunu değerlendirdi. İzmir’in kalkınmasında kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çeken Özgener, yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeleri iki ana başlık altında topladı. İZTO’nun doğrudan üstleneceği projelerin yanı sıra kentin geleceği açısından stratejik önem taşıyan ve farklı kurumların ortak çalışmasını gerektiren İzmir projeleri de açıklandı.
İZMİR EKONOMİSİNE 22,5 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT VURGUSU
İzmir’in tarihsel birikimi, limanları, üretim kapasitesi ve ticaret kültürüyle Türkiye ekonomisinde önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Özgener, kentin ekonomik göstergelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özgener, “İzmir yalnızca Türkiye’nin üçüncü büyük şehri değil. 4,5 milyon insanın yaşadığı 8 bin 500 yıllık tarihsel birikimi bugüne taşıyan limanıyla, ticaret kültürüyle, üretim kapasitesi ve yaşama biçimiyle yüz yıllardır dünyaya açık bir kent. Bu açıklık coğrafi bir özellik değil İzmir’imizin karakteri. Bu kent tarih boyunca farklı kültürlerle ticaret yaptı. Farklı yaşam biçimleriyle yan yana taşıdı. Bir liman kentinin hareketliliği ve dışarıya bakma alışkanlığı İzmir insanını da şekillendirdi. İzmirliler değişime mesafeli duran değil dünyada ne olup bittiğini merak eden, yaşam kalitesine önem veren, girişimciliği, eğitimi ve kültürü birlikte düşünen bir şehir kültürü oluşturdu. Bu karakterin ekonomik karşılığı da güçlü. İzmir 2,56 trilyon liralık gayri safi yurtiçi hasılası ile Türkiye ekonomisinin yüzde 5,7’sini üreterek üçüncü sırada yer alıyor. 2025 yılında 22,5 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin ilk 3 ihracat merkezinden biri olan İzmir ülke ihracatının da yüzde 8,2’sini gerçekleştirdi. 2026’da da bu konumunu koruyor. Ocak-Eylül döneminde 17,6 milyon dolarlık ihracat ile İzmir yine Türkiye üçüncüsü” dedi.
‘DEĞİŞİMİ UZAKTAN İZLEYEN DEĞİL, YÖN VEREN KENT OLMALIYIZ’
İzmir’in sahip olduğu ekonomik gücün ortak hedeflerle daha ileri taşınması gerektiğini vurgulayan Özgener, kentin yalnızca kendi sorunlarına çözüm üreten değil, Türkiye’nin geleceğine de katkı sağlayan bir merkez olması gerektiğini söyledi.
Özgener, “İzmir’imizin öne çıkan bir başka özelliği ise geleneksel olarak net ihracatçı bir ekonomik yapıya sahip olması. Kentimiz ihracat fazlası veren sayılı kentlerin başında geliyor. İzmir’in tarihindeki dönüm noktalarına baktığımızda yalnıza ticaret görmeyiz, fikir, cesaret ve öncülük görürüz. Cumhuriyetin ekonomik geleceğinin tartışıldığı İzmir İktisat Kongresi’nden köklü fuarcılık geleneğine kadar bu kent Türkiye’nin dünya ile nasıl ilişki kuracağına dair söz söylemiştir. İzmir’in geçmişi bize şunu hatırlatıyor, bu şehir en güçlü olduğu dönemlerde kendi sorunlarını çözmekle yetinmemiş, ülkemizin geleceğine de katkı sunmuş. Bizlere düşen aynı iddiayı sürdürmek olmalıdır. İzmir’in değişimi uzaktan izlemesi değil, değişimin yönünü tartışması, fırsatları erken görmesi, risklere erken hazırlanması ve Türkiye’ye örnek olacak modeller geliştirmesidir” dedi.
ÖZGENER’DEN ORTAK AKIL VE ORTAK İRADE MESAJI
İzmir’in geleceğinin yalnızca ekonomik göstergeler ve projeler üzerinden şekillenemeyeceğini belirten Özgener, kurumların ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.
Özgener, “İzmir’in sahip olduğu büyük potansiyeli, dünyadaki değişimi ve bize yüklediği sorumlulukları konuştuk ancak tüm bunların bizi getirdiği önemli bir soru var; bu potansiyeli nasıl hayata geçireceğiz? İzmir için hayal ettiğimiz geleceği nasıl gerçeğe dönüştüreceğiz? Bir şehrin geleceğin belirleyen sadece sahip olduğu ekonomik güç, doğal kaynakları, altyapı ya da insan kaynağı değildir. Tüm bu imkanları hangi hedefler doğrultusunda kullandığı, kurumlarının ne kadar uyum içerisinde çalıştığı ve de insanlarının ortak gelecek etrafında ne ölçüde buluştuğu da önemli. İzmir’imizin gücü farklılıkları bir arada yaşatan kültüründe, dünyaya açıklığında ve köklü üretim geleneğinde saklı. Günümüzün dünyasında bu özellikleri korumak tek başına yeterli değil. Sahip olduğumuz birikimi ortak hedeflere ve bu hedefleri de ortak sonuçlara dönüştürmek zorundayız. Bunun için öncelikle birbirimizi dinlemeye, bilimin ışığında doğru kararlar almaya ihtiyacımız var. Hiçbir kurum, hiçbir sektör ve hiçbir kişi İzmir’in geleceğine ilişkin tüm soruların cevabına tek başına sahip olamaz. Ortak akıl dediğimiz de tam budur. Herkesin aynı düşüncede olması değil farklı düşüncelerin ortak hedef için buluşmasıdır. Birbirimizin bilgisinden, deneyiminde, birikiminden güç alarak tek başına ulaşamayacağımız çözümleri birlikte üretmektir. En iyi fikir bile hayata geçmediği sürece sadece fikirdir. Orttak bir iradeye ihtiyacımız var. Kararların arkasında duracak, sorumluluğu paylaşacak, zorluklar karşısında vazgeçmeyecek ve sonuç alana kadar birlikte çalışacak bir iradeye. İzmir’in geleceğine ilişkin yaklaşımımızı ortak akıl, ortak irade kavramı üzerinde kuruyoruz. Bunlar İzmir’in geleceğini şekillendirecek bir çalışma kültürüne ve her şeyden önemlisi somut sonuçlar üreten iş birliği modeline dönüşmesini istiyoruz. Çevremizi korumak, kentimizi afetlere hazırlamak, turizmimizi büyütmek ve yaşam kalitemizi yükseltmek için aynı hedeflere birlikte sahip çıkmalıyız. Her kurumun farklı yetkileri, görevleri ve sorumlulukları var ancak İzmir’in geleceği söz konusu olduğunda hiçbirimizin sorumluluğu kendi kurumumuzun sınırlarında bitmiyor. Hepimizin bu şehre karşı ortak sorumluluğu var. Biz İZTO olarak kendimize önemli bir görev biçiyoruz. Gerektiğinde öncülük eden, farklı kurumları bir araya getiren, ortak hedeflerin oluşmasına katkı sağlayan ve bu hedeflerin hayata geçmesi için elini taşın altına koyan bir kurum olmak istiyoruz. İzmir’in ihtiyacı yalnızca daha fazla proje değil. Projeleri birbirine bağlayan ortak bir vizyon. Daha büyük hedeflerin yanı sıra o hedefleri gerçekleştirecek ortak bir kararlılık. Geleceği konuşmak değil birlikte kurmak. İzmir’in potansiyeli büyük, birikimi güçlü, insanı da yetenekli. Bu gücü ortak akıl ile birleştirir, ortak irade geçirirsek İzmir değişen dünyaya uyum sağlayan değil dönüşüme yön veren şehirlerden biri olabilir. Ortak akıl ile doğru yolu bulacağız, ortak irade ile o yolu birlikte aşacağız” ifadelerine yer verdi.
‘İZMİR ÖNÜMÜZDEKİ ÇEYREK YÜZYILDA NASIL BİR ŞEHİR OLACAK?’
Yeni dönem projelerinin ortak hedefinin İzmir’in yaşam kalitesini ve uluslararası rekabet gücünü artırmak olduğunu belirten Özgener, kentin geleceğine ilişkin vizyonunu şu sözlerle anlattı:
“İzmir bazen en büyük zenginliklerini en küçük ayrıntılarda saklıyor. Ödemiş’te keşfedilen göbek otu bunlardan biri. İzmir göbek otu, nadir ama dirençli, eşsiz bir bitki. İzmir’e özgü bir yaşamın simgesi. Toplantımızın logosuna ilham veren bu küçük çiçekte biz İzmir’in ruhunu görüyoruz. Böylesine bir mirasa sahip çıkmak tek başına hiçbirimizin başarabileceği bir iş değil. İzmir hepimizin; onu geleceğe taşıyacak gücümüz de ortak. Kurulacak büyük bir gelecek var. Belirsizlikler bizi dünyaya daha güçlü bağlanmaya çağırıyor. Cesaretimizi hiçbir zaman kaybetmeyelim. Önümüzdeki dönemin projelerinin hepsi aynı hedefin parçaları: İzmir’i daha yaşanabilir, dünyaya daha çok bağlanabilir bir kent olarak görmek. Biz kalkınmayı sadece daha fazla üretmek olarak görmüyoruz. Büyük projelerimizin arkasında aynı soru var, “İzmir önümüzdeki çeyrek yüzyılda nasıl bir şehir olacak?”
İZTO’NUN 2027-2030 PROJELERİ BELLİ OLDU
Özgener, İZTO tarafından doğrudan hayata geçirilmesi planlanan projeler ile kurumlar arası iş birliği gerektiren İzmir projelerini ayrı başlıklarda ele aldıklarını belirtti.
Özgener, “İzmir Ticaret Odası olarak “Ortak Akıl, Ortak İrade” mottosuyla hazırladığımız bu projeleri, kurum olarak İZTOʼnun üstleneceği projeler ile İzmirʼin gelişimi adına önemli gördüğümüz ve gerçekleştirilmesi kurumlararası iş birliği gerektiren İzmir Projeleri olmak üzere iki alt eksene sahiptir” dedi.
İZTO’NUN DOĞRUDAN HAYATA GEÇİRECEĞİ PROJELER
Tek Adres: Kamu Hizmetleri Ofisi
İZTO üyelerinin kamu kurumlarındaki işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla oda bünyesinde Kamu Hizmetleri Ofisi kurulacak. Bakanlıkların il müdürlükleri, SGK, Vergi Dairesi ve İŞKUR gibi kurumların temsilcilerinin görev yapmasının hedeflendiği ofis aracılığıyla üyelerin başvuru evraklarını doğrudan odaya teslim edebilmesi ve kamu işlemlerinde zaman kaybının azaltılması amaçlanıyor.
İkiz Dönüşüm Merkezi
Yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerinde işletmelere destek sağlamak amacıyla İkiz Dönüşüm Merkezi kurulacak. Merkezde KOBİ’lere enerji verimliliği, karbon yönetimi, dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni üretim teknolojileri alanlarında teknik danışmanlık sunulacak.
Özgener, 2018-2026 döneminde üyelerin fuar katılımlarına yönelik sağlanan desteğin 2026 yılı fiyatlarıyla 520 milyon TL’ye ulaştığını, toplam 8 bin 201 üyenin bu desteklerden yararlandığını açıkladı. Yeni dönemde ise benzer bir destek mekanizmasının yeşil ve dijital dönüşüm alanında oluşturulacağını belirtti.
İZTO Future Lab: Yapay Zekâ Destekli Dijital Test ve Simülasyon Merkezi
İşletmelerin olası krizlere karşı dayanıklılığını ölçmesi ve yatırımlarını önceden test edebilmesi için İZTO Future Lab hayata geçirilecek. Yapay zekâ destekli merkezde deprem, doğal afet, ekonomik kriz, enerji kesintisi ve tedarik zinciri sorunlarına ilişkin senaryolar üzerinden işletmelerin risk analizleri yapılacak.
Firmalara özel dayanıklılık karneleri ve eylem planları hazırlanırken yeni fabrika, üretim hattı ve kapasite artırımı yatırımları da dijital ortamda simüle edilebilecek.
Merkez bünyesinde ayrıca yapay zekâ, dijital teknolojiler, küresel eğilimler, sektörel gelişmeler ve makroekonomik konularda araştırmalar yürütülecek. Endeks İzmir Platformu aracılığıyla kent ekonomisine ilişkin sektör bazlı göstergelerin paylaşılması da planlanıyor.
Bir Vefa Projesi: İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi
İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzelbahçe Kampüsü’nün tamamlanmasının ardından Balçova Kampüsü’nün bir bölümünde İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi kurulacak. Üyelere hizmet vermesi planlanan merkezle artan yaşlı nüfusun ihtiyaçlarına yönelik hizmet kapasitesinin geliştirilmesi hedefleniyor.
İZTO Vakfı Koleji
İZTO, yükseköğretimdeki faaliyetlerini ilk ve ortaöğretim düzeyine taşımak amacıyla İZTO Vakfı Koleji’ni kuracak. Uluslararası standartlarda eğitim vermesi hedeflenen kolejde öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra kültürel farkındalık ve toplumsal sorumluluk bilinciyle yetiştirilmesi amaçlanıyor.
Dünya Odalar Kongresi 2031 adaylığı
2031 yılında İzmir Enternasyonal Fuarı’nın 100’üncü yılının kutlanacağını hatırlatan Özgener, aynı yıl Dünya Odalar Kongresi’ne ev sahipliği yapmak için adaylık başvurusunda bulunacaklarını açıkladı. TOBB koordinasyonunda yürütülecek başvurunun kabul edilmesi için uluslararası lobi faaliyetleri gerçekleştirilecek.
Levanten Kültür Rotası
İzmir’in Levanten kültür mirasını uluslararası alanda tanıtmak amacıyla Selanik, Beyrut ve İskenderiye ile ortak bir kültür rotası oluşturulacak. Hazırlanacak rotanın Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Ağı’na akredite edilmesi için başvuru yapılacak.
Avrupa Tarihi Termal Kentler Kültür Rotası
İzmir’in tarihi kaplıcalarının uluslararası tanıtımını artırmak amacıyla Avrupa Tarihi Termal Kentler Kültür Rotası’na üyelik için çalışma yürütülecek. Avrupa’nın 20 ülkesinden 53 kentin bulunduğu rotaya katılımın, İzmir’in termal turizm potansiyeline katkı sağlaması hedefleniyor.
İZMİR’İN GELECEĞİ İÇİN 4 STRATEJİK ALAN
İZTO’nun doğrudan üstleneceği projelerin yanı sıra İzmir’in önümüzdeki 25 yıllık gelişimini belirleyecek dört temel stratejik alan da açıklandı. Bunlar; üretimin geleceği, liman ve lojistik altyapısı, katma değerli turizm ile yaşam kalitesi ve kent dayanıklılığı olarak sıralandı.
Kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çeken Özgener, üretimden ulaşıma, turizmden çevreye kadar kentin temel ihtiyaçlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ifade etti.
KUZEY VE GÜNEY İZMİR İÇİN YENİ PLANLAMA MODELİ
Kuzey-Güney İzmir Alt Bölge Planlama Çalışmaları
İzmir’in kuzeyinde Aliağa-Bergama, güneyinde ise Torbalı-Tire hattında sanayi ve tarımsal üretimin geliştiğine dikkat çekilen projede, bu bölgelerin kendi sosyal ve kentsel altyapılarına sahip merkezler olarak planlanması önerildi.
Aliağa’da çalışanların yüzde 55’inin, Torbalı’da çalışanların ise yüzde 45’inin başka ilçelerden geldiğini belirten Özgener, bu hareketliliğin kent içi ulaşım ve altyapı üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı.
Planlama kapsamında konut, ulaşım, lojistik, enerji, çevre ve sosyal altyapı ihtiyaçlarının 20-30 yıllık projeksiyonlarla belirlenmesi hedefleniyor.
Kent İçi Ekonomik Bölgeler ve Master Plan Çalışması
Gıda Çarşısı, Birinci, İkinci ve Üçüncü Sanayi siteleri ile Karabağlar’daki mobilya üretim alanlarının kent dışına taşınması yerine yerinde dönüşümünün öncelikli olarak değerlendirilmesi önerildi.
Özgener, kent içindeki üretim alanlarının İzmir’in ekonomik dinamizmi açısından önem taşıdığını belirterek Gıda Çarşısı’nda cep lojistik merkezi kurulması, tır trafiğinin düzenlenmesi ve mevcut yapıların planlı dönüşümünün değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Teknik incelemelerin yerinde dönüşüme imkân vermediği durumlarda ise taşınma seçeneğinin gündeme alınabileceğini kaydetti.
ÇANDARLI’YA LİMANI OLAN SANAYİ ÜSSÜ ÖNERİSİ
Entegre Liman ve Lojistik Altyapısı
İzmir’in liman kapasitesinin geliştirilmesi ve lojistik altyapısının güçlendirilmesi yeni dönem projelerinin önemli başlıkları arasında yer aldı. Bu kapsamda Aliağa limanlarının altyapı yatırımları, Çandarlı Limanı ve Kemalpaşa Lojistik Merkezi öne çıktı.
Aliağa Limanları Altyapı Yatırımları
2025 yılında yaklaşık 89,5 milyon ton yük elleçlenen Aliağa limanlarının Ege Bölgesi ve Türkiye ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğu belirtildi. Ancak limanlara ulaşım sağlayan Sanayi Caddesi’nin yol kalitesi, tır parkı eksikliği ve alternatif güzergâh ihtiyacı gibi sorunların çözülmesi gerektiği vurgulandı.
Bu kapsamda yolların iyileştirilmesi, alternatif güzergâhların oluşturulması, tır parklarının yapılması ve demir yolu bağlantılarının geliştirilmesi önerildi.
Limanı Olan Bir OSB: Çandarlı Sanayi Üretim Üssü
Özgener’in dikkat çeken önerilerinden biri de Çandarlı Limanı’nın yeni bir sanayi ve lojistik modeliyle değerlendirilmesi oldu.
1990’lı yıllardan bu yana gündemde olan Çandarlı Limanı’nın ilk planlamalarındaki dünyanın en büyük 10 limanından biri olma hedefinin değişen küresel ticaret koşulları nedeniyle yeniden ele alınması gerektiğini belirten Özgener, bölgenin deniz üstü rüzgâr santrallerine yönelik üretim üssüne dönüştürülmesini önerdi.
İzmir’in rüzgâr enerjisi ekipmanları üretimindeki gücünün bu proje için önemli bir avantaj olduğunu ifade eden Özgener, Çandarlı Limanı’nın hem liman hem de sanayi bölgesi olarak işlevlendirilmesini gündeme taşıdı.
6,35 milyon metrekarelik liman sahasının deniz üstü rüzgâr santrallerine yönelik kanat, kule ve türbin gibi büyük ölçekli ekipmanların üretimi ve sevkiyatı için değerlendirilebileceği belirtildi. Böylece İzmir’in yüksek katma değerli yeni bir üretim ve ihracat alanı kazanması hedefleniyor.
Kemalpaşa Lojistik Merkezi
İzmir’in sanayi bölgeleriyle limanları arasında stratejik konumda bulunan Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin tamamlanarak hizmete alınması da projeler arasında yer aldı.
İzmir Valiliği, EBSO, Ege İhracatçı Birlikleri ve İZTO’nun ortakları arasında bulunduğu proje kapsamında ilk etapta 1,3 milyon metrekarelik alanın tamamlanması, ardından 1,7 milyon metrekarelik ikinci etap çalışmalarına başlanması planlanıyor.
Merkezin faaliyete geçmesiyle sanayicilerin lojistik maliyetlerinin düşürülmesi, ağır taşıt trafiğinin azaltılması ve demir yolu-liman bağlantılarının güçlendirilmesi hedefleniyor.
İZMİR TURİZMİNDE YENİ ROTALAR VE YATIRIMLAR
Katma Değerli Turizm
İzmir’in turizm potansiyelinin yılın tamamına ve kentin farklı bölgelerine yayılması amacıyla alternatif turizm türlerinin güçlendirilmesi planlanıyor.
Bergama ve Selçuk’ta tarih ve inanç turizmi, Urla ve Yarımada’da gastronomi, Bakırçay ve Küçük Menderes havzalarında agro-turizm ve eko-turizm, kıyı bölgelerinde ise su sporları ve yelken faaliyetlerinin geliştirilmesi öngörülüyor.
Çeşme Turizm Projesi
Çeşme Turizm Projesi’nin güncel koşullar ve ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi önerildi. Projenin İzmir’in turizm kapasitesini ve kent merkezli uçuşları artırabileceği ifade edildi.
İnciraltı Sağlık Turizmi Projesi
Uzun yıllardır devam eden planlama sorunlarının çözülmesi beklenen İnciraltı’nın sağlık yatırımları açısından değerlendirilmesi istendi. Bölgenin sağlık turizmi kapasitesine katkı sağlayacak yatırımlarla İzmir’in yüksek katma değerli turizm hedeflerinin desteklenmesi amaçlanıyor.
ATATÜRK STADI YIKILSIN, YERİNE 50 BİN KİŞİLİK STADYUM YAPILSIN!
İzmir için önerilen projeler arasında yeni stadyum ve Kongre ve Sergi Sarayı da yer aldı.
İZTO, 1971 Akdeniz Oyunları için inşa edilen Atatürk Stadyumu’nun yıkılarak yerine 50 bin kişilik modern bir stadyum yapılmasını önerdi. Yeni stadyumla İzmir’in 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapabilecek kentlerden biri olması hedefleniyor.
Stadyum için ayrılacak alanın dışında kalan bölümde ise büyük bir Kongre ve Sergi Sarayı ile Spor Müzesi yapılması önerildi. İZTO, proje hayata geçirilirse Kongre ve Sergi Sarayı’nın yapımını üstlenmeyi hedefliyor.
KÖRFEZ, ATIK, ULAŞIM VE SU GÜVENLİĞİ İÇİN ORTAK ÇALIŞMA ÇAĞRISI
Körfezin temizliği
İzmir Körfezi’nin temizliği ve korunmasının tek bir kurumun yatırımıyla çözülemeyecek uzun vadeli bir mesele olduğu belirtildi. Merkezi yönetim ve yerel yönetimin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiği vurgulandı.
Atık yönetimi
İzmir’de günlük yaklaşık 5 bin 500 ton, yıllık ise yaklaşık 2 milyon ton atık oluştuğuna dikkat çekildi. Modern atık yönetim tesislerinin kurulması, atıkların ayrıştırılması, geri kazanılması ve yeniden ekonomik değere dönüştürülmesi önerildi. Harmandalı’nın rehabilitasyonu da bu kapsamda ele alınması gereken başlıklardan biri olarak sıralandı.
Ulaşım
İzmir’de 2025 yılı trafik verilerine göre ortalama yoğunluğun yüzde 54,1’e ulaştığı, yoğun saatlerde ortalama hızın 19,9 kilometreye düştüğü ve sürücülerin yılda yaklaşık 112 saat kaybettiği belirtildi.
Trafik sorununun çözümü için İkinci Çevre Yolu ve Körfez Geçiş Projesi’nin yapım aşamasına geçmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca Halkapınar-Otogar Metrosu, Karabağlar Metrosu, havaalanına alternatif ulaşım güzergâhları ve deniz ulaşımının geliştirilmesi önerildi.
Su güvenliği
İzmir’in su ihtiyacının yaklaşık yüzde 65’inin yer altı kaynaklarından karşılandığına dikkat çekilerek su güvenliğinin kentin öncelikli konuları arasında yer alması gerektiği vurgulandı.
Tarımsal üretimde suyun verimli kullanılması, içme suyu şebekelerindeki kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi ve deniz suyunun arıtılması için merkezi ve yerel yönetimlerin ortak çalışma yürütmesi önerildi.
İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ İÇİN 120 MİLYON DOLARLIK YATIRIM
Özgener, İzmir’in geleceğine yönelik projelerin hayata geçirilmesinde nitelikli insan kaynağının önemine dikkat çekerek İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin çalışmalarını da değerlendirdi.
Üniversitenin ön lisans ve lisans programlarındaki doluluk oranının 2018’de yüzde 79’dan 2023’te yüzde 99,92’ye yükseldiğini belirten Özgener, 2020-2026 döneminde ortalama doluluk oranının yüzde 98,2 olarak gerçekleştiğini açıkladı.
Üniversitenin akredite program sayısının 2018’de 2 iken bugün 29’a yükseldiğini ve lisans programlarının yüzde 64’ünün akredite edildiğini kaydeden Özgener, yeni dönemde hedeflerinin vakıf üniversiteleri arasında ilk sıraya yükselmek ve dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına girmek olduğunu söyledi.
Bu hedef doğrultusunda Güzelbahçe Kampüsü’nün inşa edildiğini belirten Özgener, toplam yatırım maliyetinin 120 milyon dolara ulaştığını açıkladı. Toplam 173 bin metrekare kapalı alana sahip olacak kampüsün 68 bin metrekarelik ilk etabının 2027 yılının ikinci yarısında hizmete açılması planlanıyor.
Bakmadan Geçme