• Haberler
  • Güncel
  • Naci Görür'den peş peşe deprem açıklamaları! Marmara ve 3 şehir için dikkat çeken sözler

Naci Görür'den peş peşe deprem açıklamaları! Marmara ve 3 şehir için dikkat çeken sözler

Prof. Dr. Naci Görür, son 1-2 ay içerisinde Türkiye'nin farklı bölgelerinde meydana gelen depremlerin ardından yaptığı değerlendirmelerle yeniden gündeme geldi. Özellikle Marmara'daki fayların durumu, İstanbul için beklenen büyük deprem, Ege Denizi'ndeki hareketlilik, Adana ve Şanlıurfa'daki sarsıntılar üzerine açıklamalarda bulunan Görür, bazı bölgelerdeki gerilim birikimine dikkat çekti.

Haberin Özeti

  • • Prof. Dr. Naci Görür, son 1-2 ay içerisinde Türkiye’nin farklı bölgelerinde meydana gelen depremlerin ardından yaptığı değerlendirmelerle yeniden gündeme geldi. Özellikle Marmara’daki fayların durumu, İstanbul için beklenen büyük deprem, Ege Denizi’ndeki hareketlilik, Adana ve Şanlıurfa’daki sarsıntılar üzerine açıklamalarda bulunan Görür, bazı bölgelerdeki gerilim birikimine dikkat çekti.

Ağustos ayında İstanbul ve Marmara’da peş peşe meydana gelen küçük depremler sonrasında açıklama yapan Naci Görür, bu sarsıntıların doğrudan büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanamayacağını söyledi. Görür, Marmara’da küçük depremlerin sık görüldüğünü ve ana fay üzerinde biriken gerilimin zaman zaman küçük fay parçalarında hareketlere neden olabildiğini belirtti. 

Görür özellikle Kumburgaz Fayı üzerinde durdu. Fayın kilitli olduğunu belirten Görür, burada kırılma olması halinde 7 ve üzerinde bir deprem meydana gelebileceği değerlendirmesini yaptı. Ancak bu fayın ne zaman ve nasıl kırılacağının bugünkü bilgilerle kesin biçimde söylenemeyeceğini de vurguladı. 

İstanbul için kritik fay detayı

Görür’ün Marmara değerlendirmelerinde dikkat çektiği temel noktalardan biri, Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi içerisindeki yapısı oldu. Görür, Marmara’daki fay sisteminin Adalar, Kumburgaz ve Tekirdağ olmak üzere üç ana bölüm üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Özellikle Adalar ve Kumburgaz çevresindeki fayların kilitli olduğuna dikkat çeken Görür, küçük depremlerin meydana gelmesinin ana faydaki gerilimin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini ifade etti. Bu nedenle tek tek küçük sarsıntılardan hareketle Marmara’daki büyük deprem konusunda kesin bir zamanlama yapılmasına karşı çıktı. 

Ege’deki deprem sonrası Marmara mesajı

18 Eylül’de Ege Denizi’nde meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki deprem de Görür’ün gündemindeydi. Görür, Yunanistan’ın Evvoia bölgesindeki depremi Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey koluyla ilişkilendirerek, bu fay zonunun hem Marmara hem de Yunanistan tarafında gerildiğini söyledi.

Bu açıklama sonrasında Marmara’daki deprem riski yeniden tartışılırken, Görür’ün değerlendirmesi belirli bir tarihte deprem olacağı yönünde bir öngörüden ziyade fay sistemindeki gerilime ilişkin bir değerlendirme olarak öne çıktı. Uzmanların aynı depremi farklı jeolojik modeller üzerinden yorumlayabilmesi de kamuoyundaki tartışmayı beraberinde getirdi.

Adana depremi sonrası dikkat çeken sözler

21 Eylül’de Adana’nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen deprem sonrasında da Naci Görür açıklama yaptı. Sarsıntıyı Savrun Fay Zonu ile ilişkilendiren Görür, bölgedeki enerjinin 2023 depremleriyle artmış olabileceğini değerlendirdi. Depremin sığ olduğunu belirten Görür, söz konusu hareketin Adana yönüne doğru ilerlemesini beklemediğini ifade etti. 

Adana’daki sarsıntının ardından sosyal medyada “daha büyük deprem olacak mı?” sorusu öne çıkarken, Görür’ün açıklaması bu tartışmaya doğrudan yanıt niteliğinde oldu. Görür, mevcut sarsıntının özellikleri üzerinden değerlendirme yaparken deprem tehlikesinin bölgesel fay yapılarıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Şanlıurfa depremi sonrası yine fayları işaret etti

Görür’ün son dönemdeki en güncel açıklamalarından biri ise 24 Eylül’de Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen deprem sonrası geldi. Deprem sonrasında yaptığı değerlendirmede Görür, bölgede daha önce de deprem beklediğini belirterek Şubat 2023 depremlerinin ardından Doğu Anadolu Fayı’ndaki kırılmanın bölgedeki tektonik yapı üzerinde etkili olduğunu söyledi. 

Görür ayrıca Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası’nda enerji birikimine dikkat çekti. Şanlıurfa çevresinin Doğu Anadolu Fayı ve Bozova Fayı'na yakınlığına vurgu yapan Görür, yaşanan sarsıntının bölgedeki fay sistemleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 

Son 2 ayın ortak mesajı ne?

Naci Görür’ün Ağustos ve Eylül aylarındaki açıklamalarında farklı bölgeler öne çıksa da değerlendirmelerinin merkezinde faylardaki gerilim, deprem üretme potansiyeli ve yapıların depreme karşı hazırlanması konusu bulunuyor. Görür, küçük bir depremin otomatik olarak daha büyük bir depremin habercisi şeklinde yorumlanamayacağını özellikle Marmara örneği üzerinden vurguluyor. 

Görür’ün açıklamaları bilimsel değerlendirme ve kişisel yorum niteliğinde olup, belirli bir deprem için kesin tarih anlamına gelmiyor. Özellikle İstanbul ve Marmara için dile getirilen risk değerlendirmelerinde fayın durumu kadar yapı stokunun dayanıklılığı, zemin özellikleri ve kentlerin hazırlık düzeyi de belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.

İzmir Gaste - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
HABER MERKEZİ

Bakmadan Geçme