İzmir'de kombiler çalışmaya başladı: 24 saat mi, aralıklı mı yakmalı? İşte yanıtı
İzmir'de havaların soğuması ile birlikte vatandaşlar kombilerini çalıştırdı. Böyle olunca da doğalgaz faturalarını düşürmek isteyenlerin merak ettiği soruya uzman kaynaklardan yanıt geldi. Kombiyi sürekli düşük ayarda çalıştırmak gerçekten tasarruf sağlıyor mu?
Havaların soğumasıyla birlikte doğalgaz faturalarını düşürmenin yollarını arayan vatandaşların aklındaki soru yeniden gündemde: Kombiyi 24 saat düşük ayarda çalıştırmak mı, yoksa belirli saatlerde 45-49 dereceye ayarlayarak kullanmak mı daha ekonomik? Enerji verimliliği alanındaki araştırmalar, kombinin sürekli açık tutulmasının her zaman tasarruf sağlamadığını ortaya koyuyor. Özellikle evin boş olduğu saatlerde ısıtmayı azaltmak, doğalgaz tüketimini düşürebiliyor. Ancak en uygun kullanım biçimi kombinin türüne, binanın yalıtımına ve evin ısı ihtiyacına göre değişiyor.
Kombiyi 24 saat açık bırakmak daha mı az yakıyor?
Evlerde yaygın olan düşüncelerden biri, kombinin sürekli düşük sıcaklıkta çalışmasının, kapatılıp yeniden açılmasından daha az doğalgaz tüketeceği yönünde. Ancak İngiltere merkezli enerji verimliliği kuruluşu Energy Saving Trust, doğalgazlı ısıtma sistemlerinde yalnızca ihtiyaç duyulan saatlerde ısıtma yapılmasının genel olarak daha ekonomik olduğunu belirtiyor.
Bunun temel nedeni, evin içi ile dış ortam arasındaki sıcaklık farkı. Ev sürekli sıcak tutulduğunda dışarıya ısı kaybı devam ediyor. Isıtmanın azaltıldığı saatlerde evin sıcaklığı düştükçe bu kayıp da azalıyor.
Dolayısıyla kombinin daha sonra evi yeniden ısıtmak için çalışması, gün boyunca aynı sıcaklığı korumak için harcanacak enerjinin mutlaka daha az olduğu anlamına gelmiyor.
Peki, kombiyi 45-49 derecede çalıştırmak tasarruf sağlar mı?
Burada iki farklı sıcaklık ayarını birbirinden ayırmak gerekiyor. Kombinin ekranında görülen 45 veya 49 derece, genellikle peteklere gönderilen kalorifer suyunun sıcaklığını ifade ediyor. Oda sıcaklığı ise termostat üzerinden ayrı olarak kontrol ediliyor.
Yoğuşmalı kombilerde kalorifer suyu sıcaklığının düşürülmesi, uygun koşullarda cihazın daha verimli çalışmasını sağlayabiliyor. Çünkü peteklerden kombiye dönen suyun daha soğuk olması, yoğuşma yoluyla ısı geri kazanımını artırabiliyor.
Ancak kalorifer suyu sıcaklığını 45 dereceye düşürmek, doğalgaz faturasının mutlaka azalacağı anlamına gelmiyor. Peteklerin büyüklüğü, binanın yalıtımı ve dışarıdaki hava sıcaklığı nedeniyle kombi bu ayarda evi yeterince ısıtamayabilir.
Özellikle soğuk günlerde düşük sıcaklık ayarıyla çalışan petekler, istenen oda sıcaklığına ulaşmakta zorlanabilir. Bu durumda kalorifer suyu sıcaklığının artırılması gerekebilir.
İki kullanım biçiminden hangisi daha ekonomik?
Aynı evde, aynı konfor sıcaklığı hedeflendiğinde ve diğer koşullar benzer olduğunda, kullanılmayan saatlerde ısıtmayı azaltmak genellikle daha düşük enerji tüketimi sağlar.
Ancak kombiyi aralıklı çalıştırırken kalorifer suyu sıcaklığını yükseltmek de verimliliği etkileyebilir. Bu nedenle 24 saat düşük sıcaklıkta çalışma ile daha yüksek sıcaklıkta aralıklı çalışma arasında her ev için geçerli, kesin bir tüketim farkı vermek mümkün değil.
İyi yalıtılmış bir evde sıcaklık daha yavaş düşerken, yalıtımı zayıf bir evde ısı kaybı daha hızlı gerçekleşebilir. Gün boyunca evde yaşayan kişilerin bulunması da ısıtma programını değiştirebilir.
Oda termostatı doğalgaz tüketimini nasıl etkiliyor?
Enerji verimliliği kuruluşları, kombiyi sürekli elle açıp kapatmak yerine programlanabilir oda termostatı kullanılmasını öneriyor.
Termostat, oda sıcaklığı belirlenen seviyeye ulaştığında ısıtma talebini durduruyor. Sıcaklık düştüğünde ise kombinin yeniden devreye girmesini sağlıyor. Böylece gereksiz ısınmanın önüne geçilebiliyor.
Energy Saving Trust, çoğu kişi için 18-21 derece arasındaki oda sıcaklığını konfor ve enerji tüketimi açısından uygun bir aralık olarak değerlendiriyor. Evde bulunulmayan saatlerde sıcaklık hedefinin düşürülmesi veya ısıtmanın programlı olarak kapatılması öneriliyor.
Yoğuşmalı kombiler için kaç derece öneriliyor?
İngiltere'de enerji verimliliği üzerine çalışmalar yapan Nesta'nın araştırmalarında, yoğuşmalı kombiler için kalorifer suyu sıcaklığının mevsime göre ayarlanabileceği belirtiliyor.
Araştırmada kış ayları için 60 derece, sonbaharın sonu ve ilkbaharın başı için 55 derece, daha ılıman dönemler için ise 50 derece civarında kalorifer suyu sıcaklıkları öneriliyor.
Bununla birlikte 45-49 derece gibi daha düşük ayarlar da evin yeterince ısınabildiği koşullarda kullanılabiliyor. Bu değerler kesin tasarruf garantisi değil, kombinin ve ısıtma sisteminin özelliklerine göre değerlendirilmesi gereken başlangıç noktaları olarak görülüyor.
Ayrı sıcak su deposu bulunan sistemlerde ise kalorifer suyu ayarının düşürülmesi farklı riskler oluşturabileceğinden, cihazın kullanım kılavuzuna ve yetkili servisin önerilerine uyulması gerekiyor.
Doğalgaz faturasını düşürmek için nasıl bir yol izlenmeli?
Evde gün boyunca kimse bulunmuyorsa ısıtmanın yalnızca ihtiyaç duyulan saatlerde çalışacak şekilde programlanması, gereksiz tüketimi azaltabiliyor.
Evde sürekli birileri bulunuyorsa oda termostatıyla konfor sıcaklığının korunması, kalorifer suyu sıcaklığının ise evi yeterince ısıtacak en düşük uygun seviyede tutulması tercih edilebiliyor.
Kombinin 24 saat açık olması da cihazın 24 saat boyunca doğalgaz yaktığı anlamına gelmiyor. Oda termostatı bulunan ve doğru ayarlanmış sistemlerde kombi, ısı ihtiyacına göre devreye girip çıkabiliyor.
Sonuç olarak kombiyi sürekli düşük ayarda çalıştırmak ile belirli saatlerde 45-49 derecede kullanmak arasında herkes için geçerli tek bir doğru bulunmuyor. Genel olarak kullanılmayan saatlerde ısıtmayı azaltmak tasarruf sağlarken, yoğuşmalı kombinin uygun düşük kalorifer suyu sıcaklığında çalıştırılması da verimliliğe katkıda bulunabiliyor. En düşük tüketim, evin yeterince sıcak tutulabildiği uygun ayarların belirlenmesiyle mümkün oluyor.
Bakmadan Geçme



