EBA, veliyi deliye döndürdü
Burcu TANER
Veli olanlar bilir, EBA diye bir sistem var.
Eğitim sisteminin dijital çağa uyum sağlaması için 2010 yılında FATİH Projesi'nin geliştirildiğini de duymuşsunuzdur.
FATİH Projesi, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak ve okullardaki teknolojiyi iyileştirmek için tasarlandı. Bu kapsamda akıllı tahtalar, okullara internet altyapısı gelse de her öğrenciye bir tablet uygulaması lafta kaldı.
Projenin önemli aşamalarından biri de Eğitim Bilişim Ağı yani EBA'ydı. EBA sistemine okul öncesinden liseye kadar 18 milyon öğrenci ve 1 milyondan fazla öğretmen tanımlı.
Veliler tarafından eğitim kalite kontrolü için çok da tercih edildiğini söylemek mümkün değil. EBA bilhassa ortaokul ve ilkokul düzeyinde zorunlu ödevler için öğretmen tavsiyesiyle kullanılıyor.
Kullanılıyor diyoruz, bu sadece bir temenni. Zira EBA sistemi, internetteki şikayet sitelerine düşecek kadar "iyi" çalışan bir sistem. Ne kadar iyi çalıştığını görmek istiyorsanız akşam 21.00'den sonra WhatsApp veli gruplarında patlayan mesaj trafiğine bakabilirsiniz.
Durumu nereden mi biliyorum? Oğlumun deneyimlerinden.
İki yıldır İngilizce öğretmeninin EBA sisteminden verdiği ödevi tamamlıyor, bunu da sisteme kabul ettirmeye çalışıyoruz. Tamamla butonuna her bastığımızda ekran yüzümüze öyle bir bakıyor ki, sanırsınız İngilizce ödevi değil, NASA’nın uzay mekiği fırlatma kodlarını sisteme yüklemeye çalışıyoruz.
Ödev tamamlandı sanıyoruz, sonra bakıyoruz yine başa dönmüşüz.
- yüzyıldayız; yapay zekanın makale yazdığı, insansız roketlerin Mars’a indiği çağda, biz ilkokul seviyesindeki iki satırlık İngilizce ödevini sistemde yeşil tık yaptırmak için ailece toteme oturuyoruz!
Veli grubumuzun bir numaralı gündemi ne enflasyon ne ders saatleri; tek bir soru var: "Arkadaşlar EBA sizde açılıyor mu, ödevi yükleyebilen var mı?"
Yükleyebilen olursa grupta adeta Nobel Ödülü almışçasına tebrik ediliyor ya da dünyayı yöneten 5 aileden birine mensup olduğundan şüphe ediliyor.
Şaka bir yana, tablonun arkasındaki gerçek oldukça ciddi.
İlkokulda yaklaşık 5.5 milyon, ortaokulda 5.2 milyon, lisede 6.5 milyon çocuğumuz geleceğe hazırlanmaya çalışıyor. Ancak dijital altyapıya gereken yatırım sürdürülebilir şekilde yapılmadığı sürece, bu devasa sistemler devasa birer hayal kırıklığına dönüşüyor.
Eğitimde fırsat eşitliği sunmak, sadece çocuklara ekran vermek değil. O ekranın arkasındaki sunucuyu, bant genişliğini, yazılım altyapısını tıkır tıkır işler kılmak.
Eğitime verilen önemin süslü lansmanlarda olmadığını biz yetişkinler biliyoruz ancak zaten gelecek kaygısı altında ezilen çocuklar bilmiyor.
Dijital altyapının bir lüks değil, eğitimin temeli olarak görmesi gereken Maarif, EBA marifetiyle "veli"nin "deli"ye döndüğünü, artık mavi ekran verdiğini ise hiç bilmiyor.
Bilmesi temennisiyle...