Şener Üşümezsoy'dan dikkat çeken deprem uyarısı!

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Türkiye'deki aktif fay hatlarına ilişkin değerlendirmelerinde bu kez Ege Bölgesi'ne dikkat çekti. Üşümezsoy, Pamukkale Fayı üzerinde 6,5 ile 7 büyüklüğü arasında deprem üretme potansiyeli bulunduğunu savunurken, özellikle Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli hattını işaret etti.

Haberin Özeti

  • • Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Türkiye’deki aktif fay hatlarına ilişkin değerlendirmelerinde bu kez Ege Bölgesi’ne dikkat çekti. Üşümezsoy, Pamukkale Fayı üzerinde 6,5 ile 7 büyüklüğü arasında deprem üretme potansiyeli bulunduğunu savunurken, özellikle Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli hattını işaret etti.

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde 24 Eylül’de meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından Türkiye’deki diri faylar yeniden gündeme geldi. Deprem konusunda yaptığı açıklamalarla sık sık gündeme gelen Prof. Dr. Şener Üşümezsoy da son değerlendirmesinde farklı bölgelerdeki fayların durumuna değindi. Üşümezsoy’un üzerinde özellikle durduğu bölge ise Denizli ve çevresi oldu.

Üşümezsoy bu kez Pamukkale Fayı’nı işaret etti

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Ege Bölgesi’ndeki fay sistemlerini değerlendirirken Pamukkale Fayı üzerinde durdu. Üşümezsoy’a göre Buldan’dan başlayarak Karahayıt ve Pamukkale üzerinden Denizli’ye doğru uzanan hat, deprem üretme potansiyeli açısından dikkatle izlenmesi gereken bölgeler arasında bulunuyor.

Üşümezsoy, bu fay hattının aktif olduğunu savunurken bölgede oluşabilecek bir depremin büyüklüğünün 6,5 ile 7 seviyesine ulaşabileceğini öne sürdü. Bu değerlendirme belirli bir tarihte deprem olacağı anlamına gelmiyor. Depremlerin gününü ve saatini önceden kesin biçimde belirlemek mevcut bilimsel yöntemlerle mümkün değil.

Denizli için 6,5 ile 7 arasında deprem değerlendirmesi

Üşümezsoy’un açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm olası depremin büyüklüğüne ilişkin değerlendirmesi oldu. Pamukkale Fayı’nın özelliklerini ele alan Üşümezsoy, söz konusu hattın 6,5 ile 7 arasında büyüklükte bir deprem üretebilecek kapasitede olduğunu savundu.

Üşümezsoy daha önce yaptığı değerlendirmelerde de Denizli-Pamukkale hattına dikkat çekmiş ve bölgede 6 ile 6,5 seviyelerine ulaşabilecek bir deprem riski bulunduğunu ifade etmişti. Son açıklamasında ise değerlendirmesini 6,5-7 büyüklüğü aralığına taşıyarak özellikle Pamukkale hattına vurgu yaptı.

Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli hattına dikkat

Üşümezsoy’un değerlendirmesine göre dikkat edilmesi gereken alan yalnızca Pamukkale ilçe merkeziyle sınırlı değil. Fay sisteminin Buldan, Karahayıt ve Pamukkale üzerinden Denizli yönüne uzanan bölümünün birlikte ele alınması gerektiğini savunan Üşümezsoy, bu güzergâhtaki fayların geçmişte de önemli depremler ürettiğine dikkat çekti.

Denizli ve çevresi, Batı Anadolu’nun aktif tektonik yapısı içerisinde bulunuyor. Bölgede farklı doğrultularda uzanan aktif faylar yer alırken, geçmişte meydana gelen depremler de bölgenin sismik hareketliliğini ortaya koyuyor. Bu nedenle uzmanlar açısından yalnızca depremin büyüklüğü değil, yapı stokunun dayanıklılığı ve yerel zemin özellikleri de önem taşıyor.

Tarihteki depremleri hatırlattı

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, değerlendirmesinde Pamukkale ve çevresinin tarihsel deprem geçmişine de değindi. Bölgedeki antik yerleşimlerin geçmiş dönemlerde büyük depremlerden etkilendiğini belirten Üşümezsoy, özellikle Laodikeia ve çevresindeki tarihsel kayıtların bölgedeki aktif tektonik yapının önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.

Pamukkale ve çevresinde bulunan sıcak su ve termal kaynakların da bölgenin jeolojik yapısıyla bağlantılı olduğuna dikkat çeken Üşümezsoy, bu özelliklerin aktif fay sistemleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

Daha önce de Denizli için uyarıda bulunmuştu

Üşümezsoy’un Denizli’ye yönelik son açıklaması aslında ilk değil. Haziran 2026’da yaptığı değerlendirmede de Pamukkale’den Denizli’ye doğru uzanan fay hattının aktif göründüğünü söylemiş ve burada 6 ila 6,5 büyüklüğüne ulaşabilecek bir deprem potansiyelinden söz etmişti.

Son açıklamasında ise olası büyüklük için 6,5-7 aralığını dile getiren Üşümezsoy, dikkatlerin yeniden Pamukkale Fayı’na çevrilmesine neden oldu. Ancak bu açıklamalar bir deprem tarihi tahmini değil, belirli bir fayın üretebileceği olası deprem büyüklüğüne ilişkin Üşümezsoy’un bilimsel değerlendirmesi niteliği taşıyor.

İzmir Gaste - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
HABER MERKEZİ

Bakmadan Geçme