Erman AZAR

Çare herhangi bir isim değil

Erman AZAR

Türkiye'de spor dünyasının gündemi yine futbol ve yaşanan adaletsizlikler.

Daha ligin ilk 6 haftasında bu sıkıntılar konuşulmaya başlanırken, Merkez Hakem Kurulu'ndaki skandallar gündeme bomba gibi düştü. Zaten kirli bir düzen olduğu hakem atamalarından tutun da verilen kararların tutarsızlığına kadar bir çok noktada hissediliyordu. 

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da bu eleştirilerin merkezinde. Ancak kendisi konunun kendisiyle ilgili olmadığını düşünüyor herhalde. Önceki yazımda TFF'nin son yıllarda sadece bir kaç teknolojik yeniliği getirmekten başka hiçbir hizmet vermediğini söylemiştim.

Bu durum neredeyse bütün takımlar tarafından da kabul edilirken, Hacıosmanoğlu çıkıp "30 yılın kokuşmuşluğunu üstüme yıkamazsınız" dedi.

Ne için geldiniz ?

Başkan Hacıosmanoğlu bu göreve gelmeden önce zaten sıkıntıları bilmiyor muydu? Birçok noktada yaşanan sıkıntıları çözmeye talip olmadı mı? Hangi sorunu çözdü? Futbolseverlerin hangi konuda içi rahatladı? Kendi düzenini kurup önemli mevkilere de kendi adamlarını getirmekten başka ne işe yaradı?

Kusura bakmasın ama Türkiye'nin Dünya Kupası'ndan erken elenmesinde de kendilerinin büyük bir payı var. Böyle bir kadronun Dünya Kupası'na gitmesi başarı falan değil. Orada diğer takımlar daha rahat ve konforlu yerlerde kamp yapmayı tercih ederken, oyunculara ideal koşullarda hazırlanmaları için bir imkan bile sunmadılar. MHK hep eleştirilerin odağında oldu. Maç takvimleri eleştirildi. Alt liglerde bahis operasyonu sürecini yönetemediler. Çok sayıda takım mağdur oldu ama seslerini duymadılar. O koltuklarda fazla bile kaldılar.

Ancak çare de herhangi bir isim değil, temiz bir sistem olmalı.

Aynı yanlışları izlemekten sıkıldık çünkü.

Eleştirmeyi bilmek

Türkiye'de hem milli takım, hem Galatasaray hem de İzmir'in Süper Lig'deki tek temsilcisi Göztepe'de bir teknik direktör sorunu yaşanıyor.cAslında farklı durumlar ama 3 hocaya da eleştiri bombardımanı var.

Belki Montella'nın kredisinin azaldığı doğru ancak Okan Buruk ve Stanimir Stoilov konusunda eleştirilere katılmıyorum. Montella takımı önemli bir seviyeye çıkardı. Bence Uluslar Ligi'nde 1 kademe aşağıya düşülse önemli değil. Önemli olan Avrupa Kupası süreci ve tekrar sil baştan yapmak yanlış olur. Ancak federasyondaki çalkantılı süreç onun da ipini çekebilir. Buruk ve Stoilov ise artık bu takımlarla özdeşleşmiş isimler. Sosyal medyada yapılan yangına aldırış etmemek lazım. Bazen sürpriz bir puan kaybı sonrası taraftarlar aşırı öfkelenebiliyor. İki hocanın da oyun yapısına göre şekillendi bu takımlar. Devre arasında bile değişikliğe gidilse sezonun geri kalanı heba olur.

Bu zamana kadar kulübe kazandırdıkları başarılara bakmak lazım.

Yazarın Diğer Yazıları