Çocuğunuzun sizinle spor dışında da bir hikayesi olsun
Deneyimli spor danışmanı Burak Uçar, futbolcu velilerinin çocuklarıyla kurduğu iletişime ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uçar, 'Çocuğunuzun sizinle sporun dışında da bir hikâyesi olsun' dedi.
GAMZE ESKİKÖY- Futbolcu yetiştirme sürecinde yalnızca antrenörlerin ve kulüplerin değil, ailelerin de önemli bir rolü bulunuyor. Özellikle altyapı yaş gruplarında çocuklarının profesyonel futbolcu olmasını isteyen aileler, gelişim sürecinin her aşamasında çocuklarının yanında yer alıyor. Antrenmanlara götürmek, maçları takip etmek, performansı değerlendirmek ve gelecek hedefleri üzerine konuşmak derken aile içindeki iletişim zaman zaman futbolun sınırları içine sıkışabiliyor. Deneyimli spor danışmanı Burak Uçar, tam da bu noktada futbolcu velilerinin yaklaşımını sorgulayan açıklamalarda bulundu.
EN ÖNEMLİ KISIM ÇOCUĞUNUZLA FUTBOL DIŞINDA KURDUĞUNUZ BAĞ
Çocukların spor kültürünü ve futbolun gerekliliklerini öğrenirken aileleriyle sağlıklı bir ilişki sürdürebilmesinin önemine değinen Uçar, velilerin çocuklarıyla kurduğu iletişimin yalnızca antrenman, maç ve performans değerlendirmesi üzerinden ilerlememesi gerektiğini ifade etti.
Uçar, "Çocuğumuzu sakin şekilde, ilişkimizi bozmadan yönlendirebiliriz. 18 yaşına geldiğinde çocuğumuzla iletişimimiz yüzde 80 oranında kapanacak. Çocukları yormadan, kendimizi üzmeden sporun gerekliliklerini ve kültürünü yaşayarak öğretmeliyiz. En önemli kısım, çocuğunuzla kurduğumuz futbol dışı bağ. Bir veliye, 'Çocuğunuzla futbol dışında kurduğunuz bağ güçlü mü, ne yapıyorsunuz?' diye sordum. 'Halısahaya gidiyoruz, PlayStation oynuyoruz.' dedi." ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLA TEK İLETİŞİM NOKTANIZ FUTBOL OLMASIN
Velilerin çocuklarıyla futbol dışında da ortak ilgi alanları oluşturması gerektiğini belirten Uçar, birlikte geçirilen zamanın yalnızca futbol etkinlikleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini dile getirdi. Ailelerin günlük hayatın içinde çocuklarıyla farklı aktiviteler yapmasının iletişimi güçlendirebileceğini kaydeden Uçar, telefon ve dijital cihazlardan uzak geçirilen zamanın önemine dikkat çekti.
Uçar, "Velilere tavsiyem, çocuklarıyla futbol dışında da bağ kurmaları. Bir saatliğine telefonu bırakın; yürüyüş yapın, balık tutun, resim yapın, sinemaya gidin. Futbol dışı bağ güçlü olmazsa futbolda da güçlü olamazsınız. Ancak çocuk, 'Ben sadece babamla futbol konuşuyorum.' diyorsa burada bir sorun var demektir. Çocuğa siz ne verirseniz onu alırsınız. Çocukla tek iletişim noktanız futbol olmasın. Onun antrenörü, analisti, menajeri veya psikoloğu değilsiniz. Baba-oğul ilişkisi irrasyonel ve duygusal bir ilişkidir" diye konuştu.
ANTRENMAN YOLCULUKLARINI MAÇ ANALİZİNE ÇEVİRMEYİN
Çocuklarını her gün antrenmana götüren ailelerin, birlikte geçirdikleri zamanı nasıl değerlendirdiklerinin de önemli olduğunu belirten Uçar, özellikle antrenman öncesi ve sonrasındaki yolculuklarda yapılan konuşmalara dikkat çekti. Uçar, "Çocuğumla çok vakit geçiriyorum, her gün antrenmana götürüyorum.' diyorsunuz. Peki, o yolculuklarda anne, baba ve çocuk olarak mı birliktesiniz, yoksa sürekli performans mı konuşuyorsunuz? Giderken hedefleri, dönerken hataları mı konuşuyorsunuz? Bütün gün birlikte, yan yana olabilirsiniz ama çocuğunuz sizinle rahatça konuşabileceği bir an bulamayabilir.
Bir yolculuğu da maç analizi yapmadan geçirin. Telefonu bırakın. Onun açtığı konuyu takip edin. Sohbeti mutlaka bir tavsiyeye bağlamayın. Bazen birlikte gülmek, bazen onun sevdiği şarkıyı dinlemek yeterlidir. Spor yolculuğunda ona çok şey kazandırmak istiyorsunuz. Ancak bütün o yolların sonunda birbirinize yalnızca maçları anlatıyor olmayın. Çocuğunuzun sizinle sporun dışında da bir hikâyesi olsun." dedi.
Bakmadan Geçme
