- Haberler
- Siyaset
- Yeni Partili Güç, Seferihisar'da tutuklu yargılananlar hakkında konuştu: 'Aileleri nasıl geçinecek? Resmen dram!'
Yeni Partili Güç, Seferihisar'da tutuklu yargılananlar hakkında konuştu: 'Aileleri nasıl geçinecek? Resmen dram!'
YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Seferihisar'da yaklaşık 50 kişinin yargılandığını, 29 kişinin ise tutuklu bulunduğunu belirterek tutukluların ve ailelerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Güç, 'Ben geçen gün Seferihisar'daydım, resmen dram var' derken, muhalif belediyelerde çalışanların tutuklu yargılanmasına tepki göstererek iktidara yakın eski bir belediye başkanının ifade sürecine ilişkin 'Bu ne demek biliyor musun? 'Ben umursamıyorum' demek. 'Ben çiğner çiğner tükürürüm' demek. Bu aslında millete yapılan bir hakaret. Bu arkadaşlar millete hakaret ediyor' dedi.
Gamze ESKİKÖY- YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Seferihisar’da yürütülen yargı süreçlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 50 kişinin yargılandığını, 29 kişinin tutuklu olduğunu belirten Güç, tutukluların yanı sıra ailelerinin de ekonomik açıdan zor durumda kaldığını söyledi. Güç, muhalif belediyelerde çalışanların tutuklu yargılanmasına tepki gösterirken, iktidara yakın eski bir belediye başkanının ifade sürecine ilişkin de sert eleştiriler yöneltti.
Seferihisar’da dram var
Güç, “Ben ve hukukçu arkadaşlarımızla, avukat arkadaşlarımızla beraber, milletvekillerimizle beraber, biz belediyelerde sıkıntı yaşayan arkadaşlarımızı, tutuklu yargılanan arkadaşlarımızı ziyaret ediyoruz. Çok ciddi sıkıntı yaşıyorlar. Bunlar aslında insan hakları yönünden çok ciddi problemler. 4 aydır içeride yatıyor arkadaşlarımız. Hiçbir iddianamenin İ’si yok, hazırlanmamış. Yani neyle suçlanıyor, neden suçlanıyor, ne yapmış, para transferi mi yapmış veya birini tehdit mi etmiş, ne olduğu hiç belli olmayan bir yargılama süreci başlatılmış.
Bir taraftan belediyelerdeki, muhalif belediyelerdeki çalışan bürokratların, çalışan işçilerin bir kısmı içeride hapis yatıyor, iddianame hazırlanmadan yargılanıyor. Bir taraftan da iktidara yakın eski belediye başkanı sakız çiğneye çiğneye ifadeye gidiyor. Bu ne demek biliyor musun? "Ben umursamıyorum" demek. "Ben çiğner çiğner tükürürüm" demek. Bu aslında millete yapılan bir hakaret. Bu arkadaşlar millete hakaret ediyor”
İktidar bu düzenle ülke yönetemeyeceğinin farkına varması gerekiyor. Hak ihlalleriyle alakalı, hak savunucularıyla alakalı istedikleri gibi gözaltı yapıp, kriminalize edebiliyorlar, kenara koyabiliyorlar insanları. İnsanları soyutlaştırabiliyorlar, toplumdan soyutlaştırabiliyorlar. Bizim belediyedeki bürokrasiyi korkutarak belediyeyi engellemeye çalışıyorlar.
Ben geçen gün Seferihisar’daydım, resmen dram var. Ya bu insanlar nasıl geçiniyorlar? Maaşlarını nereden alacaklar? Çocukları okula nasıl gidecek? Bunlarla ilgili hiçbir şey yok, açıklama yok.
4 aydır, 5 aydır içeride yatan bürokrat arkadaşlar var, memur arkadaşlar var, işçi arkadaşlar var. Maaşları kesiliyor. Orada nasıl geçineceklerini geçtim, ailesi nasıl geçinecek onunla ilgili hiçbir şey yok. Bu suçlamalar, bu yargılamalar, tutuksuz çok rahat yapılabilir.
Sadece muhalefet belediyelere yapılmış büyük bir baskı var. Sadece muhalif kesime yapılmış büyük bir baskı var. Bizlere siyasi anlamda ciddi bir siyasi baskı var. Ama bunlar akınacak veya bıktırılacak bir şey değildir. Biz siyasi anlamda çok güçlü olduğumuzu hissediyoruz. Milletimizin bizden yana olduğunu biliyoruz.
Bu yapılan eziyetlerin tamamı aslında millete yapılıyor. Çünkü bunun sonucunda ekonomi kötüleşiyor, bunun sonucunda insanlar mutsuzlaşıyor, bunun sonucunda insanlar bir yargı süreci olduğu zaman "Ya hemen şöyle bir iktidar partisine yakın bir avukat bulayım, iktidar partisine yakın bir işte hakimle görüşmeye çalışayım, aracı bulmaya çalışayım..." Bu ne demek? Bu resmen hukuksuzluktur yani.
Niye insanlar yargılama olacağı zaman veya hukuksal anlamda bir problem yaşadığı zaman iktidar partisine yakın birisini bulmaya çalışıyor? Bu adaletsizlikle alakalı bir şey değil midir? Adaletsizlikle alakalı bir şeydir. O yüzden Türkiye’de artık bu iktidar sisteminin yürümediği açıktır” dedi.
Belediye başkanları toplantısı iddialarına yanıt: Hiç problem yok
Güç, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Eylül ayı olağan meclis toplantısının birinci birleşimi öncesinde YENİ Partili 10 ilçe belediye başkanının Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık’ın ev sahipliğinde düzenlenen yemekli toplantıda bir araya gelmesine ilişkin iddiaları da değerlendirdi.
Toplantının YENİ Parti İzmir İl Yönetimi ile belediye başkanları arasındaki iletişim ve koordinasyon sorunları nedeniyle yapıldığı yönündeki iddiaları reddeden Güç, belediye başkanlarının zaman zaman kendi aralarında bir araya geldiğini söyledi.
Güç, toplantının herhangi bir ayrışma ya da iletişimsizlik nedeniyle gerçekleştirilmediğini belirterek “Öyle bir şey yok. Ünal Başkan yemek, yemek adı altında belediye başkanlarımızla toplandı. Ara ara belediye başkanlarımız bir araya toplanıyorlar, yemek yiyorlar kendi aralarında. Biz toplantımızı önümüzdeki hafta pazartesi günü belediye başkanlarımızla yapacağız. Aramızda iddia edilen gibi bir ayrışma, iletişimsizlik kesinlikle yok. Medyaya yansıyanların hiç alakası yok, konuyla alakası yok. Hatta bazıları "İl yönetimi müdahale ediyor" dedi. Biz teşvik ettik belediye başkanlarını; "Gitmeniz lazım, gitmezseniz yanlış anlaşılabilir" diye teşvik ettik. Öyle bir şey söz konusu değil. Ünal Başkan bizim kıymetli belediye başkanımızdır. Yemeğe ben de katılabilirdim ama benim işlerim vardı, randevularım vardı, o yüzden katılamadım. Hiç problem yok, hiçbir sıkıntı yok” ifadelerine yer verdi.
Partiyi kapatalım anlayışı var
Güç, partisinin ismi ve logosuna ilişkin yürütülen hukuki süreç hakkında da konuştu. Sürecin Genel Merkez tarafından takip edildiğini belirten Güç, “Genel Merkez tarafından takip edilen bir süreç. Süreci takip ediyorlar. Genel Başkanın açıklamaları daha doğru olacak. Bizim bu konuda yorum yapmamız doğru değil. Ama iktidarın bizi kilitleme sorunlarından bir tanesi. Sürekli bir problem yaratıyorlar. Bu en başta İstanbul olayından başlayan olayla beraber, bir yandan 2 milyon üyesi olan, 10 binlerce temsilcisi olan bir partiye bir tane ahlaksızlık var diye tüm partiyi ahlaksızlıkla suçladılar, oy oranları düşmedi. Belediye başkanları değişti, oy oranları düşmedi. Partiye "butlan" adı altında kayyum atadılar. Biz yeni parti kurduk, oy oranımız düşmedi. Halk, millet yine yeni partiden yana oldu. E bu olmayınca şimdi de "Partiyi kapatalım" anlayışı var. Bununla alakalı Genel Merkezimiz çalışıyor, hukukçularımız çalışıyor. O yüzden bunu Genel Merkezin açıklamaları daha doğru olacağını düşünüyoruz. Siyasi olarak şunu görüyoruz: İktidar partisi artık ülkeyi yönetemiyor. İktidar partisi bizim birinci parti olduğumuzu ve iktidar olacağımızı biliyor. O yüzden elinden gelen, seçime kadar elinden geleni yapacaktır. Ama bu sonucu değiştirmeyecektir” şeklinde konuştu.
Oy oranlarımız yüzde 50’den fazla!
Güç, ekonomik sorunlara ve yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerinin ardından erken seçim çağrısında bulunarak, “Biz de bu seçimin, erken seçimin olması gerektiğini bu yüzden savunuyoruz. Çünkü ülke yönetilemez halde. Ve ilk problem yaşanan yer de ekonomi. Ekonomi çok büyük baskı altında. İnsanlar geçinemiyorlar, çalışan insanlar mutlu değil, mutsuzlar. Gençler umutsuz. O yüzden en yakın zamanda erken seçimin gelmesi gerekiyor diyoruz. Mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz. Çok az kaldı arkadaşlar, merak etmeyin” dedi.
Güç sözlerini şöyle noktaladı:
“Oy oranlarımız Türkiye genelinde yüzde 35’ten fazla, İzmir’de yüzde 50’den fazla. Biz şu anda yeni parti olarak Türkiye’nin birincil partisiyiz. Bu çok büyük, kıymetli bir şey. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu kadar hızlı kurulan, bu kadar hızlı örgütlenen bir parti yoktur. Biz de İzmir’de çok ciddi bir örgütlenme yaptık biliyorsunuz. 30 ilçenin 30’u da yeni partiye katılım sağladı örgütleriyle beraber, yöneticileriyle beraber, ilçe başkanlarıyla beraber. Şu anda da delegasyon sisteminde 30 ilçede hiçbir problem yaşamadan, hiçbir kavga etmeden tüm delegasyonu uzlaşıyla yazdırdık. Ön seçime gidiyoruz. Bu aslında insanların geleceğe olan umuduyla alakalı bir şeydir. İzmir’de bu başarıyı sağladık, Türkiye’de bu başarıyı sağladık. En yakın seçimlerde seçimi kazandıktan sonra da Türkiye’de bu başarıyı sağlayacağız.
Bakmadan Geçme