İzmir Konak'ta 24 katlı yapılaşma planına iptal davası açıldı
Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, Konak'ta TCDD'ye ait 10 bin 620 metrekarelik arazinin ticaret alanına dönüştürülmesine karşı yürütmeyi durdurma ve iptal davası açtı.
Haberin Özeti
- • Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, Konak Kuruçay Mahallesi'ndeki imar planı değişikliğini yargıya taşıdı.
- • TCDD'ye ait 10 bin 620,78 metrekarelik parselde zemin artı 24 kata kadar yapılaşma öngörülüyor.
- • Bakanlık tarafından 22 Haziran 2026'da onaylanan plan, demiryolu ve yol kullanımını ticaret ve park alanına dönüştürüyor.
- • Oda, yapılaşma yoğunluğunun artırılmasının planlama ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğunu savunuyor.
- • İzmir 7. İdare Mahkemesi'nde 25 Eylül 2026'da açılan davada yürütmenin durdurulması ve planın iptali istendi.
İzmir'in Konak ilçesinde Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'na (TCDD) ait 10 bin 620,78 metrekarelik arazide zemin artı 24 kata kadar yapılaşmaya izin veren imar planı değişikliği yargıya taşındı. TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, Kuruçay Mahallesi'ndeki alanın ticaret kullanımına açılmasına karşı İzmir 7. İdare Mahkemesi'nde yürütmenin durdurulması ve iptal davası açtı.
Oda, mevcut demiryolu ve yol kullanım kararlarının değiştirilmesinin, kamuya ait arazinin ticaret alanına dönüştürülmesinin ve yapılaşma yoğunluğunun artırılmasının şehircilik ilkelerine aykırı olduğunu savundu.
Konak'ta 24 kata kadar yapılaşma öngörülüyor
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 22 Haziran 2026 tarihinde onaylanan imar planı değişikliği, Konak ilçesi Kuruçay Mahallesi'ndeki 1384 ada 15 parseli kapsıyor.
Tamamı TCDD mülkiyetinde bulunan 10 bin 620,78 metrekarelik taşınmazın mevcut planlardaki demiryolu ve yol kullanım kararları değiştirilerek alana ticaret ve park fonksiyonları getirildi.
Yeni düzenlemede ticaret alanı için emsal 2.00, en fazla yapı yüksekliği ise zemin artı 24 kat olarak belirlendi. Yapı yaklaşma mesafesi bütün cephelerde 10 metre olarak düzenlendi.
Plan değişikliğinin gerekçesi TCDD gelirleri
Bakanlık, plan değişikliğinin dayanağı olarak 5335 sayılı Kanun'un 32. maddesini gösterdi.
Taşınmazın TCDD'nin işletmecilik faaliyetleri açısından ihtiyaç fazlası olduğu belirtilirken, araziden elde edilecek gelirin demiryollarının bakım ve onarımında ve yeni araçların temininde kullanılacağı ifade edildi.
Plan değişikliğinde, parselde 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespiti bulunması da gerekçeler arasında yer aldı.
Şehir Plancıları Odası 25 Eylül'de dava açtı
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, 22 Haziran 2026 tarihli ve 15955523 sayılı Bakanlık onayıyla yürürlüğe giren 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine karşı 25 Eylül 2026 tarihinde dava açtı.
İzmir 7. İdare Mahkemesi'nin 2026/1422 esas numaralı dosyasında, plan değişikliğinin yürütmesinin durdurulması ve ardından iptal edilmesi talep edildi.
Oda, parselin önceki planlarda demiryolu ve kent içi yol kullanımlarına ayrıldığını, yeni düzenlemeyle bu kullanım kararlarının ortadan kaldırıldığını belirtti.
Alsancak'ın endüstriyel mirasına dikkat çekildi
Dava dilekçesinde, plan değişikliğine konu arazinin çevresindeki tarihî ve endüstriyel yapılar da gündeme getirildi.
Alsancak Garı, TEKEL, Sümerbank, TARİŞ ve Havagazı yapılarının İzmir'in sanayi ve liman kenti kimliğini yansıttığını belirten Oda, bu alanların çevresinde yüksek yoğunluklu ticaret yapılaşmasına izin verilmesinin kentsel doku üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Şehir Plancıları Odası, plan değişikliğinin mevcut kamusal kullanım yaklaşımını ortadan kaldırdığını ve bölgedeki yapılaşma yoğunluğunu artırdığını savundu.
Riskli yapı tespitine ilişkin gerekçeye itiraz
Oda, plan değişikliğinin gerekçeleri arasında gösterilen riskli yapı tespitinin ticaret alanı oluşturulması ve yapılaşma hakkının artırılması için yeterli bir hukuki dayanak sayılamayacağını ileri sürdü.
Açıklamada, 6306 sayılı Kanun'un temel amacının afet riski altındaki yapıların dönüştürülmesi yoluyla can ve mal güvenliğinin sağlanması olduğu hatırlatıldı.
Şehir Plancıları Odası, bir parselde riskli yapı bulunmasının kamusal alanların ticari kullanıma açılmasını veya ayrıcalıklı imar artışı sağlanmasını kendiliğinden haklı kılmayacağını savundu.
Plan bütünlüğü ve altyapı dengesi tartışması
Oda, dava konusu düzenlemenin üst ölçekli plan kararlarına aykırı olduğunu, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozduğunu ve kamusal donatı alanlarının eşdeğer alan ayrılmadan azaltıldığını öne sürdü.
Artan yapılaşma ve kullanım yoğunluğunun ulaşım ile kentsel teknik altyapı üzerindeki etkilerinin yeterince ortaya konulmadığı da dava gerekçeleri arasında gösterildi.
Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, plan değişikliğinin bilimsel ve nesnel gereklilik analizlerine dayanmadığını savunarak şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini talep etti.
İzmir 7. İdare Mahkemesi'nde açılan davada plan değişikliğine ilişkin yargı süreci devam ediyor.
Bakmadan Geçme
