• Haberler
  • Güncel
  • Büyükışık davası sürüyor: Dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü savunmasını yaptı

Büyükışık davası sürüyor: Dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü savunmasını yaptı

Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüne ilişkin davada, dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y. savunmasını gerçekleştirdi.

Hayriye Gülperi TİBİN / İZMİR GASTE - İzmir'in Narlıdere ilçesinde bir inşaat alanında cansız bedeni bulunan Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüne ilişkin dava devam ediyor. 2018 yılında yaşanan olaya ilişkin davada 26 sanık hâkim karşısına çıktı. Duruşmada söz alarak savunmasını yapan, olayın yaşandığı dönemde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapan sanık İ.Y., olay günü yaşananları anlattı.

"Şahsi telefonumdan arayarak cansız bir beden olduğunu söyledi"

İ.Y. savunmasında şu ifadeleri kullandı:

"Taylan Tanyer şahsi telefonumdan arayarak cansız bir beden olduğunu söyledi. Ambulansı aramasını söyledim. Bölgeye ekip yönlendirdim. Ardından olay yerine gitmek üzere yola çıktım. Şoförüm gelemedi, 40-50 dakikayı geçmiştir. Beni evimden alarak inşaat alanına götürdü. Yaklaşık saat 10 sularında olay yerine geçtiğimi hatırlıyorum.

Maktulün bina önünde, toprak zeminde olduğunu gördüm. Sonrasında telefonun bulunduğu çatı katına çıktım. Telefonu gördüm. Maktulün bulunduğu hizadaydı. Personele de kimsenin dokunmamasını söyledim. İsmini hatırlamadığım bir personele de telefonun başında beklemesini söyledim.

Olay yerine geldiğimde yanımda bulunan karakol amiri İ.K. ile birlikte orada bulunanlara olay hakkında bilgileri olup olmadığını sorduk. Gece bir ses duyduklarını söylediler. Neden çıkıp bakmadıklarını sorduğumuzda ise sesin devamı gelmediği için bakmadıklarını söylediler. Savcı bey olay yerinde gerekli soruşturmaları başlattı. Ben olay mahallinde işlemlerin tamamlanmasını beklemeye başladım. Emniyet müdürüne ve ilçe kaymakamımıza bilgi aktardım. Savcı bey ve doktor ölü muayenesi yaptı. Savcı beyin, İ.K.'ya orada bulunan işçilerin ifadelerinin alınmasını söylediğini hatırlıyorum. Savcı bey olay yerinden ayrılınca ben de ayrıldım."

"Olay yerine gitmeme bir engel yok"

Hakkındaki iddialara ilişkin de konuşan İ.Y., savunmasını şöyle sürdürdü:

"Adli görevlendirmem bulunmamasına rağmen olayın ilk anından itibaren kolluk sevkine dâhil olduğum iddiası var. Benim olay yerine gitmeme yasal mevzuata göre herhangi bir engel yoktur. Biz ilçe müdürlerinin görev ve yetkileri bellidir. İdari amir sorumluluğu başkadır. Bu, Türkiye'deki tüm emniyet ve jandarma birimlerinde aynıdır.

Daha önce ilçemizde yaşanan tüm ölümlü olaylarda olduğu gibi olay yeri olan çatı katında telefon bulup başına memur verdim. Süreci takip ettim. Bundan sonraki süreci karakol amirliği takip etti. Gerekli tüm yazışmalar adliye ve karakol amirliği arasında yapılmıştır.

Narlıdere İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Özel Güvenlik Müdürlüğü aynı hizmet binasında faaliyet göstermektedir. Saydığım sebeplerden dolayı iş yoğunluğumuz çok fazla. Dolayısıyla çevremiz kalabalık. Şirket yöneticileriyle de makama geldiklerinde tanıştık. Daha sonra kendileriyle sosyal ortamlarda karşılaşmış olabiliriz. Yukarıda belirttiğim iş ve işlemlerden dolayı telefonla görüşmüş olabiliriz. İlk defa böyle bir olay başlarına gelmiş. Olay sürecinde ne yapacaklarını sormak için aramışlardır. Kimin aradığı konusuna gelecek olursak, aradığında müsait değilsem geri dönmüşümdür. Elinizde MASAK raporları da vardır. O tarihten bu yana sebepsizce zenginleşme yoktur. Ailenin yaptığı inşaatlarda tek bir metrekaremiz yoktur.

Devir süreçlerinde olduğum iddiasıyla ilgili olarak, şu an 26 kişi tutuklu olarak yargılanıyoruz. Müşteki beyanları hariç adım hiçbir yerde geçmiyor. Ben devir zinciri sürecinin neresindeyim? Bana dair somut bir isnat da bulunmuyor. Ben Narlıdere İlçe Emniyet Müdürüydüm. Sadece görevimi yaptım.

Hakkımda isnat edilen yalan tanıklık suçlamasını kabul etmiyorum. Ben olay yerinde görüntü izlemedim. Kamera görüntüsünü bir kere gördüm. Haftada bir denetlemeye çıkıyordum. O sırada gördüm. Başka da görüntü olmadığını öğrendim. Görüntüyü izlemekle ilgili beyanım bu süreçte oluşmuştur. Ben görüntüyü olaydan çok uzun zaman sonra izledim. Yalan bir tanıklık söz konusu değildir.

Elbette yargının görevi iddiaları araştırmaktır. Ancak bir insanın suçlu olup olmadığı değerlendirilirken somut delillerin esas alınması gerektiğine inanıyorum.

Olay yerine tekrar gitmedim. Ancak olay yerinden geçmişimdir."

İzmir Gaste | izmirgaste | - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
HABER MERKEZİ

Bakmadan Geçme