• Haberler
  • Siyaset
  • Baro Genel Kurulu'nda Yılmaz'dan 'adalet' çıkışı: 'Bu ülke artık bir cezaevi!'

Baro Genel Kurulu'nda Yılmaz'dan 'adalet' çıkışı: 'Bu ülke artık bir cezaevi!'

İzmir Barosu Olağan Genel Kurulu'nun açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Baro Başkanı Yılmaz, Türkiye gündeminde yer alan sorunları hatırlatarak 'Bu ülke artık dört yanı demir parmaklıklarla çevrilmiş bir cezaevi' dedi.

Hayriye Gülperi TİBİN – İzmir Barosu’nda seçim heyecanı devam ediyor. İzmir Barosu Olağan Genel Kurulu bugün gerçekleştirildi. Genel kurula İzmir Baro Başkanı Av. Sefa Yılmaz, başkan adayları ve avukatlar katılım gösterdi. İstiklal Marşı ve Saygı duruşunun ardından divan kurulu üyeleri açıklandı. Sonrasında Divan Başkanı Çetin Turan, açıklamalarda bulundu. Turan, “İzmir Barosu Genel Kurulları Türkiye’deki diğer baro genel kurulları örnektir. BU genel kurullarda alınan kararlar da yine Türkiye barolarına örnek olmuştur. İzmir barosunun yönetim kurullarını çalışmaları da yine öyledir” dedi. 
 

Turan: Gelecekten umudumuzu kesmiş değiliz  
 

Turan, konuşmasına şöyle devam etti: 
“İçinde bulunduğumuz ortamda çok büyük zorluklar içerisindeyiz. Hukuken şu andaki yönetimin hukuk kurallarına uygun yürüdüğünü söylemek mümkün değil. Anayasal bir devlet olma niteliğimiz ortadan kalkmıştır. Kuvvetler ayrılığı ilkesi fiilen yok oldu. Anayasanın temel ilkeleri planlı olarak etkisiz hale getirilmiştir. Yargı organları dahil idareyi ve tüm vatandaşları etkileyen anayasa mahkemesi kararları uygulanmamaktadır. Bağımsız ve tarafsız olması gereken mahkemeler görev alanlarının dışına çıkarak karar almaktadır. Gazeteciler tutuklanıyor televizyon kanallarına kayyum atanıyor, tarafsız yayınlar engelleniyor. Avukatlık görevi görevini serbestçe yerine getiremiyor. Ülkemiz ve mesleğimizin geleceği parlamenter demokrasiden geçmektedir. Bugün yaşanan tüm sorunların geçici olduğunu bu karanlığın er geç dağılacağına inanıyoruz. Gelecekten umudumuzu kesmiş değiliz.”  
 

Yılmaz: Savunma mesleğinin olmadığı yerde adalete erişimden söz edemeyiz 
Baro Genel Kurulu'nda Yılmaz'dan 'adalet' çıkışı: 'Bu ülke artık bir cezaevi!'

Turan’ın ardından Genel Kurul’un açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz, “Cumhuriyet öncesinde kurulan bir barodan bahsediyoruz. İzmir Barosu, Türkiye’de İstanbul Barosu’ndan sonra kurulan barodur. Hemen Cumhuriyet’in ilanından sonra elbette sosyal hukuk devleti ilkelerini kendine yol edinmiş bir baro” dedi. Yılmaz, şöyle devam etti: 
“Her zaman demokrasiden yana bir tavır sergilemiştir. Bu sadece hukuk siyaseti anlamında söylemiyorum. Avukatların sorunlarını bu ülkenin sorunlarından aynı düşünmeyen bunu her dönem dillendiren, bunların çözümlerinin demokrasi olduğunu, bağımsız yargı olduğunu ve savunma mesleğinin tüm bunların içinde yer alması gereken en önemli argüman olduğunu her fırsatta söylemiştir. Çünkü savunma mesleğinin olmadığı yerde adalete erişimden bahsedemezsiniz. İşte İzmir barosu 118 yıllık tarihiyle her zaman savunma mesleğini önceleyen ama hiçbir zaman hukukun üstünlüğünden ödün vermeyen bir yönetim anlayışıyla bunlar yaşanmıştır. Ben 118 yıllık İzmir barosu tarihinin son iki döneminin başkanı olma onurunu yaşadım. Bu onuru bana sizler verdiniz.” 
 

Türkiye’nin gözü üzerimizde 
 

Yılmaz, genel kurulda adayların birbirine karşı kırıcı olmaması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye’nin gözü üzerimizde. O yüzden bu genel kurulda söyleyeceğiniz kelimeler yarın adliyede karşılaştığımızda birbirimizin yüzüne bakamayacak sözler olmamalı. Birbirimizi kırmamalıyız. En ağır eleştirileri burada yapabiliriz. Her meslektaşımız burada her düşüncesini ifade etme hakkına sahiptir. Burada yapılacak eleştiriler seçilecek olan başkan ve diğer kurulların yol haritası olacaktır. Ama biz bu haritayı çizerken azami dikkati göstererek birbirimize kırıcı sözler söylemeden iyi bir genel kurul olmasını rica ediyorum ki bunun da gerçekleşmesine olan inancımı ifade etmek istiyorum” dedi. 
Sadece savunma yaptığı için cezaevinde olan avukatlar var 
Yılmaz, açıklamasına şöyle devam etti: 
“Çok zor bir dönemden geçiyoruz. Bu zor dönemin taşları neredeyse 20 yıl önce atıldı. Ama özellikle 2010 ve 1017 anayasa değişiklikleri bu taşları neredeyse üzerinden bizlerin yürümeyeceği hale getirdi. Tek adam rejimine geçtikten sonra yaşanan adaletsizliklerin ne yazık ki sıradan olaylar olduğu şeklinde bir yaşam biçimini hayat geçirmeye başladılar. O kadar zor koşullarda yaşıyoruz ki artık neredeyse nefes almak bile zor. Bu ülke artık dört yanı demir parmaklıklarla çevrilmiş bir cezaevi. Burada söylediğiniz bir söz ya da yaptığınız bir paylaşım nedeniyle sabaha karşı gözaltına alınırsınız ve tutuklanırsınız. Neden tutuklandığını bile bilmezsiniz. İddianameniz bir yıl hazırlanmaz, beklersiniz. Her şeyi söyleyebilirseniz diyorlar. Ancak söyledikleri, sadece onların konuştuklarını söylememiz. Biz doğanızı havanızı suyunuzu zehirleyeceğiz ama siz ses çıkarmayacaksınız diyorlar. Sizin gibi yaşamayan herkes düşman ceza hukukuyla yargılanır hale geldi. Bundan en çok etkilenen de avukatlar oldu. Her yönden şiddet görüyoruz. Ancak bunun yanında da hukuksal olarak şiddet görüyoruz. Bugün sadece savunma yaptığı için cezaevinde olan avukatlar var. 
İzmir barosu bulunduğu her ortamda gerek avukatlarla gerek ülke sorunlarıyla ilgili her alanda sözünü söyledi undan sonra da söylemeye devam edecek. Bizim inandığımız tek şey bu ülkenin yurtseverleri, bu ülkenin halkıdır. Başka bir güce asla ve asla ihtiyaç duymadık. Korkmadan biat etmeden her yere de sözümüzü söyledik. Barolara çok önemli görevler düşüyor. Avukat için de yurttaş için de ülkenin genel durumu da söyleyecek. 95’inci madde insan haklarını savunacaksınız diyor. Bunları söylediğiniz zaman suçlu oluyorsunuz. Düşman ceza hukukuyla karşı karşıya kalıyorsunuz.” 
 

Yanlışların olmaması olanaksız 
 

Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen cezaevinde tutulan isimleri de anan Yılmaz, milletvekili Can Atalay’a, Soma’da yaşamını yitiren 301 madencinin ailelerinin avukatlığını yapan Selçuk Kozağaçlı’ya, avukatlık mesleğini icra ettiği için tutuklandığını belirttiği Mehmet Pehlivan’a, Selahattin Demirtaş’a, Osman Kavala’ya ve haksız yere cezaevinde bulunan bütün yurttaşlara selam gönderdi. Konuşmasının devamında birlik mesajı veren Yılmaz, şunları kaydetti: 
“İyi ki İzmir Barosu var. İyi ki avukatlar var. İyi ki bu güzel insanlar, meslektaşlarım var. Biz geleceğe taşıyacağımız özgürlük idealimizden hiçbir zaman vazgeçmedik, asla vazgeçmeyeceğiz. Her şeyi çok iyi yaptık mı? Hayır. Her şeyi dört dörtlük yaptık mı? Hayır. Eksiklerimiz yanlışlarımız elbette olacaktır. Ama ben biliyorum ki gelecek yönetimler bu eksiklikleri tamamlayacaktır. BU yanlışlıkları düzenleyecektir. Kimse de yönetimsel anlamında dört dörtlük değildir. Yanlışların olmaması olanaksız. Ancak bunları düzeltmek hepimizin görevi. Birlikte hareket edeceğiz çünkü biz her zaman şuna inandık, birlikte yönetmenin yolu birlikte üretmekten geçer. Kollektif çalışmanın özünde de birlikte üretmek vardır.

İzmir Gaste | izmirgaste | - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Hayriye Gülperi TİBİN

Bakmadan Geçme