• Haberler
  • Güncel
  • Çeşme'de eski kapıya Nuran Erden'in fırçasıyla yeni hayat

Çeşme'de eski kapıya Nuran Erden'in fırçasıyla yeni hayat

Çeşme'nin Germiyan Mahallesi'nde duvar resimleriyle tanınan Nuran Erden, bu kez yıllarca bir damın kapısı olarak kullanılan eski bir kapıyı fırçasıyla yeniden hayatlandırdı. Erden, teyzesine ait kapıya geçmişin hatıralarını, köy yaşamını ve umudu taşıyan motifler işlerken, çalışmanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını söyledi.

Çeşme’nin Germiyan Mahallesi’nde yaptığı duvar resimleriyle tanınan Nuran Erden, köy yaşamının izlerini taşıyan eski eşyaları da sanatla buluşturmaya devam ediyor.

Erden’in son çalışması, teyzesine ait ve yıllarca bir damın girişinde kullanılan eski bir kapı oldu. Koyun, keçi, eşek ve atların bulunduğu damda uzun yıllar kullanılan kapıyı boyayan Erden, eserin kendisi için sıradan bir eşya olmadığını belirtti.

“O kapı bana göre umudun olduğu bir kapı”

Eski kapının geçmişte köy yaşamına ve insanların geçim mücadelesine tanıklık ettiğini anlatan Erden, kapının kendisi için taşıdığı anlamı şöyle ifade etti:

“Bana göre o damda yetişen koyun, keçi, eşek, beygir ne varsa o insanın umuduydu. ‘Bu sene iki tane doğurdu, üç tane doğurdu, sütü olacak, peyniri yapılacak’ diye düşünülürdü. O kapı bana göre umudun olduğu bir kapı. Senelerce orada durmuş, insanlara hizmet etmiş. Başkası baktığında belki hiçbir özelliğini göremeyebilir ama benim için çok kıymetli.”

Çeşme'de eski kapıya Nuran Erden'in fırçasıyla yeni hayat

Kapıya hayat ağacı ve servi motifleri

Erden, eski kapıyı renklendirirken farklı sembollerden yararlandı. Çalışmasında hayat ağacı, servi ve cami gibi motiflere yer veren Erden, bu sembollerin yaşam, ölüm ve geçmişle bağlantılı olduğunu söyledi.

Hayat ağacının yaşamı, servinin ise özellikle mezarlıklarla özdeşleşen bir simge olarak ölümü ve geçmişi temsil ettiğini belirten Erden, kullandığı motiflerin kültürel hafızanın bir parçası olduğunu ifade etti.

Kapıdaki cami motifi nedeniyle ziyaretçilerden zaman zaman ilginç sorular geldiğini anlatan Erden, bir ziyaretçiyle yaşadığı diyaloğu esprili bir dille aktardı.

Erden, “En sonunda, ‘Oraya bir katedral mi çizseydim?’ dedim” ifadelerini kullandı.

“Önyargıları hâlâ yıkamadık”

Çalışmalarını görmek için Germiyan’a gelen çocuklara ve ziyaretçilere resimlerinin hikâyelerini anlattığını belirten Erden, zaman zaman karşılaştığı önyargıların ise kendisini şaşırttığını söyledi.

Bir grup öğrenciye yaşadığı bir olayı anlatan Erden, “katedral” kelimesini kullanmasının ardından bir öğretmenin kendisine “Sen katedrali nereden biliyorsun?” diye sorduğunu aktardı.

Bu yaklaşımın doğru olmadığını belirten Erden, insanların dış görünüşlerine ya da yaşam biçimlerine göre değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Erden, “Bu önyargıları hâlâ yıkamadık, belki de kolay kolay yıkamayacağız” diyerek yaşadığı olayın kendisinde bıraktığı etkiyi anlattı.

Eski kapı Germiyan’ın hafızasını taşıyor

Yıllarca bir damın girişinde kullanılan ve zamanla işlevini yitiren eski kapı, Nuran Erden’in fırçasıyla yeniden hayat buldu.

Köy yaşamının, geçmişin ve insanların umutlarının izlerini taşıyan kapı, üzerine işlenen renk ve motiflerle Germiyan’ın kültürel hafızasını anlatan bir sanat eserine dönüştü.

Erden, çalışmasını “Benim için bu kapı çok özel. Alışılmış, eski bir kapıydı ama onu süsleyince başka bir anlam kazandı. Güzel oldu” sözleriyle anlattı.

İzmir Gaste - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
İHA

Bakmadan Geçme