İzmirlilerden Cemil Tugay'a çağrı: 'AK Parti'den aday olsaydın seçilecek miydin?'
İzmir'de cumhuriyet ve emek bileşenleri, Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılacağı yönündeki iddialara karşı bir araya geldi. Birleşik Kamu-İş İzmir İl Başkanı Barış Düdü, 'Mesele bir kişinin hangi partiye üye olacağı değil, halktan alınan yetkinin sınırıdır' derken, Tugay'a '31 Mart 2024'te İzmir seçmeninin karşısına AK Parti adayı olarak çıksaydı, bugün oturduğu makama seçilecek miydi?' diye sordu.
Şilan KOCADAĞ/İzmir Gaste- İzmir cumhuriyet ve emek bileşenleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yarın AK Parti’ye katılacağı iddiaları nedeniyle tepki göstermek amacıyla bir araya geldi. Birleşik Kamu- İş, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Cumhuriyetçi Avukatlar Derneği önderliğinde Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde düzenlenen basın açıklamasında, Tugay’ın parti değiştireceği yönündeki iddiaların İzmir kamuoyunda yarattığı tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Açıklamaya YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, YENİ Parti İzmir Milletvekilleri Murat Bakan, Seda Kaya Ösen, Tuncay Özkan, Salih Uzun ve Yüksel Taşkın da katıldı. Öte yandan yapılan eylemde sık sık “Cemil Tugay istifa”, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”, “İzmir uyuma iradene sahip çık”, “Hain Cemil” sloganları atıldı.
Çağatay Güç’ten Tugay’a: Bu şehir bu gerginliği kaldırmaz!
YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç de Tugay’a seslendi. Güç, “Bu şehir bu gerginliği kaldırmaz! Bu şehir Cumhuriyet şehridir! Bu şehir Atatürkçülerin şehridir! Dolayısıyla kararlarını biraz daha düşünmesi gerektiğini söyledi, evet düşünmelidir. Karar verdiği sırada bu şehrin bu gerginliği kaldırmayacağını bilmesi gerekiyor” dedi.
Düdü: “İzmir halkının iradesi siyasi pazarlıkla devredilemez”
Düdü, kamuoyuna yansıyan iddiaların gerçekleşmesi halinde konunun yalnızca bir belediye başkanının parti değiştirmesi olarak değerlendirilemeyeceğini ifade ederek, “Biz bugün burada, henüz gerçekleşmemiş bir olayı gerçekleşmiş gibi ilan etmek için değil, İzmir halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin hiçbir siyasi hesapla değersizleştirilemeyeceğini söylemek için bulunuyoruz. Ve bugün bu vesile ile söyleyeceğimiz sözlerin, parti değiştirmeyi kişisel tercihi sanan her belediye başkanı için geçerli olduğunun bilinmesini istiyoruz. Sayın Cemil Tugay’la ilgili kamuoyuna yansıyan iddiaların gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkacak tablo, yalnızca bir kişinin parti değiştirmesi olarak görülemez. Böyle bir kararın siyasal etik, seçmen iradesi ve temsili demokrasinin temel ilkeleri bakımından ciddi biçimde tartışılması gerekir” dedi.
“Mesele yalnızca kişisel siyasi tercih olarak değerlendirilemez”
İzmir halkının 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yalnızca bir belediye başkanı seçmediğini, aynı zamanda adayın temsil ettiği siyasi programı, dünya görüşünü ve belediyecilik anlayışını da değerlendirdiğini belirten Düdü, seçilmiş bir belediye başkanının seçim sonrasında siyasi kimliğini değiştirmesinin temsil ilişkisi açısından ele alınması gerektiğini söyledi. Düdü, “Çünkü İzmir halkı 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yalnızca bir kişiyi belediye başkanı olarak seçmemiştir. Seçmen; adayın yanı sıra onun temsil ettiği siyasi programı, dünya görüşünü, belediyecilik anlayışını ve siyasi kimliği de değerlendirerek oy kullanmıştır. Bu nedenle milyonlarca yurttaşın oyuyla kazanılmış bir makamın, siyasal kimliğinin seçimden sonra köklü biçimde değiştirilmesi, yalnızca ‘kişisel siyasi tercih’ kapsamında değerlendirilemez. Bir yurttaşın istediği siyasi partiye üye olması ya da parti değiştirmesi bireysel bir haktır. Ama seçilmiş bir belediye başkanının taşıdığı temsil yetkisi yalnızca kendisine ait değildir. O yetkinin sahibi, yetkiyi veren halktır. Buradaki temel mesele hukuki olmaktan önce demokratik meşruiyet ve siyasal etik meselesidir. Seçmen sandığa giderken önüne konulan aday ve siyasi parti üzerinden tercihini ortaya koymuştur. Seçimden sonra bu tercihin seçmene yeniden sorulmadan başka bir siyasi partiye taşınması, temsil ilişkisinin niteliğini tartışmalı hâle getirir” ifadelerini kullandı.
“AK Parti’den aday olsaydın seçilecek miydin?”
Düdü, demokrasi kavramının yalnızca seçim günü sandık başında oy kullanmaktan ibaret olmadığını belirterek, seçim sonrasında ortaya çıkan seçmen iradesine de saygı gösterilmesi gerektiğini savundu. Tugay’ın CHP’den istifa ederken görevini bağımsız sürdüreceğini açıkladığını hatırlatan Düdü, “Demokrasi yalnızca sandığın kurulması değildir. Demokrasi aynı zamanda sandıkta ortaya çıkan iradeye seçimden sonra da saygı göstermektir. Sayın Cemil Tugay 18 Haziran’da CHP’den istifa ederken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdüreceğini kamuoyuna açıklamıştır. Şimdi İzmir halkının sormaya hakkı vardır: Ne değişmiştir? Bağımsız olarak sürdürüleceği açıklanan belediye başkanlığı görevinin başka bir siyasi partinin çatısı altında sürdürülmesi gündeme geldiyse, İzmir halkına bunun gerekçesi açıklanmalıdır. Ve daha temel bir soru vardır: Cemil Tugay, 31 Mart 2024’te İzmir seçmeninin karşısına AK Parti adayı olarak çıksaydı, bugün oturduğu makama seçilecek miydi? Bu sorunun yanıtını biz vermiyoruz. AK Parti de veremez. CHP de veremez. Cemil Tugay da veremez. Bu sorunun yanıtını verebilecek tek güç İzmir halkıdır. İşte bu nedenle mesele bir kişinin hangi partiye üye olacağı meselesinden çok daha büyüktür. Mesele temsili demokrasinin ahlakıdır. Mesele seçmenin oyuna duyulan saygıdır. Mesele halktan alınan yetkinin sınırıdır” diye konuştu.
“Makamlar kişilerin siyasi kariyerlerinin mülkü değildir”
Düdü, açıklamasında herhangi bir siyasi parti değişikliğine karşı belirli bir siyasi tutum ortaya koymadıklarını, savundukları ilkenin siyasi yönü ne olursa olsun geçerli olduğunu vurguladı. Düdü, “Bugün hangi siyasi partiden hangi siyasi partiye geçildiği üzerinden konuşmuyoruz. Aynı ilkeyi siyasi yönü ne olursa olsun savunuyoruz. Çünkü bugün hoşumuza gitmeyen bir siyasi transfer karşısında savunduğumuz demokratik ilkeyi, yarın hoşumuza giden bir transfer karşısında terk edersek bunun adı ilke olmaz. Demokrasi, yalnızca sandığı kurmak değildir; sandıktan çıkan iradeye seçimden sonra da sadakat göstermektir. Belediye başkanlığı makamları kişilerin siyasi kariyerlerinin mülkü değildir. O makamların tapusu seçilmişlere değil, halka aittir” ifadelerini kullandı.
Tugay’a çağrı: “İddialar doğru değilse açıkça söyle”
Düdü, açıklamasının devamında Cemil Tugay’a doğrudan çağrıda bulunarak, AK Parti’ye katılacağı yönündeki haberlerin doğru olup olmadığının kamuoyuna açıklanmasını istedi. Düdü, “Buradan Sayın Cemil Tugay’a açık çağrıda bulunuyoruz: AK Parti’ye katılacağınız yönündeki haberler gerçeği yansıtmıyorsa, bunu İzmir halkına açıkça söyleyin. Eğer doğruysa, kararınızı ve gerekçelerinizi yine İzmir halkının karşısına çıkarak açıklayın. Çünkü bu kent kimsenin siyasi mülkü değildir. İzmir halkının iradesi siyasi pazarlıkla devredilemez” ifadelerini kullandı.
“İzmir kimsenin siyasi ganimeti değildir”
Açıklamasının son bölümünde Hasan Tahsin’in ilk kurşunuyla simgeleşen meydandan mesaj veren Düdü, belediye başkanlığı makamının kişilere değil halka ait olduğunu savunarak sözlerini şöyle tamamladı: “Ve buradan, Hasan Tahsin’in ilk kurşunuyla simgeleşen bu meydandan bir kez daha söylüyoruz: İzmir’in iradesi bir rozetle değişmez. Sandıkta alınan yetki, siyasi partiler arasında el değiştirecek bir senet değildir. Belediye başkanlığı makamı kişiye, siyasi irade halka aittir. Halkın oyuyla alınan bir makam, halka rağmen başka bir siyasi iradenin hanesine yazılamaz. İzmir’in geleceği kapalı kapılar ardında değil, İzmir halkının iradesiyle belirlenir. İzmir kimsenin siyasi ganimeti değildir; İzmir, İzmir halkınındır! Demokrasinin, siyasal etiğin ve halk iradesinin yanında durmaya devam edeceğiz. İzmir halkının iradesi siyasi pazarlıkla devredilemez!”
ADD’den Tugay’a tepki: “Derneğimiz için küçümseyen sözler kullanmasını kabul etmiyoruz”
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Karşıyaka Şube Başkanı Ufuk Yıldırım da Tugay’ın ADD üyeliğini sonlandırması ve kullandığı söylemlere tepki gösterdi. Yıldırım, “Derneğimiz için küçümseyen sözler kullanmasını kabul etmiyoruz. Bir dönem derneğimize üye olmuş bir kişinin ADD'nin tarihini, mücadelesini ya da taşıdığı sorumluluğu daha yakından tanımış olmasını beklerdik. Derneğimizi küçülten bu sözler yalnızca kurumumuza değil, bu kurumun emeğine, üyelerine ve kurucularına yöneliktir. Biliyoruz ki ‘Atatürkçü’ kelimesi bazı çevreleri rahatsız ediyor. Bırakın rahatsız olsunlar! Biz bu isme, bu düşünceye, bu yaşam felsefesine layık olmak için buradayız ne bir makam ne bir koltuk ne bir rozet için…” dedi.
Yıldırım, Tugay’a tepki göstererek, “Bugün 'Yönetimle anlaşamadım' denilmesi kamuoyunda şu soruyu doğuruyor: Bu anlaşmazlık, ülke gündemini meşgul eden siyasi gelişmelerden önce neden dile getirilmedi? Biz bu soruyu sormuyoruz, kamuoyu soruyor. Yanıt vermek de bize değil, bu kararı verenlere düşüyor. ADD, siyasi partilerin değil, cumhuriyetin ve bu ülkenin yanındadır” açıklamasını yaptı.
Bakmadan Geçme



