İzmir Barosu'ndan Halk TV'ye müdahaleye tepki: Basın susturulamaz
İzmir Barosu, Halk TV'ye yönelik polis müdahalesi, kayyım atanması ve yayının durdurulmasına tepki göstererek basın özgürlüğü ve haber alma hakkının korunmasını istedi.
Haberin Özeti
- • İzmir Barosu, 14 Ekim 2026'da Halk TV'ye yönelik gerçekleştirildiğini belirttiği müdahaleye ilişkin açıklama yaptı.
- • Baro, polis baskını, kayyım atanması ve yayının durdurulmasını basın özgürlüğüne yönelik müdahale olarak değerlendirdi.
- • Gazetecilerin çalışma alanlarına girişlerinin engellendiği belirtildi.
- • Açıklamada, Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleriyle güvence altına alınan haklara dikkat çekildi.
- • Kayyım kararının hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve yayın faaliyetinin önündeki engellerin kaldırılması istendi.
İzmir Barosu, 14 Ekim 2026 tarihinde Halk TV'ye yönelik polis baskını düzenlendiği, kayyım atandığı ve televizyon yayınının durdurulduğu yönündeki gelişmelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Baro, söz konusu müdahalelerin basın özgürlüğünü ve toplumun haber alma hakkını ihlal ettiğini savunarak kararların hukuka uygunluğunun denetlenmesini istedi.
Açıklamada, bir basın kuruluşunun polis ablukasına alınmasının, gazetecilerin binaya girişlerinin engellenmesinin ve yayın faaliyetinin durdurulmasının demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtildi.
İzmir Barosu'ndan basın özgürlüğü vurgusu
İzmir Barosu, Halk TV'ye yönelik müdahaleyi yalnızca bir medya kuruluşunu ilgilendiren gelişme olarak değerlendirmedi. Açıklamada, uygulamaların toplumun haber alma hakkını da etkilediği savunuldu.
Baro, suç iddialarının soruşturulabileceğini ancak ceza soruşturmalarının basın kuruluşlarının yayın faaliyetlerini engellemek veya yayın politikalarına müdahale etmek amacıyla kullanılamayacağını ifade etti.
Henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadan uygulanan tedbirlerin fiilî cezalandırmaya dönüşmemesi gerektiği vurgulandı.
Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerine dikkat çekildi
Açıklamada, ifade ve basın özgürlüğünün Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleriyle güvence altına alındığı hatırlatıldı.
Bu hakların yalnızca iktidarı destekleyen görüşler için değil, eleştirel yayınlar ve kamuoyunu bilgilendiren gazetecilik faaliyetleri için de geçerli olduğu belirtildi.
İzmir Barosu, "Demokrasilerde basın denetler, susturulmaz, konuşur" ifadelerini kullandı.
Kayyım kararının hukuki denetimi istendi
İzmir Barosu, Halk TV'ye kayyım atanmasına ilişkin kararın ve yayın yasağı niteliğinde olduğunu değerlendirdiği müdahalelerin hukuka uygunluğunun derhâl ve etkili biçimde denetlenmesi çağrısında bulundu.
Gazetecilerin çalışmalarının önündeki engellerin kaldırılmasını ve yayın özgürlüğünün güvence altına alınmasını isteyen Baro, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Hukuk, susturmanın aracı, yargı, basını hizaya getirmenin yöntemi olamaz. Halkın haber alma hakkı engellenemez."
Bakmadan Geçme