İzmir'de depremin üzerinden 6 yıl geçti: Unutmayalım ancak daha hazırlıklı olalım
30 Ekim İzmir depreminin üzerinden 6 yıl geçerken, kentte deprem güvenliği tartışması yeniden gündemde. İZ-AFED Başkanı Servet Ertaş, yapı stokuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunarak yalnızca afet anına değil, deprem öncesi hazırlıklara odaklanılması gerektiğini vurguladı.
GAMZE ESKİKÖY- Aradan geçen 6 yılda kentte afetlere hazırlık kapsamında çeşitli çalışmalar yürütüldü. Binaların mevcut durumunun belirlenmesi, zemin yapısı ve fay hatlarının araştırılması ile ilçe düzeyindeki afet planlarının genişletilmesi bu çalışmalar arasında yer aldı. Ancak İzmir’in deprem riskini azaltmak için daha kapsamlı adımlara ihtiyaç duyuluyor.
“Asıl hedefimiz, deprem meydana gelmeden önce gerekli önlemleri almak”
30 Ekim depreminin ardından yapılan çalışmaları değerlendiren İZ-AFED Yönetim Kurulu Başkanı, emekli AFAD şefi, iş güvenliği uzmanı ve afet eğitmeni Servet Ertaş, arama kurtarma kapasitesinin geliştirilmesinin yanı sıra afet öncesi hazırlıkların da önem taşıdığını belirtti.
İzmir’de kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarına bağlı yaklaşık 30 arama kurtarma ekibi bulunduğunu ifade eden Ertaş, ekiplerin eğitimlerini sürdürmesi gerektiğini kaydetti. Ertaş, “Ancak yalnızca deprem sonrasında müdahale edebilmek yeterli değil. Asıl hedefimiz, deprem meydana gelmeden önce gerekli önlemleri alarak can kayıplarını ve yıkımı mümkün olduğunca azaltmak olmalı” dedi.
İzmir’de yapı stoku için güvenlik uyarısı
İzmir’in deprem karşısındaki risklerinde yapı stokunun durumuna dikkat çeken Ertaş, meslek odaları ve akademisyenlerin değerlendirmelerine göre kentteki yapıların yüzde 60-70’inin eski, kaçak veya ruhsatsız olduğunu ya da gerekli mimarlık ve mühendislik hizmetleri alınmadan inşa edildiğini belirtti.
Mevcut binaların güvenlik durumlarının incelenmesi gerektiğini ifade eden Ertaş, güçlendirilmesi mümkün olan yapıların mühendislik çalışmalarıyla sağlamlaştırılmasını, güvenli hale getirilmesi mümkün olmayan binaların ise yeniden inşa edilmesini önerdi.
“Bir evin güzel görünmesi, güvenli olduğu anlamına gelmez”
Depreme hazırlığın yalnızca afet anında yapılacakları bilmekle sınırlı olmadığını belirten Ertaş, vatandaşların yaşadıkları binaların güvenliğini öncelikli konu olarak ele alması gerektiğini söyledi.
Ertaş, “Depreme karşı hazırlıklı olmak, yalnızca afet anında ne yapılacağını bilmekten ibaret değil. Yaşadığımız binanın güvenliğinden evimizin içindeki eşyalara kadar pek çok ayrıntıyı önceden düşünmemiz gerekiyor” dedi.
Evlerin görünümü ve dekorasyonundan önce binanın güvenlik durumunun değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ertaş, “Bir evin güzel görünmesi, güvenli olduğu anlamına gelmez. Öncelikle binanın mevcut durumunun uzmanlar tarafından değerlendirilmesi, ardından ihtiyaç duyulması halinde güçlendirme veya yeniden yapım seçeneklerinin ele alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Depremde ev eşyaları da tehlike oluşturabiliyor
Deprem hazırlığında ev içindeki düzenlemelerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Ertaş, dolapların, rafların ve ağır eşyaların sabitlenmesinin yaralanmaların önlenmesi açısından önem taşıdığını söyledi.
Ertaş, “Dolapların, rafların ve ağır eşyaların sabitlenmesi küçük bir önlem gibi görülebilir. Ancak sarsıntı sırasında bu tür eşyaların devrilmesi ciddi yaralanmalara neden olabilir. Bu nedenle ev içinde alınabilecek basit tedbirleri ertelememek gerekiyor” diye konuştu.
Kentsel dönüşümde hak sahiplerine bilgilendirme çağrısı
Kentsel dönüşüm uygulamalarında vatandaşların hukuki haklarını ve sürecin işleyişini bilmesinin önemine de değinen Ertaş, bilgi eksikliğinin anlaşmazlıklara ve işlemlerin uzamasına yol açabileceğini belirtti.
Ertaş, “Dönüşüm çalışmalarında hak sahiplerinin hangi haklara sahip olduğunu ve sürecin nasıl işleyeceğini bilmesi önemli. Bilgi eksikliği, anlaşmazlıklara ve işlemlerin uzamasına neden olabiliyor” dedi.
“Her şey farkında olmakla başlar”
Afetlere karşı mücadelenin toplumsal bilinçle başlaması gerektiğini vurgulayan Servet Ertaş, çevre, iklim ve afetlerin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti. Ertaş, afetlere karşı önlem alma kültürünün toplum genelinde yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Afetlere karşı mücadeleye, toplumu bilinçlendirerek, çevreyi ve kentimizi dirençli hale getirerek başlayalım. Çünkü çevre-iklim-afet olguları, birbirlerini etkileyen -tetikleyen süreçler olarak, artık birbirinden ayrı düşünülemez hale geldi. Her şey farkında olmakla başlar. İnsanlar tehlikenin farkında oldukça önlem alma gereği duyarlar. Biz de depreme ve diğer afet tiplerine karşı önlem alma kültürünü, toplumun farkındalığını artırmakla oluşacağına inanarak çalışıyoruz”
Bakmadan Geçme


