Ahmet Ercan'dan deprem gündemini sarsan açıklamalar! 2045, 2075 ve 2150 detayı
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, son haftalarda Türkiye'nin farklı bölgelerinde meydana gelen depremlerin ardından yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme geldi. Marmara'daki küçük sarsıntılardan Şanlıurfa'daki depreme kadar birçok gelişmeyi değerlendiren Ercan, özellikle İstanbul depremine ilişkin uzun vadeli öngörüleri ve son sarsıntıların nasıl yorumlanması gerektiği konusunda dikkat çeken ifadeler kullandı.
Haberin Özeti
- • Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, son haftalarda Türkiye’nin farklı bölgelerinde meydana gelen depremlerin ardından yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme geldi. Marmara’daki küçük sarsıntılardan Şanlıurfa’daki depreme kadar birçok gelişmeyi değerlendiren Ercan, özellikle İstanbul depremine ilişkin uzun vadeli öngörüleri ve son sarsıntıların nasıl yorumlanması gerektiği konusunda dikkat çeken ifadeler kullandı.
Ağustos ayında İstanbul’un Adalar açıklarında art arda meydana gelen küçük depremler, Marmara’daki olası büyük deprem tartışmasını yeniden gündeme getirdi. En büyüğü 3,2 olarak ölçülen sarsıntıların ardından Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, yalnızca deprem sayısına ve konumuna bakılarak bunların büyük bir depremin öncüsü olarak nitelendirilemeyeceğini belirtti.
Ercan, deprem kestirimlerinin yalnızca küçük sarsıntıların sayısına göre yapılmadığını, yerin fiziksel özelliklerinde meydana gelen çok sayıda değişkenin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu açıklama, Ağustos ayında Marmara’da yaşanan hareketliliğin ardından kamuoyunda oluşan “büyük deprem yaklaşıyor mu?” tartışmasının önemli başlıklarından biri oldu.
İstanbul depremi için 3 farklı tarih verdi
Ercan’ın son dönemdeki en çok konuşulan açıklamalarından biri ise Marmara’daki olası büyük depreme ilişkin uzun vadeli zaman aralığı oldu. Ercan, Kuzey Marmara’da iki deprem beklediğini belirterek en erken 2045, en olası dönem olarak 2075 yılını ifade etti. Ayrıca bu sürecin 2150 yılına kadar gecikebileceğini söyledi.
Bu tarihler kesin bir deprem tarihi olarak değil, Ercan’ın kendi uzun erimli deprem kestirimleri olarak aktarılıyor. Depremlerin gününü ve saatini kesin biçimde önceden belirlemek mümkün olmadığı için söz konusu yılların bir tahmin aralığı olduğu özellikle dikkate alınmalı.
Kuzey Marmara için iki deprem öngörüsü
Ercan, Ağustos ayındaki açıklamasında Kuzey Marmara’da gerçekleşmesini beklediği iki depreme ilişkin bazı teknik değerlendirmeler de paylaştı. Bu depremlerin 7 ila 10 kilometre odak derinliğinde olabileceğini belirten Ercan, kırılmanın yatay ve düşey bileşenlerine ilişkin kendi öngörülerini de açıkladı.
Ercan ayrıca Marmara’da olası bir deprem sonrasında tsunami etkisine ilişkin de değerlendirmede bulundu. Kendi uzun erimli senaryosunda 2,5 metreden daha yüksek tsunami dalgası cephesi beklemediğini ifade etti. Bu değerlendirmeler, Ercan’ın Marmara için paylaştığı uzun vadeli deprem senaryosunun bir parçası olarak gündeme geldi.
Şanlıurfa depremi sonrası açıklaması gündem oldu
Ercan’ın son haftalardaki bir diğer önemli açıklaması ise 24 Eylül’de Şanlıurfa’da meydana gelen deprem sonrasında geldi. AFAD verilerine göre Karaköprü ilçesinde 5,4 büyüklüğünde ve 7,39 kilometre derinlikte kaydedilen deprem çevre illerde de hissedildi. Ercan, sarsıntının Bozova kırığı üzerinde meydana geldiğini belirtti.
Ercan, Şanlıurfa’daki sarsıntıyı orta büyüklükte bir deprem olarak değerlendirdi ve bunun bir öncü deprem olmadığını söyledi. Ayrıca Bozova kırığının bundan daha büyük bir deprem üretmesini beklemediğini ifade etti. Bu değerlendirme, deprem sonrası bölgede oluşan “daha büyük bir deprem gelecek mi?” endişesinin ardından gündeme geldi.
Ercan’ın son açıklamalarındaki ortak mesaj
Ahmet Ercan’ın özellikle Ağustos ve Eylül aylarında yaptığı açıklamalara bakıldığında, farklı bölgelerdeki sarsıntıların tek başına büyük bir depremin kesin habercisi şeklinde yorumlanmaması gerektiği yönünde değerlendirmeler öne çıkıyor. Marmara konusunda ise kısa vadeli bir tarih vermek yerine uzun yıllara yayılan bir zaman aralığı üzerinden kendi deprem kestirimlerini paylaşıyor.
Bununla birlikte Ercan’ın açıklamaları kişisel bilimsel değerlendirmeleri ve uzun vadeli kestirimleri olarak ele alınmalı. Özellikle 2045, 2075 ve 2150 tarihleri kesinleşmiş deprem tarihleri değil; Ercan’ın Marmara için açıkladığı zaman aralıklarıdır. Türkiye’de deprem riski değerlendirilirken yapı güvenliği, yerel zemin koşulları ve resmi deprem verilerinin birlikte dikkate alınması önem taşıyor.
Bakmadan Geçme