• Haberler
  • Güncel
  • Kurşun tehdidine karşı ücretsiz okul yemeği çağrısı

Kurşun tehdidine karşı ücretsiz okul yemeği çağrısı

İzmir Okul Yemeği Koalisyonu, kurşun zehirlenmesine karşı ücretsiz okul yemeği ve temiz içme suyu çağrısı yaptı. Bülent Şık, 'Kurşun zehirlenmesine yol açan çevresel kirlenmeyi kaynağında kontrol etmektir. Beslenme desteği, bu kontrol çalışmalarına ilave olarak sunulan tamamlayıcı bir adımdır' dedi.

Hayriye Gülperi TİBİN – İzmir Okul Yemeği Koalisyonu, 18 – 24 Ekim Kurşun Zehirlenmesini Önleme Haftası kapsamında ücretsiz okul yemeğinin çocuk sağlığı üzerindeki etkisi kapsamında basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamaya Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği İzmir Şube Başkanı Aslı Tamtürk, İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Seha Yüksel, İzmir Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Ömer Ulaş Kırım ve koalisyon bileşenleri katılım gösterdi.
Kurşun tehdidine karşı ücretsiz okul yemeği çağrısı

Tamtürk: Çocukların beslenmesi ve eğitim hakkı ayrı düşünülemez

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Tamtürk, “Kurşun maruziyeti, çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimini, öğrenme süreçlerini olumsuz etkileyebilen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Biliyoruz ki çocukların sağlığı, beslenmesi ve eğitim hakkı birbirinden ayrı düşünülemez. Bu anlayışla, çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek ve eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek açısından ücretsiz, sağlıklı okul yemeğinin önemini ve bunun neden kamusal bir sorumluluk olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Şık: Kurşun pek çok alanda kullanılıyor

Tamtürk’ün ardından söz alan ve koalisyon bileşenleri adına açıklamayı gerçekleştiren Gıda Mühendisi Bülent Şık, şunları söyledi:

“Kurşun, çocukların nörogelişimini, yani beyin ve sinir sisteminin gelişimini olumsuz etkileyen, dünya çapındaki en önemli toksik kimyasal maddelerden biridir. Çevresel kirliliğin gıdalara, suya ve havaya yansımasıyla çocuklara ulaşan, çocukların sağlığını bozan toksik bir kimyasaldır. Kurşun pek çok alanda kullanılıyor. Akü ve geri dönüşüm sektörleri, plastik endüstrisi, tekstil boyaları bu alanlar arasında yer alıyor. Kurşunun çevresel ortamlara bulaşmasının kontrol edilmemesi, bu konuda gerekli kamusal programların yürütülmemesi ya da kurşun kirliliğini ortadan kaldıracak, çevre kirliliğini azaltacak yaklaşımların uygulanmaması sonucunda kurşun; gıdalar, su ve hava yoluyla, solunum gibi yollar üzerinden bünyemize giriyor.”

Bilişsel becerilerde gerilemeler yaşanıyor

Şık, çocukların kurşuna karşı son derece hassas olduğuna dikkat çektiği konuşmasında şunları kaydetti:

“Kurşundan etkilenen çocuklarda bilişsel becerilerde ciddi gerilemeler yaşanıyor. Öğrenme, muhakeme etme ve problem çözme, yani daha çok okul ve akademik başarıyla ilişkilendirdiğimiz becerilerde ciddi gerilemeler oluyor. Kurşuna maruziyet açısından toplumun her kesimi aynı düzlemde değil. Bazı kesimler son derece hassas. Örneğin yoksul kesimler ve gıda güvencesizliği yaşayan kesimler bu açıdan daha kırılgan. Özellikle demir, kalsiyum gibi besleyici öğelerden yetersiz beslenen, kötü beslenme koşullarına sahip çocuklarda, kirlilik sonucunda bünyeye giren kurşunun bağırsaklardan emilimi artıyor. Dolayısıyla yoksul ve gıda güvencesizliği yaşayan çocuklarda kurşun zehirlenmesinin, benzer koşulları yaşamayan, en azından gıda güvencesine sahip ve belirli bir ekonomik refah düzeyindeki akranlarına kıyasla çok daha fazla olduğunu söylemek mümkün.”

Kurşun tehdidine karşı ücretsiz okul yemeği çağrısı

Kurşun maruziyetinde yoksulluk etkisi

Özellikle yoksulluk yaşanan alanlarda, çevresel koşullardaki kirlilik düzeyinin ve yetersiz belenmenin de çocukların kurşuna daha fazla maruz kalmasına yol açtığını belirten Şık, “Bunun yansıması da eğitimde başarının gerilemesidir. Çocuğun okula devamının ve öğrenmesinin ciddi şekilde zarar görmesidir. Bu durum, bütün dünyada akademik literatürde ve hak temelli örgütler tarafından bir eğitim adaletsizliği meselesi olarak tartışılıyor” dedi. Şık, şöyle devam etti:

“Yeterli ve dengeli beslenme imkânına sahip olan bir çocuğun, özellikle demir ve kalsiyum gibi besleyici öğelere erişebilen bir çocuğun, kurşuna maruz kalma karşısındaki hassasiyeti ve kırılganlığı bir miktar azalıyor. Yani okullarda çocuklara ücretsiz bir öğün yemek ve temiz içme suyu sağladığımızda, yoksul, yetersiz beslenen ya da gıda güvencesizliği yaşayan çocuklara demir ve kalsiyum gibi besleyici öğeleri içeren bir öğün ücretsiz yemek desteği sunduğumuzda, kurşunun bağırsaklardan emilimi azalıyor. Elbette esas olan çevresel kirliliği önlemektir. Kurşun zehirlenmesine yol açan çevresel kirlenmeyi kaynağında kontrol etmektir. Beslenme desteği, bu kontrol çalışmalarına ilave olarak sunulan tamamlayıcı bir adımdır. Bir kez daha ülkemiz genelinde, çocuklara beslenme desteğini ulaştırabileceğimiz en uygun yerler olan kreşler, yurtlar ve okullar gibi toplu beslenmenin yapıldığı yerlerde ücretsiz bir öğün yemek sağlanmasını ve temiz içilebilir suyun çocukların kolayca erişimine açılmasını talep ediyoruz.”

Yüksel: Bunu sağlayabilecek bir ülkeyiz

İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Seha Yüksel ise “Kurşun her yerde ve o yüzden tehlike her yerde. Bu tehlikeden öncelikle çocuklarımızı uzak tutmak için yapabileceklerimizden biri çocuklara bir öğün gıdayı sağlayabilmek. Bunu sağlayabilecek bir ülkeyiz. Sadece bu iradeyi ortaya koymak gerekiyor. Bu iradeyi ortaya koymak için mücadele ediyoruz. Kurşun bütün insanların hayatında tehlikeli olduğu gibi çocukluk bebeklik ergenlik çağında kurşunun sonuçlara daha belirgin şekilde ortaya çıkıyor. O yüzden tehlike her yerdeyse bizler de her yerde olur bu sorumluluğu dile getireceğiz. Bir öğün okul yemeğini ve güvenli suyu çocuklarımız için talep etmeye devam edeceğiz” dedi.

Kırım: Şeffaflıkla ilgili problemlerimiz var

Son olarak söz alan Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ömer Ulaş Kırım, “Biz bu alanda aslında İzmir Okul Yemeği Koalisyonu, Türkiye Okul Yemeği Koalisyonu olarak çağrımıza başlarken bundan aylar öncesinde şöyle bir tanım koymuştuk ortaya: Çocukların beslenmesi için harcanmayan her 1 lira, yarının sağlık problemlerine harcanacak her 7 ile 9 lira olarak ülke bütçesine bir yük olarak binecektir” dedi. Kırım, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bahsedilen konuların haricinde bir de baktığımız zaman ülkemizde ne yazık ki bizim şeffaflıkla ilgili problemlerimiz var. Şu an ülkemizde çocukların kan kurşun düzeyinin yeterli düzeyde ölçülüp ölçülmediğini bilmiyoruz. Bunların kamuoyuyla ve toplumun geneliyle paylaşılmadığını... Riskli bölgelerde yapılan tarama sistemleri var mıdır? Gıda, toprak, su ve tüketici yönündeki kurşun kirliliklerinin ne düzeyde olduğunun yapılan taramalar neticesinde bizimle paylaşılmasını istiyoruz. Ve bunların artmış olduğu bölgelerde azaltma çalışmalarının da ivedi olarak hayata geçirilmesini istiyoruz. Okul yemeği çocuklarımızın ilk evrede kreşlerde, yurtlarda ve okullarda sağlanabildiği takdirde bu maruziyeti büyük ölçüde azaltacaktır. Bugün burada sadece kurşunu konuşuyoruz, yarın başka bir konuyu konuşacağız. Çünkü okul yemeği dediğimiz dengeli beslenme ve gıda güvenliği dediğimiz konu doğrudan halk sağlığı ile alakalıdır, toplum sağlığı ile alakalıdır.”

İzmir Gaste | izmirgaste | - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Hayriye Gülperi TİBİN

Bakmadan Geçme