Medya Dayanışma Grubu'ndan Halk TV'ye kayyım kararına tepki
İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin de aralarında bulunduğu 11 basın meslek örgütü, Halk TV'ye yönelik kayyım uygulamasına son verilmesi ve yayın özgürlüğünün korunması çağrısı yaptı.
Haberin Özeti
- • Medya Dayanışma Grubu, Halk TV'ye kayyım atanması ve yayınlarının durdurulmasına ilişkin ortak açıklama yaptı.
- • Açıklamaya İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin de aralarında bulunduğu 11 basın meslek örgütü katıldı.
- • Grup, uygulamanın gazetecilerin çalışma özgürlüğünü ve toplumun haber alma hakkını etkilediğini savundu.
- • İbrahim Paşalı'nın TELE1'in ardından Halk TV'ye de kayyım olarak görevlendirilmesine tepki gösterildi.
- • Kayyım uygulamasının sona erdirilmesi ve kanalın yayın özgürlüğünün güvence altına alınması istendi.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin de aralarında bulunduğu 11 basın meslek örgütünün yer aldığı Medya Dayanışma Grubu, Halk TV'ye kayyım atanması ve kanalın yayınlarının durdurulmasına ilişkin ortak açıklama yaptı. Grup, söz konusu uygulamanın basın özgürlüğüne ve toplumun haber alma hakkına müdahale niteliği taşıdığını savunarak kayyım uygulamasına son verilmesini istedi.
Açıklamada, medya kuruluşlarının sahiplik yapısı ve şirket ilişkilerine yönelik iddiaların hukuki süreçlerle incelenebileceği ancak bu süreçlerin gazetecilik faaliyetlerini ve editoryal bağımsızlığı ortadan kaldırmaması gerektiği vurgulandı.
Basın özgürlüğü ve haber alma hakkı vurgusu
Medya Dayanışma Grubu, Halk TV'ye yönelik müdahalenin yalnızca bir medya kuruluşunun yönetimiyle sınırlı olmadığını, gazetecilerin çalışma koşullarını ve yurttaşların bilgiye erişimini de etkilediğini belirtti.
Ortak açıklamada, bir medya kuruluşunun sahiplik yapısına ilişkin iddiaların şeffaf ve adil yargılama süreçlerinde ele alınması gerektiği ifade edildi.
Grup, soruşturma yürütülmesi ile bir yayın kuruluşunun editoryal bağımsızlığına müdahale edilmesinin birbirinden ayrı konular olduğuna dikkat çekti.
Anayasa'nın 29. ve 30. maddeleri hatırlatıldı
Açıklamada, basın özgürlüğüne ilişkin anayasal güvencelere de yer verildi.
Anayasa'nın 29. maddesinin süreli ve süresiz yayınların önceden izne veya mali teminata bağlanamayacağını düzenlediği belirtilirken, 30. maddede kanuna uygun şekilde kurulmuş basın işletmelerinin basın araçlarının suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt edilmesine veya işletilmekten alıkonulmasına karşı güvence bulunduğu hatırlatıldı.
Medya Dayanışma Grubu, Halk TV'ye yönelik müdahalenin hukuki dayanağının ve anayasal güvencelerle ilişkisinin kamuoyuna açıklanmasını talep etti.
Açıklamada ayrıca Cenevre Sözleşmelerine Ek I No.lu Protokol'ün 79. maddesindeki, çatışma bölgelerinde görev yapan gazetecilerin sivillere tanınan korumalardan yararlanmasına ilişkin düzenlemeye değinildi.
İbrahim Paşalı'nın kayyım olarak atanmasına tepki
Medya Dayanışma Grubu, TELE1'e kayyım atanmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçtiğini belirterek İbrahim Paşalı'nın Halk TV için de aynı göreve getirildiğini ifade etti.
Grup, aynı kişinin iki ayrı medya kuruluşunda kayyım olarak görevlendirilmesinin, bu uygulamanın basın kuruluşlarına yönelik tekrarlanan bir müdahale yöntemine dönüşebileceği yönündeki kaygıları artırdığını savundu.
İmamoğlu'nun savunmasıyla aynı güne dikkat çekildi
Ortak açıklamada, Halk TV'ye yönelik müdahalenin Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının başladığı gün gerçekleşmesine de dikkat çekildi.
Medya Dayanışma Grubu, bu zamanlamanın kamuoyunun yargı süreçlerinden haberdar edilmesi konusunda soru işaretleri oluşturduğunu belirtti.
Gazetecilerin duruşmaları takip ederek gelişmeleri kamuoyuna aktarmasının demokratik toplum açısından önem taşıdığı ifade edildi.
Açıklamada, henüz basılmamış bir kitabın yasaklanmasına ilişkin gelişmeye de değinilerek yargı süreçlerinin haberleştirilmesinin engellenmemesi gerektiği savunuldu.
Gazetecilere yönelik adli işlemler de gündeme getirildi
Medya Dayanışma Grubu, fon skandalına ilişkin haberler nedeniyle gazetecilerin tutuklanması, bazı gazetecilere elektronik kelepçeyle ev hapsi uygulanması ve haberlerle sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesi gibi uygulamaların basın özgürlüğüne ilişkin kaygıları artırdığını belirtti.
Gazetecilerin haberleri ve yönelttikleri sorular nedeniyle soruşturmalara konu edilmesinin yalnızca basın çalışanlarını değil, toplumun bilgiye erişim hakkını da etkilediği ifade edildi.
11 basın meslek örgütünden ortak çağrı
Medya Dayanışma Grubu, Halk TV çalışanları ve baskı altında olduğunu belirttiği gazetecilerle dayanışma içinde olduklarını açıkladı.
Grup, kayyım uygulamasına son verilmesini, kanalın yayın özgürlüğünün güvence altına alınmasını ve medya kuruluşları hakkındaki iddiaların editoryal bağımsızlığa müdahale edilmeksizin hukuki süreçlerde değerlendirilmesini istedi.
Açıklamada, "Basına yönelik her müdahale, toplumun gerçeklere erişimini de daraltır" denildi.
Ortak açıklamaya katılan basın meslek örgütleri şöyle:
- Basın Konseyi
- Çağdaş Gazeteciler Derneği
- Diplomasi Muhabirleri Derneği
- DİSK Basın-İş
- Ekonomi Muhabirleri Derneği
- Haber-Sen
- Gazeteciler Cemiyeti
- İzmir Gazeteciler Cemiyeti
- Parlamento Muhabirleri Derneği
- Türkiye Foto Muhabirleri Derneği
- Türkiye Gazeteciler Sendikası
Bakmadan Geçme