• Haberler
  • Sağlık
  • Kemeraltı esnafından kış öncesi öneri: Çörek otu yağına dikkat

Kemeraltı esnafından kış öncesi öneri: Çörek otu yağına dikkat

İzmir Kemeraltı'nda baharatçılık yapan Maruf Unüs, mevsim geçişlerinde çörek otu yağı ve bitki çaylarını önerdi. Uzman kaynaklar ise bilinçsiz kullanıma karşı uyarıyor.

Havaların soğumaya başlamasıyla birlikte İzmir'de kış hazırlıkları yalnızca dolaplarda değil, aktarlarda da kendini gösteriyor. Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda baharatçılık yapan Maruf Unüs, mevsim geçişlerinde bitki çaylarına ve doğal ürünlere yönelen vatandaşlara çörek otu yağı ile arı ürünlerini öneriyor. Ancak bu ürünlerin bağışıklığı güçlendirdiği ya da solunum yolu hastalıklarını önlediği yönündeki iddiaların bilimsel olarak kesinleşmediği, bitkisel takviyelerin doktor önerisi olmadan kullanılmaması gerektiği belirtiliyor.

Kemeraltı'nda kış hazırlığı başladı

Eylül ve ekim aylarında hava sıcaklıklarının sık sık değişmesiyle birlikte vatandaşların kırgınlık, öksürük, boğaz ağrısı ve burun akıntısı gibi şikâyetlerle karşılaşabildiğini söyleyen Maruf Unüs, hastalanmadan önce sağlığa dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Unüs, "Kışa nazaran şu an daha çok dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü hastalandıktan sonra içtiğimiz şeylerin pek bir faydası olmuyor. Hastalanmadan önce bağışıklık sistemimizi korumamız gerekiyor" dedi.

Kış ayları yaklaşırken özellikle adaçayı ve ıhlamurun tercih edildiğini belirten Unüs, bağışıklık sistemini desteklemek isteyenlere arı sütü, bal, polen, propolis ve çörek otu yağını tavsiye etti.

Çörek otu yağını önerdi

Unüs, çörek otu yağının geleneksel kullanımına dikkat çekerek kış aylarında tercih edilebilecek ürünlerden biri olduğunu söyledi. Arı ürünlerinin de bağışıklığı desteklemek amacıyla tüketildiğini belirtti.

Bununla birlikte çörek otu yağının soğuk algınlığını veya gribi önlediğini gösteren yeterli klinik kanıt bulunmuyor. Geleneksel olarak kullanılan ürünlerin sağlık üzerindeki etkileri, kişinin yaşına, hastalıklarına ve kullandığı ilaçlara göre değişebiliyor.

Bitki çaylarını hazırlarken nelere dikkat edilmeli?

Baharatçı Maruf Unüs, vatandaşların bitki çaylarını hazırlarken sık yaptığı hatalardan birinin bütün bitkileri aynı şekilde kaynatmak olduğunu söyledi.

Zencefil, zerdeçal ve havlıcan gibi kök bitkilerin yaklaşık 4-5 dakika kaynatıldıktan sonra 5 dakika dinlendirilmesini öneren Unüs, ıhlamur ve adaçayı gibi bitkiler içinse sıcak suda demleme yönteminin tercih edilmesi gerektiğini anlattı.

Unüs, bu bitkilerin uzun süre kaynatılmasının içerdikleri bazı bileşenleri etkileyebileceğini savundu. Ayrıca bitkisel ürünlerin ayrı ayrı alınmasını önerdi.

Ancak bitki çaylarında tek bir hazırlama yönteminin bütün ürünler için en sağlıklı seçenek olduğu söylenemiyor. Hazırlama biçimi kadar kullanılan bitkinin türü, miktarı, ürünün güvenilirliği ve kişinin sağlık durumu da önem taşıyor.

Hamileler ve kronik hastalığı olanlar dikkat etmeli

Bitkisel ürünlerin ilaç yerine kullanılmaması gerektiğini söyleyen Unüs, özellikle hamilelerin ve kronik hastalığı bulunan kişilerin tüketim konusunda dikkatli olmasını istedi.

Hamilelikte adaçayı kullanımına karşı uyaran Unüs, diyabet hastalarının da pekmez gibi şeker içeren ürünleri tüketirken miktara dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

ABD Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleştirici Sağlık Merkezi'nin (NCCIH) değerlendirmesine göre, adaçayının bazı türlerinde bulunan tuyon maddesi yüksek miktarlarda zararlı olabiliyor. Hamilelikte adaçayı kullanımının güvenli olmayabileceği belirtilirken bitkisel ürünlerin kullanılan ilaçlarla etkileşime girebileceği de hatırlatılıyor.

Bitkisel takviyelerin hastalıkları önlemenin veya tedavi etmenin yerine geçmediği, özellikle hamilelerin, kronik hastalığı bulunanların ve düzenli ilaç kullananların bu tür ürünleri kullanmadan önce sağlık uzmanına danışması gerektiği vurgulanıyor.

İzmir Gaste | izmirgaste | - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme