İzmir Barosu'nda yeni dönem başladı: Cumhuriyetçi başkan mazbatasını aldı!
İzmir Barosu'nun seçimlerinde galip gelen Cumhuriyetçi Avukatlar Grubundan Av. Serhat Sökmen, mazbatasını aldı. Sökmen, 'İzmir Barosu hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmadığı gibi, kimsenin hedef tahtası veya polemik malzemesi de değildir' dedi.
Hayriye Gülperi TİBİN - İzmir Barosu'nun seçimli olağan genel kurulunun galibi Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu oldu. Cumhuriyetçi Avukatlar Grubunun başkan adayı Serhat Sökmen, oy çokluğu sağlayarak İzmir Barosu'nun başkanlık görevine seçildi.
Seçimlerin ardından bugün İzmir Barosu'nda mazbata ve devir teslim töreni gerçekleştirildi. Mazbatasını alması sonrasında baro önünde basın açıklamasında bulunan Sökmen, "Aldığımız bu mazbata; oy veren vermeyen, fikri, inancı ve dünya görüşü ne olursa olsun tüm İzmir Barosu üyesi meslektaşlarımızın ortak iradesinin ve baromuza olan sarsılmaz inancının simgesidir" dedi.
O zeybek, samimi bir kucaklaşmaydı
Sökmen, seçim sonuçlarının açıklandığı akşam zaferini kutladığı zeybek oyunuyla ilgili de konuştu. Sökmen, şunları söyledi:
"Seçim akşamı sandıklar açılıp sonuçlar kesinleştiğinde, meslektaşlarımızla coşkumuzu ve mutluluğumuzu zeybek oynayarak paylaştık. O zeybek; hiçbir kesimi ötekileştirmeyen, bu toprakların köklü kültürüne, ortak neşesine ve asil duruşuna sahip çıkan samimi bir kucaklaşmaydı. Ancak ne yazık ki, zaman zaman baromuzu siyasi polemiklerin içine çekmek, bizi dar kalıplara ve sığ ideolojik etiketlere hapsetmek isteyen sesler duyuyoruz. Şunun çok net bilinmesini isterim ki: İzmir Barosu hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmadığı gibi, kimsenin hedef tahtası veya polemik malzemesi de değildir."
Ortak akılla yöneteceğiz
Yeni döneme ilişkin de konuşan Sökmen, şu ifadeleri kullandı:
"Bizim yönetim anlayışımız; ayrıştıran değil birleştiren, ötekileştiren değil kucaklayan bir anlayıştır. Dili, ırkı, inancı, siyasi düşüncesi ne olursa olsun, baromuzun kapısı da gönlü de her bir meslektaşımıza sonuna kadar açıktır. Bizler baromuzu fildişi kulelerden değil, meslektaşlarımızla adliye koridorlarında omuz omuza, katılımcı bir anlayışla ve ortak akılla yöneteceğiz. Dışarıda hangi siyasi tartışma yaratılmaya çalışılırsa çalışılsın; bizim pusulamız ve tek gündemimiz bellidir. Bizim ana önceliğimiz, tek odağımız; mesleğimiz ve meslektaşlarımızın yaşadığı derin sorunlardır. Genç meslektaşlarımızın karşılaştığı ekonomik ve mesleki zorluklar, adliyelerde ve bürokraside savunmanın önüne çıkarılan engeller ve avukatlık mesleğinin itibarını koruma mücadelesi bizim asıl sorumluluğumuzdur. Siyasi polemiklerle vakit kaybetmeyecek, tüm enerjimizi meslek onurunu yükseltmeye ve meslektaşlarımızın haklarını savunmaya harcayacağız."
Güveniniz ve desteğiniz için teşekkür ediyorum
Sökmen, konuşmasını şöyle noktaladı:
"Cumhuriyetimizin değerlerinden, Atatürk ilke ve devrimlerinden, evrensel hukuk kurallarından ve insan haklarından milim sapmadan; savunmanın bağımsızlığını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz Hiçbir haksız algı operasyonu, bizim bu kapsayıcı, eşitlikçi ve meslek odaklı duruşumuzu gölgeleyemez İzmir Barosu, her bir avukatın sığınacağı güvenli bir liman, hakkını arayacağı güçlü bir çatı olmaya devam edecektir. Güveniniz ve desteğiniz için hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Yolumuz açık, birliğimiz daim olsun!"
Yılmaz: Mücadele alanları adliyeyle sınırlı olmamalı
Sökmen'in konuşmalarının ardından devir teslim töreni gerçekleştirildi. Burada konuşan önceki dönem İzmir Barosu Başkanı Sefa Yüksel, "Pazar günü seçim gerçekleştirildi. Ben 2022 ve 2024 yıllarında görevlendirilen baro başkanı olarak her genel kuruldaki konuşmamın başında dedim ki, 'Evet hepimiz avukatız. Bu genel kurullarda her şeyin tartışılması gerekir ama birbirimizi kırmadan, kötücül dil kullanmadan.' Yeni bir genel kurul gerçekleştirdik ve bu söylemleri büyük ölçüde tamamladık. Ben o gün orada konuşan tüm arkadaşlarımı tebrik ediyorum" dedi.
Yüksel, konuşmasına şöyle devam etti:
"İzmir Barosu'nun tarihi bir asırdan fazla. Bu tarihin cumhuriyet dönemine denk gelen süreçlerinde baronun tavrı her zaman hukukun üstünlüğünden yana oldu. Bugün, İzmir Barosu'nun toplumsal olaylara karşı reflekslerinin devam edeceğine oan inancıyla bu görevi sökmeye devretmek üzere buradayım. Hep söyledik, İzmir Barosu ülke hukuk tarihinin olduğu kadar tüm yönleriyle, sosyal siyaset, ekonomik her alanda sözünü söyleyen ve bunu görev olarak gören bir anlayışı savundu. İzmir Barosu kadını, doğayı, çocuğu, sokakta yaşayan hayvanları savundu. Mücadele alanları sadece adliyeye sınırlı olmamalı. İzmir bürosunun yönetimleri ger zaman cumhuriyet değerlerini savundu. Bağımsız yargıyı savundu. Tüm yönetimler bu anlayışları hayata geçirmek için özveriyle çalıştı. Biliyoruz ki yeni başkanımız yeni yönetimimiz de bu anlayışı sürdüreceklerdir."
Bakmadan Geçme

