• Haberler
  • Güncel
  • Sanık savcıyı işaret etti avukat 'dava reddedilmeli' dedi

Sanık savcıyı işaret etti avukat 'dava reddedilmeli' dedi

Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüne ilişkin duruşmada savunmasını yapan sanık D.Ö., delil karartma suçlamasıyla ilgili olarak olay yerindeki izmaritleri değerlendirme kapsamında almamalarına ilişkin konuştu.

Hayriye Gülperi TİBİN – İzmir Narlıdere’de 2018 yılında inşaat alanında cansız bedeni bulunan Dorukhan Büyükışık’ın şüpheli ölümüne ilişkin duruşma devam ediyor. 26 sanığın hakim karşısına çıktığı duruşmada sanık ifadeleri alınıyor. Bu esnada söz alan, olayın yaşandığı dönemde olay yeri inceleme memuru olan sanık D.Ö., olay gününü anlattı. Delil karartma suçlamasıyla ilgili savunmasında, “Eksik bir işlem yaptığımı düşünmüyorum” ifadelerini kullandı. D.Ö., “Ben olay günü, olay yeri incelemede memur olarak görevdeydim. Olay yerine intikal ettik. Telsizden ölüm olayı olduğu bilgisi geldi. Biz de bunun üzerine olay yerine intikal ettik. Ben hazırlıkları yaparken ekip şefim ön mülakat yapmaya gitti. Daha sonrasında ben olay yerinin çekimini yapmaya başladım. Sonrasında araç olduğu bilgisi geldi, aşağıda bir araç varmış araçtan başlayalım dedi. Kaydı sonlandırdığım noktadan tekrar gittim. Aracın yanına gittiğimizde kapıları kilitliydi. Çekimini yaptıktan sonra toprak yoldan ilerleyerek olay yerine geldik. Eşyalarını görüntüledim. İnşaatın alt katından başlayarak 7 kat boyunca çekim yaptım. Şerit çekilmişti. Şeridin etrafında birkaç kişi vardı” ifadelerini kullandı. 

Gerekli incelemelerimizi yapmıştık 

D.Ö., konuşmasına şöyle devam etti: 
“Çatı katında kendilerini tanımadığım birkaç polis memuru duruyordu. Oradaki çekimim bittikten sonra ölü muayenesi başladığı bilgisi üzerine aşağıya indik. Ölü muayenesi bittikten sonra monitörlü olarak çekimleri yapıldı. Çekim tamamlandıktan sonra işlerimizi bitirdik. Burada cep telefonumdaki ham çekimin amacı olay yerindeki görüntülerin ham halini almaktı. Telefonun nerede olduğunu göstermek için çekimini yapıyorduk. Bizim parmak izi araması yapmamız için tozların tam olarak tutunması gerekiyor. Cep telefonundan aldığımız biyolojik swapı zaten yazdık.

Ben olay yerine geldiğimde, eşyasının yanında araç kontak anahtarı bulunuyordu. Benden önce kim girdi çıktı bilmiyorum. Daha sonra biz yukarı çıktığımızda muayene başladığını öğrenince aşağı indik. Birinin ayağının değmesiyle diğer tarafının yüzünü dönmüş olabilir. Dönmese bile kontak anahtarının diğer yüzünü çekip görüntüleme yapacaktık. Biz burada sadece biyolojik swap aldık. Yaptığımız işlemler bunlardı. Aracın kapıları kapalıyken olduğu haliyle görüntülemesini yaptık. Sonrasında aracın başına yeniden geldik. Aracı önce dışarıdan ham haliyle bir daha çekiyorduk. Ben kamera eşliğinde aracın kapılarını açıp inceledim ve herhangi bir bulgu tespit edilemedi. En başından beri testerenin arka koltukta olduğu da görüntülerde de görünüyor. Söylenen bulgular en başından beri oradaymış. Ham çekim yaptığımızda da savcıya sorulması, araçla ilgili bulgunun savcıya sorulacağını göstermektedir. Biz gerekli incelemelerimizi yapmıştık.” 

Savcı izmaritleri alın deseydi alır incelerdik 

Olay yerinde yer alan izmarit ve sigara paketlerinin neden bulgu ve delil olarak değerlendirmediğiyle ilgili konuşan sanık, ayrıca yine olay yerinde bulunan ayakkabı izinin değerlendirilmemiş olmasına ilişkin de açıklama yaptı. D.Ö., savunmasında şunları kaydetti: 
“Olay yerine gelen en son ekibim. Benden önce kim temas etmiş bilgisi bana verilmedi. Mukayese edilmesi için ayakkabı tabanında bulunması gereken özellikler vardır. Bu klasik özelliklerle bu iz buna ait diyemezsiniz. Ayırt edici özellikler gerekirdi. Karakteristik özellikler tespit etseydik o şekilde çekimini yapacaktık. Eğer olsaydı da açıkça görülecekti. İzin kime ait olduğunun belirlenememesi karakteristik özelliklerinin bulunmamasıdır.  Sigara izmaritleriyle ilgili, olay yeri açık bir alan olduğundan dolayı atıklar vardı. Alanın her yerinde izmarit sigara paketleri de atık olarak bulunmaktaydı. Alandaki diğer atıklarla aynı görünüşte olduğunu gördük. Burada sigara izmaritleri kirli, yakın zamanda içildiğini gösterecek bir kül belirtisi de yoktu. Sigara paketi de aynı şekildeydi. O bölgede değil diğer yerlerde de sigara paketleri vardı. Olayla ilişkilendirilebilecek bir bulgu olarak değerlendirmedik. Ben olay yeri incelmesini yaparken muayeneden sonra cumhuriyet savcısı da yanımızdaydı. Savcı, ‘Oradaki bütün izmaritleri alın’ deseydi alır biyolojik incelemeye yollardık. 

Biz olay yeri inceleme olarak görsel değerlendirmeyi yaparız. Devir teslim zinciri hakkında, biz olay yerindeki bulguları alıp savcıya talimatı lup olmadığını sorduktan sonra olay yerinden ayrılırız. Sonrasında şubeye gidip raporları yazdıktan sonra büro amirliğine bulguları teslim ederiz. Sistemden kontrol ettikten sonraki süreci derin muhafaza birimi takip eder. Biz işlemleri aynı gün raporu yazdığımız gün derin muhafazaya teslim ederiz, fotoğraf ve görüntüler de aynı şekilde. Güvenlik kamera kayıtlarını izlemeye gitmedim. Güvenlik kamera kayıtlarını almak gibi bir görev tanımım da yok. Eksik bir işlem yaptığımı düşünmüyorum.” 

İkinci kroki savcı talimatıyla çizildi 

Dorukhan Büyükışık’ın babası emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın ‘olay yerine ilişkin çizilen ikinci krokinin sahte olduğunu ve bunun kim tarafından çizildiğini öğrenmek istediklerini’ belirtmesi üzerine mahkeme başkanı ilgili soruyu sordu. Ayrıca olay yerindeki bulguların numaralandırılması hakkında da konuşan sanık D.Ö., şöyle konuştu: 
“Olayın niteliğine göre değerlendiriyoruz. Savcının olduğu olaylarda numaratörü hemen vermiyoruz. Savcının gelip görmesini bekliyoruz. Olayla bağlantılı olabileceği, üzerinde eski kirler olmasaydı değerlendirmeye dahil edilebilirdi, buna olay yerinde yaptığımız değerlendirmeler sonucunda karar veriyoruz. 
Krokiyi kimin çizdiğini hatırlamıyorum. İkinci kroki savcı talimatıyla çizildi. Ayrıntısını hatırlamıyorum. Tekrar bir kroki çizildi. Ben foto ve kamera görüntülerini incelediğimde testerenin görüntüsü olay yeri incelemeye yansıyor. Aynı zamanda polis olay yerinde soruyor inceleme yapacak mısınız diye, olay yeri de savcıya soralım diyor. Paslı pürüzlü yüzeylerde parmak izi çıkmayacağını biliyoruz. Telefonda parmak izi olsaydı çıplak bir gözle de görülebileceği için yapardım. Ancak orada biz tozlama yaptıktan sonra göremiyoruz ve biz bu işin uzmanıyız.” 

Bu davanın reddedilmesi gerekiyor 

D.Ö.’nün avukatı ise savunmasında şunları kaydetti: 
“Aylardır beklediğimiz iddianame geldi. Müvekkilim zaten görevi kötüye kullanma gerekçesiyle yargılanmaktaydı. Bekledik yeni delil neydi diye. Ancak görüyorum ki ilk iddianameden farklı hiçbir şey isnat edilmedi. 22 Kasım 2024 tarihinde açılan davada yargılanan müvekkilim dosyada tek bir maddi vaka olmamasına, HTS kaydı MASAK vesaire hiçbir şey olmamasına rağmen neden tutuklandı? Neden özel kastla isnat edilen bir suçla suçlandı ve tutuklandı? Hali hazırda zaten derdest bir davadır. Bu durumda ek savunma verilir. Yeniden bir iddianame hazırlanmadan bu yapılabiliyorsa neden yeni iddianame hazırlandı da bizim müvekkillerimiz tutuklandı. Bu davanın reddini talep ediyorum. Bu davanın usul olarak reddedilmesi gerektiğini düşünüyorum. 

Bu iddianameden sonra, daha önce bunların hepsini ayrıntılı anlattık ayrıca bir şey yapmayacağım eski savunmalarıma devam edeceğim demeyi düşünüyordum. Ancak anlıyorum ki olay yeri ne iş yapar bilinmiyor. Olay yeri inceleme ekibi geldiği andan itibaren hikaye anlatmaya başlıyorlar. Video çekimiyle yapıyorlar. İllaki yapacaksın diye de bir şey yok. Görüntü kaydı. O yüzden bu yönetmelik 2021 yılında değişmiş ama öncesinde video kaydı alacaksın diye bir şey de yok. Teammüller gereği her ne kadar yönetmelikte yazmasa da bu insanlar bunu uygulamaya başlamışlar bile. İlk olarak bu insanlar ham çekimi yapmaya başladılar. Olay yerine gitmeden bile olay yeriyle ilgili detaylar üzerinden tartışabiliyorsak olay yeri inceleme ekibi sayesinde bu. Bu insanları değersizleştirmek yerine teşekkür etmemiz gerekir.”

İzmir Gaste | izmirgaste | - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Hayriye Gülperi TİBİN

Bakmadan Geçme