• Haberler
  • Güncel
  • İzmir depreminin 6. yılında itfaiyeciler o anları anlattı

İzmir depreminin 6. yılında itfaiyeciler o anları anlattı

30 Ekim 2020 İzmir depreminde enkazlarda görev yapan itfaiye personeli, altı yıl sonra yaşadıklarını anlattı. Kurtarılan hayatların sevinci ve kayıpların acısı hafızalardaki yerini koruyor.

Haberin Özeti

  • • 30 Ekim 2020 İzmir depreminin altıncı yılında itfaiye personeli kurtarma çalışmalarında yaşadıklarını anlattı.
  • • Bayraklı Manavkuyu'daki Egemen Apartmanı enkazından 17 yaşındaki Umut, yaklaşık bir saatlik çalışmayla kurtarıldı.
  • • İtfaiyeci Mesut Yelekçi, hamile eşini ve iki yaşındaki kızını geride bırakarak göreve katıldı.
  • • Yılmaz Erbek Apartmanı enkazında 40'lı yaşlarındaki bir kadın sağ kurtarıldı.
  • • Ekipler, kurtardıkları insanların sevincinin yanı sıra hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaşadığı acıyı da unutamadıklarını belirtti.

İzmir'de 30 Ekim 2020'de meydana gelen depremin üzerinden altı yıl geçti. Depremin ardından yıkılan binalarda arama kurtarma çalışmalarına katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi itfaiye personeli, enkazlarda yaşadıkları anları anlattı. Kendi aileleri için endişelenmelerine rağmen görev başına giden itfaiyeciler, kurtardıkları insanların sevincini ve hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaşadığı acıyı unutamadıklarını söyledi.

İtfaiye personeli Ulaş Eşbah, Murat Ataman, Mesut Yelekçi, Hüseyin Çağdaş Özbek ve Ömer Arifoğulları, depremin hayatlarında bıraktığı izleri paylaştı. Ekiplerin hafızasında yer eden olaylardan biri, Bayraklı Manavkuyu'daki Egemen Apartmanı enkazından 17 yaşındaki Umut'un sağ kurtarılması oldu.

İzmir depreminin 6. yılında itfaiyeciler o anları anlattı

17 yaşındaki Umut enkazdan bir saatte kurtarıldı

İtfaiye Çavuşu Murat Ataman, deprem günü bir katı çöken binada arama yaparken 17 yaşındaki Umut'a ulaştıklarını anlattı. Gencin dizlerinden aşağısının enkaz altında kaldığını belirten Ataman, mutfak ile koridor arasındaki dar alanda kurtarma çalışması yürüttüklerini söyledi.

Çalışma sırasında binanın yeniden çökme ihtimaliyle karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Ataman, "Bir yandan Umut'u rahatlatmaya çalışırken bir yandan enkaz parçalarını çıkarıyorduk. Üstümüzde büyük bir dolap vardı. Dolabın kapağı birden açılınca bina üzerimize yıkılıyor sandık. Olası bir artçı sarsıntıda bizim de içeriden çıkmamız mümkün olmayabilirdi. Ama pes etmedik" dedi.

Yaklaşık bir saat süren çalışmanın ardından Umut'u sağ kurtardıklarını belirten Ataman, "İğneyle kuyu kazmak gibiydi. Çok zorlandık ama sonunda Umut'u sağ salim çıkarmayı başardık" ifadelerini kullandı.

Gencin annesinin yaşadığı mutluluğun kendilerini de etkilediğini anlatan Ataman, "Annesi çok kötü durumdaydı. Ona bu mutluluğu yaşatmak bize kat kat fazlasını yaşattı. Sanki kendimizden bir parçayı kurtarmış gibiydik. Tarifi imkansız duygular" diye konuştu.

Ulaş Eşbah: Umut hepimize umut verdi

18 yıllık itfaiyeci Ulaş Eşbah, 30 Ekim depreminin görev aldığı ilk deprem olduğunu söyledi. Egemen Apartmanı enkazından 17 yaşındaki Umut'un kurtarılmasının ekip için önemli bir an olduğunu belirtti.

Eşbah, "Umut, simge isimlerden biri oldu, hepimize umut verdi" dedi.

Depremin ardından uzun süre tedirginlik yaşadığını anlatan Eşbah, "Depremden sonra uzun süre tetikte kaldım. İçimde sürekli tedbirli olma duygusu vardı. Zaman geçiyor, çalışıyor, hayatınıza devam ediyorsunuz" ifadelerini kullandı.

İzmir depreminin 6. yılında itfaiyeciler o anları anlattı

Hamile eşini ve küçük kızını bırakıp göreve gitti

14 yıllık itfaiyeci Mesut Yelekçi, deprem günü hamile eşini ve iki yaşındaki kızını evde bırakarak kurtarma çalışmalarına katıldı.

Yelekçi de 17 yaşındaki Umut'u enkazdan çıkaran ekipte görev aldı. Kurtarma sonrasında yaşadıkları mutluluğu anlatan Yelekçi, "Umut'u kurtardığımızda ekip olarak birbirimize sarıldık. Annesinin rahat bir nefes aldığını görmek çok güzeldi" dedi.

Afet sırasında kendi aileleri için de endişelendiklerini belirten Yelekçi, "Böyle zamanlarda aklınıza çocuğunuz, eşiniz, aileniz geliyor. Deprem beni çok değiştirdi. Daha sevecen ve sakin olmaya başladım" diye konuştu.

Yan yatan binaya girerek bir kadını kurtardı

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nda 18 yıldır görev yapan Hüseyin Çağdaş Özbek, deprem sırasında araç kullandığını ve sarsıntıyla birlikte iki binanın birbirine çarptığını gördüğünü anlattı.

Görev mesajını aldıktan sonra eşinin yanına giden Özbek, ardından deprem bölgesine hareket etti. Eşinin "Beni bırakıp gidecek misin?" sorusuna "Evet" yanıtını verdiğini söyledi.

Özbek'in görev yaptığı Bornova'daki Yılmaz Erbek Apartmanı'nın zemin ve birinci katları, altındaki marketle birlikte çökmüş ve bina yana yatmıştı.

Enkaz çevresinde kontrol yaparken bir kadının sesini duyduğunu anlatan Özbek, riskli olmasına rağmen binaya girdiklerini belirtti.

Özbek, "Bina yan yatmıştı. Göğsümün ortasına bir korku saplandı. İçeri girmem gerekiyordu ama çok riskliydi. Yine de girdim. Betonu kırmaya başladıkça korkuyu da kırmaya başladım" dedi.

Özbek ve ekibi, 40'lı yaşlarındaki kadını enkazdan sağ çıkararak sağlık ekiplerine teslim etti.

Kurtarma çalışmalarında hayatını kaybeden kişilere de ulaştıklarını belirten Özbek, "İnsanların çaresizliğini hissettim. Birine canlı ulaşıp onu sağlık ekiplerine teslim ettiğimizde yaşadığım gurur ve duygu tarif edilemezdi" ifadelerini kullandı.

İzmir depreminin 6. yılında itfaiyeciler o anları anlattı

Bir enkazda kurtuluş, diğerinde acı kayıp

İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nda 14 yıldır görev yapan Ömer Arifoğulları, deprem günü ailesini güvenli bir yere yerleştirdikten sonra arama kurtarma çalışmalarına katıldı.

Yılmaz Erbek Apartmanı'nda çıkan yangını söndüren ekip, daha sonra yürüttüğü arama çalışmalarında bir kadını sağ kurtardı. Arifoğulları, kadının ailesinin yaşadığı sevincin kendilerini de mutlu ettiğini anlattı.

Ardından Bayraklı'daki Yağcıoğlu Apartmanı enkazına görevlendirilen ekip, burada bir anne ve küçük çocuğunun cansız bedenlerine ulaştı.

Arifoğulları, bu anların meslek hayatında unutamadığı olaylar arasında yer aldığını söyledi.

Ailelerin bekleyişi itfaiyecileri de etkiledi

Enkaz başında yakınlarından haber bekleyen ailelerin yaşadıklarına tanıklık etmenin zorluğunu anlatan Arifoğulları, "Sevdiklerine bir an önce ulaşılmasını, kurtarılmalarını bekliyorlar. Bu feryatlar insanı çok etkiliyor" dedi.

Afetlere müdahale etmek için sürekli eğitim aldıklarını ancak gerçek olayların duygusal etkisinin farklı olduğunu vurgulayan Arifoğulları, "Her büyük afette aslında bir parçamızı orada bırakıyoruz. Mesleki olarak sürekli hazırlanıyoruz ama gerçek olayların duygusal etkisi çok farklı" ifadelerini kullandı.

İzmir itfaiyesinde görev yapan personelin anlattıkları, 30 Ekim depreminin üzerinden altı yıl geçmesine rağmen kurtarma çalışmalarında yaşananların hafızalardaki yerini koruduğunu ortaya koydu.

İzmir Gaste | izmirgaste | - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
HABER MERKEZİ

Bakmadan Geçme