CHP'li Sevda Erdan Kılıç'tan Cemil Tugay hakkında suç duyurusu
CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, Basmane Çukuru için imzalanan protokollerin kamu zararı riski taşıdığını savunarak Cemil Tugay hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
Haberin Özeti
- • CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında suç duyurusunda bulunduğunu duyurdu.
- • Suç duyurusunun gerekçesi, Basmane Çukuru'na ilişkin protokoller ve belediyenin taşınmaz üzerindeki hakları konusunda ortaya atılan iddialar oldu.
- • Kılıç, bilirkişi raporlarının taşınmazın tamamının belediyeye iadesini öngördüğünü, buna rağmen yüzde 30'luk payın kabul edildiğini savundu.
- • Protokollerle tapu davalarının geri alınması, ihtiyati tedbirlerin kaldırılması ve bazı alacaklardan vazgeçilmesinin taahhüt edildiğini ileri sürdü.
- • Kılıç, İçişleri Bakanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığını konuyla ilgili işlem yapmaya çağırdı.
CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, Basmane Çukuru olarak bilinen taşınmaza ilişkin imzalanan protokoller nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Kılıç, belediyenin taşınmazın tamamını geri kazanma ihtimali bulunduğunu savunarak yapılan anlaşmaların kamu zararı riski oluşturduğunu ileri sürdü. Suç duyurusunun Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesi kapsamında görevi kötüye kullanma iddiasına dayandığını belirtti.
Konak ilçesinin İsmet Kaptan Mahallesi'nde bulunan yaklaşık 21 dönümlük Basmane Çukuru önünde açıklama yapan Kılıç, alanın İzmir'in ortak değerlerinden biri olduğunu ifade etti. Belediye tarafından yürütülen hukuki süreçte önemli kazanımlar elde edildiğini savunan Kılıç, buna rağmen imzalanan protokollerle kamusal haklardan vazgeçildiğini iddia etti.
Basmane Çukuru için Cemil Tugay hakkında suç duyurusu
Sevda Erdan Kılıç, açıklamasında suç duyurusunun gerekçesini şöyle ifade etti:
"Belediyenin hukuk önünde önemli kazanımlar elde ettiği bir aşamada, İzmir halkının haklarının protokollerle feda edilmesi söz konusudur. Bu nedenle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesi kapsamında görevi kötüye kullanma iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğumu kamuoyuna açıklıyorum."
Kılıç, İzmir Büyükşehir Belediyesinin önceki dönemde sözleşmenin geriye etkili feshi, tapuların iadesi ve teminatların irat kaydedilmesi talepleriyle dava açtığını hatırlattı.
Bilirkişi raporları ve yüzde 30'luk pay tartışması
İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıç, dosyada alınan üç ayrı bilirkişi raporunun yüklenici firmaları kusurlu bulduğunu ileri sürdü.
Kılıç'ın aktardığına göre raporlarda, mevcut imalatların ekonomik değerini yitirdiği ve tapuların tamamının tazminat ödenmeden belediyeye iade edilmesi gerektiği yönünde değerlendirmeler yer aldı.
Sayıştay'ın 2023 ve 2024 yılı raporlarına da değinen Kılıç, taşınmazın tamamının kamuya kazandırılması için hukuki süreçlerin takip edilmesi gerektiğinin belirtildiğini savundu.
Buna karşılık Cemil Tugay yönetiminin imzaladığı protokollerle alanın yalnızca yüzde 30'luk bölümüne razı olduğunu iddia eden Kılıç, belediyenin kalan yüzde 70 üzerindeki haklarından vazgeçme yoluna gittiğini öne sürdü.
Kılıç, "Bilirkişilerin tapuların tamamının kamuya iadesi gerektiğini belirttiği, davanın karar aşamasına yaklaştığı bir noktada yüzde 100 yerine yüzde 30'a razı olmak, İzmir halkının hakkından vazgeçmek değil midir?" diye sordu.
Protokoldeki dava ve teminat maddelerine itiraz
Kılıç, Basmane Çukuru'na ilişkin Niyet Protokolü'nün bazı maddelerinin belediyenin hukuki ve mali haklarını etkileyebileceğini ileri sürdü.
Protokolün 5.1. maddesi kapsamında tapu iptal ve tescil davalarının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 123. maddesi uyarınca geri alınmasının ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasının taahhüt edildiğini belirtti.
5.2. maddede ise banka teminatlarına ilişkin takiplerden ve nakit alacaklardan vazgeçilmesinin öngörüldüğünü iddia etti.
Kılıç, söz konusu düzenlemelerin kamu zararı riski taşıdığını savunarak belediye yönetiminden hukuki gerekçelerin açıklanmasını istedi.
Belediye Meclisinin yetki kararını da eleştirdi
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 16 Ocak 2026 tarihli kararına değinen Kılıç, Belediye Başkanı Cemil Tugay'a nihai protokol için geniş yetki verildiğini belirtti.
Protokolün içeriğinin Meclis tarafından görülmeden yetki verildiğini ileri süren Kılıç, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. ve 38. maddelerinde taşınmaz tasarrufu ve sulhe ilişkin yetkilerin sınırlandırıldığını hatırlattı.
Kılıç, belediye meclisinin yetkilerinin sınırsız biçimde devredilemeyeceğini savundu.
Ayrıca protokolün 4.6. maddesiyle henüz hazırlanmamış projelere göre imar planlarının hızla değiştirilmesinin taahhüt edildiğini öne sürdü.
"İmar planlama yetkisi, özel şirketlerle pazarlık masasına konulabilecek bir yetki değildir" diyen Kılıç, bu düzenlemenin de incelenmesi gerektiğini ifade etti.
75 milyon dolarlık ihale sürecine dikkat çekti
Basmane Çukuru'na ilişkin gelişmelerin tarihlerini de paylaşan Kılıç, 10 Eylül 2026'da Nihai Protokol'ün imzalandığının açıklandığını, 26 Ekim'de ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından alanın 75 milyon dolar muhammen bedelle ihaleye çıkarıldığını belirtti.
Kılıç, bu gelişmelerin İzmir Büyükşehir Belediyesinin taşınmaz üzerindeki hakları bakımından incelenmesi gerektiğini savundu.
İçişleri Bakanlığı ve savcılığa çağrı
CHP'nin kamu zararına yol açabilecek hukuka aykırı işlemlere karşı olduğunu ifade eden Kılıç, İçişleri Bakanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılığını göreve çağırdı.
Kılıç, 4483 sayılı Kanun ve Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesi kapsamında gerekli işlemlerin yapılmasını, yargı organlarının da olası kamu zararlarını önlemeye yönelik hukuki koruma tedbirlerini değerlendirmesini istedi.
"İzmir halkının yüzde 100 hakkı varken, kim hangi yetkiyle yüzde 30'a razı oluyor? Kimin malını, kimin adına, kime bırakıyorsunuz?" ifadelerini kullanan Kılıç, Basmane Çukuru'na ilişkin süreci takip edeceğini söyledi.
Kılıç, açıklamasını "Bu kent kimsenin şahsi mülkü değildir. İzmir'in geleceği kapalı kapılar ardında imzalanan protokollere sığdırılamaz" sözleriyle tamamladı.
Kılıç'ın açıklamasında dile getirdiği iddialar, suç duyurusuna konu edilen değerlendirmeleri içeriyor. Suç duyurusunda bulunulması, iddiaların yargı kararıyla doğrulandığı anlamına gelmiyor.
Bakmadan Geçme