Bir derbiyi daha geride bıraktık. Futbol adına güzel şeyler konuşacaktık ancak maçın bitiş düdüğüyle birlikte yaşananlar büyük gölge düşürdü geceye. Belki dünyanın en büyük derbilerinde bu tip şeyler normal ama bu kadar ileri gitmemeliydi. Bu yaşananlar herhangi bir geçerli gerekçeyle açıklanamaz. Bir çok konuda üç maymunu oynayan TFF'nin burada olaya karışan tüm futbolculara rekor cezalar vermesi gerekiyor. Böyle bir olayın bir daha yaşanmaması için bu şart.
Eskiden derbilerin ardından en azından maç içindeki tartışmalı pozisyonları konuşurduk. 'Penaltı mı değil mi', 'Kırmızı kart vermeli miydi?' gibi. Artık sadece maçtakileri değil, sonrasındaki tartışmalı pozisyonları da konuşuyoruz. Hatta bunlara ayrı bir özet bile yapılır. Benim gördüğüm; maçın bitiş düdüğüyle birlikte Kerem'in Sallai'ye saldırmasıyla başladı olaylar. Sonra Abdülkerim-Brown güreşi başladı. Büyüyen olaylarda kim kime kaç kez vurdu artık o kadarını saymak zor.
Son yıllarda sürekli önemli projeler yaptığını iddia eden bir federasyon başkanı var. Hep marka değerinden bahsediyorlar. Şimdi gerçekten marka değerinin önemli olup olmadığını göreceğiz. Bir sürü rezilliğin yaşandığı Türk futbolunda en azından bu tip olayların tekrar etmemesi için yapılacak şey çok basit. Konu taraftarlar olunca sezon boyunca men etmeyi biliyorlar. Bir takımın tribününe komple ceza verebiliyorlar. Bu derbi sonrası yaşananlar daha çok zarar veriyor futbola. Olaya karışan tüm oyunculara 8-10 maç ceza verilmeli. Bir daha böyle bir şey yaşanırsa en azından oyuncular kendilerini tutmaya çalışır. Sağduyulu oyuncuların sayısı böyle artar.
SADECE OSIMHEN DEĞİL
İyi bir futbolla kazanan Galatasaray'ı tebrik ediyorum. Son haftalarda iyice ritim bulmaya başlamışken derbiye çıkmaları onlar için avantaj oldu. Lille deplasmanında galibiyet gelmeseydi belki daha karamsar bir hava olabilirdi. Maçın istatistikleri daha çok şey anlatıyor aslında. Böyle bir derbide rakipten 19 şut fazla çekmek müthiş bir şey. Elbette Osimhen faktörü çok önemli. İlk gol tam bir forvet dersiydi. Belki Ake oynasa daha iyi tutabilirdi Osimhen'i. İsmail Kartal'dan oraya Brown hamlesi geldi bu maç. Bir Oosterwolde yaratmaya çalıştı ama olmadı. Sadece Osimhen değil, Barış, Sanchez, Yunus, Torreira, Batrakov. Çoğu isim görevini iyi yaptı. Barış Alper'in etkisi bence yeterince övülmüyor. Rakipte ligin en değerli oyuncusu Greenwood'un performansına bakarsanız, ne demek istediğimi anlarsınız. Batrakov'u da böyle giderse 2 sene sonra Avrupa'nın devlerinde izleyebiliriz. Sarı-kırmızılı ekip yoluna kayıpsız devam etti. Yine de Avrupa'da önündeki 2 kritik iç saha maçı çok büyük önem taşıyor. Bence bu maçlar Okan Buruk'un kaderini belirleyecek.
MERT HAKAN'IN DÖNÜŞÜ
Fenerbahçe'de bir şeylerin değişmesi gerektiği artık bir gerçek. Bazen kötü sonuçlar çok fazla yıpratır teknik direktörleri. İsmail Kartal'ın bence bu takıma katabileceği bir şey kalmadı. Fenerbahçe kadrosu sanki sürekli tamir görüp yenilemeye çalışılmış bir eşya gibi. Forvetleri yeniliyorsun ama savunmada problem oluyor. Kaleyi sağlama alıyorsun ama orta saha sınıfta kalıyor. Futbol dünyasında Kante'yi sevmeyen yoktur herhalde. Müthiş mütevazi ve iyi bir insan olduğu hep söylenir. Önemli bir karakter. Ancak artık böyle maçları kaldıramıyor. Büyük maçlarda kayboluyor. Dünkü maçta Lukaku'nun da kendini kanıtlamasını beklerdim ancak hiçbir şey yapamadı. İlk yarıda şut bile çekemedi. Ligimizin en değerli oyuncusu Greenwood da yokları oynadı. Yalnız kaldı ama yine de hiç fark yaratamadı. Vedat Muriq oynasaydı farklı olabilirdi. 3-5-2 denenip orta alan kalabalık tutulabilirdi. Kalan maçlarda Vedat oynayacaktır diye düşünüyorum. Savunmada Skriniar belki doğru şeyleri yapıyor ama bu agresif oyunu artık bir kenara bırakmalı. Trabzonspor'un deneyimli stoperi Savic gibi oynaması lazım. Maalesef Skriniar'dan pek liderlik göremiyoruz. Fenerbahçeliler Guendouzi'ye kızmasın bence. Kanatlara bile yardıma gitmeye çalışıyor. Çok az yanlış yaptı dün. Sarı-lacivertli takımda ocak ayında yine kadroda önemli değişiklikler olacak gibi...