Bir önceki yazımda ifade ettiğim yanlışlar maalesef yapıldı. A Milli Futbol Takımı'nda çok da kötü olmayan Vincenzo Montella dönemi sona erdi. Başlıkta da belirttiğim gibi hem zamanlama yanlış hem de yanlış insan görevinden alındı. Burada kulüp takımlarında da çoğu zaman yapılan hatalarda tekrar ediliyor. Değişmesi gereken sahadaki sistem değil, tepedeki sistemdi. Belki Uluslar Ligi çok önemli olmadığı için hoca değişikliği konusunda doğru zaman gibi görünüyor ancak bence EURO 2028 öncesi yanlış yapıldı.
Şimdi kasım ayında 2 Uluslar Ligi maçı var. Ardından Mart ayında bu ligin Play-Off maçları oynanacak ve Türkiye bu Play-Off'ta yer alamayabilir. Sonra Euro 2028 elemeleri Mart 2027 ile Kasım 2027 tarihleri arasında oynanacak. Yani yeni gelecek teknik direktör bu takımı 2 maça çıkartacak ve Avrupa Şampiyonası macerası başlayacak. Orada büyük ihtimalle 2. torbada yer alacağız. Çok zorlu bir yolculuk bizi bekliyor.
Bize Çok Benzedi
Yakın zamanda 3-4 farklı oyun yapısıyla izlediğimiz milli takım, öyle ya da böyle kağıt üzerinde kendinden vasat takımları yenerek Dünya Kupası'na gitti. Orada da kendinden vasat takımları yenemeyip elendi. Sonrasında Avrupa'nın ekol ülkeleri ile Uluslar Ligi macerası kötü başladı. Aslında bu kısa özette bence büyük bir sorun yok. Türkiye'deki federasyonun ve kulüplerin yapılarına alışan ve "Türk olmayı düşünen" Montella, aslında bize benzemese daha iyiydi. En büyük hatası ise kendi oyun yapısına uygun bazı oyuncularda fazla diretmesi oldu.
Doğrular Görülmedi
Montella döneminde önemli zaferler de elde ettik. Coşkulu futbol bazen bizi tatmin etti. Son 2 yılda oyun planında Arda Güler ön plana çok çıktı. Ancak 1 futbolcu üzerine kurulan oyun planının dezavantajı da çok olur. Özellikle de orta sahadaysa, o oyuncu olmadığında üretkenlik düşer, oyunun boyu uzar, topla oynama süresi azalır. Teknik direktörler kilit oyuncuların kadroda yedeğinin bulunmasını ister. Hücum hattında zaten ülkece bir forvet sıkıntısı çekiliyor. Orta alanda da Arda gibi oynayabilecek oyuncu çok az. Orkun Kökçü olabilir ancak onun da başka görevi var. Hakan Çalhanoğlu da ona benzer.
Bu nedenle İrfan Can Kahveci'yi alıyor Montella. Çünkü o bölgede aynı etkiyi yaratabilecek başka oyuncu yok. İtalya maçının ilk yarım saati de bu açıdan fena değildi. Başka genç alternatif isimleri böyle büyük bir maçta deneyemezsiniz zaten. Savunmada Samet ve Merih'i sürekli çağırmasını da klasik İtalyan aklına bağlıyorum. Bence kalsaydı önümüzdeki süreçte artık bu isimler de değişecekti. Göreve gelecek yeni hocayı çok zorlu bir süreç bekliyor. Adı geçen başarılı ve gelecek vaat eden yerli isimlere görev verilecekse, federasyondaki yapının da değişmesi şart. Yoksa bu kısır döngüyü izlemeye devam edeceğiz...