Kanser hastaları yatacak yer bulamıyor: 'Sevk zinciri şart!'
GAMZE ESKİKÖY- Sağlık sisteminde yaşanan randevu ve yatak sorunu, tedaviye erişimde vatandaşların karşılaştığı en önemli sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, özellikle ileri düzey tedaviye ihtiyaç duyan kanser hastalarının hastanelerde yatak bulmakta zorlandığına dikkat çekti.
Hastaların doğrudan eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerine başvurmasının bu merkezlerde yoğunluğa neden olduğunu belirten Doğruyol, sağlık sistemindeki basamakların etkin şekilde işletilmesi gerektiğini söyledi. Doğruyol, yatak sorununa karşı aile hekimliğinden başlayacak sevk zincirini işaret etti.

“SEVK ZİNCİRİ UYGULANMADIĞI İÇİN YATAK SIKINTISI YAŞANIYOR”
Sevk zincirinin sağlık sistemindeki yoğunluğu azaltabileceğini belirten Doğruyol, “Aile hekimliğine geçişimizde en önemli etken sevk zinciridir. Sevk zincirinde vatandaş, rahatsızlandığında önce aile hekimine, daha sonra devlet hastanesine, ardından eğitim ve araştırma hastanesine, son olarak da üniversite hastanesine gider. Biz sevk zinciri dediğimizde bunu kastediyoruz. Şu anda nüfus cüzdanını eline alan vatandaş doğrudan eğitim ve araştırma ya da üniversite hastanesine gidiyor” ifadelerini kullandı.
Hastanelerdeki yatak sıkıntısının bu yoğunlukla bağlantılı olduğunu savunan Doğruyol, “Vatandaşlar doğrudan eğitim ve araştırma hastanelerine ve üniversite hastanelerine gittiklerinde yatak bulamıyor. İhtiyacı olmayan ya da daha alt basamaktaki bir hastanede sağlık hizmeti alabilecek vatandaşlar da bu hastanelere başvuruyor. Sevk zinciri uygulanmadığı için yatak sıkıntısı yaşanıyor. Kanser hastaları gibi ciddi hastalıkla mücadele eden vatandaşlarımız çok mağdur” diye konuştu.
RANDEVU SORUNUNA AİLE HEKİMLİĞİ FORMÜLÜ
Randevu almakta güçlük çeken vatandaşlara aile hekimlerine başvurmaları çağrısında bulunan Doğruyol, aile hekimlerine ayrılan kontenjan sayesinde daha hızlı randevu alınabildiğini söyledi.
Doğruyol, “Randevu alma konusunda da mağduriyet var. Şu an itibarıyla sevk zincirini dolaylı yoldan uygulamaya çalışıyorlar. Vatandaşlar aile hekimlerine giderek, ‘İhtiyacım olan bölüme randevu alamıyorum’ desinler. Aile hekimlerimiz, kendilerine ayrılan kontenjan üzerinden daha hızlı şekilde randevu alabiliyor. Dolaylı bir sevk zinciri uygulanmaya çalışılıyor. Sağlık Bakanlığı bunu vatandaşlara bildirmeli” dedi.
“BAKANLIĞIN BAŞARI KRİTERİ VATANDAŞI HASTA ETMEMEKTİR”
Sağlık sisteminin başarısının hastanelere yapılan başvuru sayısıyla ölçülemeyeceğini savunan Doğruyol, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Doğruyol, “Sağlık Bakanı’nın başarılı olmasının kriteri poliklinikler değil. Zaman zaman bakanlar, ‘2023 yılında hastanelere başvuru sayısı örneğin 3 milyondu, 2024’te arttı’ diyor. Bu, başarı niteliği taşımaz. Bakanlığın en önemli başarı kriteri vatandaşı hasta etmemektir. Koruyucu sağlık hizmetlerinin en iyi şekilde verilmesidir. Vatandaşlarımızın yedikleri ve içtikleri ürünlerin kanser ya da benzeri hastalıklarla ilişkisi irdelenmeli ve araştırılmalıdır. Vatandaşların bilgilendirilmesi, gerekli durumlarda yasaklamaların getirilmesi lazım. Koruyucu sağlık hizmetlerinin temelini oluşturan birimler aile hekimliklerimizdir. Hekimlerimiz koruyucu sağlık hizmeti vermek için çabalıyor ancak bunun yolu aile hekimlerine sopa göstermek değildir” ifadelerini kullandı.
ŞEHİR HASTANELERİNE “ATIL KAPASİTE” ELEŞTİRİSİ
Şehir hastanelerine yönelik eleştirilerde de bulunan Doğruyol, yeni şehir hastaneleri hizmete girerken mevcut devlet hastanelerinin kapasitesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.
Doğruyol, “Şehir hastanelerini eleştirdiğimizde, ‘Şehir hastanelerinde yatak sayısı fazla’ diyorlar. Elbette yatak var ancak bu kez de merkezdeki devlet hastaneleri atıl durumda kalıyor. Ankara’da bir şehir hastanesi açılacak diye 7 devlet hastanesi kapatıldı. İzmir’de Bozyaka Hastanesi’nin yenilenmesi düşüncesiyle süreç devam ediyor. Ancak Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi de yoğunluk nedeniyle ciddi bir yük altında kalıyor” dedi.
Bakmadan Geçme