• Haberler
  • Güncel
  • 30 Ekim İzmir depreminin 6. yılında: Kent ne kadar hazır?

30 Ekim İzmir depreminin 6. yılında: Kent ne kadar hazır?

117 kişinin yaşamını yitirdiği 2020 depremi, yarın altıncı yılında anılacak. İzmir'de fay, zemin, yapı stoku ve afet hazırlığı çalışmaları sürüyor. Uzmanlar tehlikenin sürdüğünü, ancak depremlerin tarihinin önceden bilinemediğini vurguluyor.

Haberin Özeti

  • • İzmir’de deprem tehlikesi sürüyor; bilim insanları depremin kesin tarihinin önceden bilinemeyeceğini vurguluyor.
  • • 30 Ekim 2020 depreminde 117 kişi yaşamını yitirdi; ağır hasar özellikle Bayraklı ve Bornova’da görüldü.
  • • Yıkımda zemin koşullarının yanı sıra binaların dayanımı ve yapım kalitesi de etkili oldu.
  • • İzmir’de fay, zemin ve yapı stokuna yönelik araştırmalar sürüyor; hazırlık kritik altyapıyı da kapsıyor.

İzmir’de deprem tehlikesi sürüyor; ancak olası bir depremin ne zaman yaşanacağını bugünkü bilimsel yöntemlerle önceden söylemek mümkün değil. Uzmanların uyarıları belirli bir gün ya da yakın tarihli bir deprem beklentisi anlamına gelmiyor. Asıl soru, kentin bir sonraki büyük sarsıntıya ne kadar hazır olduğu.

Bu soru, 30 Ekim 2020’de saat 14.51’de yaşanan ve 117 kişinin yaşamını yitirdiği depremin altıncı yıl dönümünde yeniden gündemde. Ege Denizi’nde, Seferihisar açıklarında meydana gelen deprem özellikle Bayraklı ve Bornova’da ağır yıkıma yol açtı. İzmir, felaketin yıl dönümünü yarın anarken faylar, zemin koşulları ve yapı güvenliği bir kez daha kentin öncelikli başlıkları arasında.

İzmir’de deprem tehlikesi neden sürüyor?

İzmir’in deprem tehlikesi tek bir faydan kaynaklanmıyor. Kentin çevresindeki faylar, farklı zemin özellikleri ve yapı stokunun durumu birlikte ele alınıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesinin Deprem Master Planı çalışmasında yaklaşık 40 fay zonu, zemin yapısı ve 118 bin yapıya ilişkin envanter inceleniyor. Belediyenin hedefi, bu verilerle deprem öncesinden afet sonrasına uzanan bir yol haritası oluşturmak.

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, İzmir ve çevresinde büyük deprem üretebilecek aktif faylar bulunduğuna dikkat çekerek bu fayların araştırılması gerektiğini belirtiyor. Görür’ün uyarısı, belirli bir tarihte deprem olacağı yönünde değil; kentin yalnızca binalarını değil, yollarını ve diğer kritik altyapısını da olası bir sarsıntıya hazırlaması gerektiği yönünde.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise İzmir’e ilişkin değerlendirmelerinde Narlıdere ve Balçova-Güzelbahçe çevresindeki fay sistemlerine dikkat çekiyor. Üşümezsoy’un bu değerlendirmeleri kendi görüşünü yansıtıyor; yakın zamanda deprem olacağına ilişkin kesin bir tahmin olarak sunulmamalı.

30 Ekim depreminde ne yaşandı?

AFAD, 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremin büyüklüğünü 6,6 olarak duyurdu. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) ise aynı depremi 7,0 olarak kaydetti. Farklı büyüklük değerleri, kurumların kullandığı ölçüm ve değerlendirme yöntemlerinden kaynaklanıyor. AFAD’ın son bilgilendirmesinde depremde 117 kişinin yaşamını yitirdiği, 1.032 kişinin yaralandığı bildirildi.

Deprem, Ege Denizi’ndeki kuzey-güney yönlü genişleme hareketiyle ilişkili normal faylanma sonucu meydana geldi. Sarsıntı geniş bir bölgede hissedilirken Sığacık’ta deniz suyu yükseldi; en ağır bina hasarı ise merkez üssüne uzak Bayraklı ve Bornova’da görüldü. Bu tablo, bir depremin etkisini yalnızca merkez üssünün kente uzaklığına bakarak anlamanın mümkün olmadığını gösterdi.

Yıkımda zemin kadar binaların durumu da etkili oldu

Bayraklı’daki ağır hasarı yalnızca zemin koşullarıyla açıklamak eksik kalıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesinin deprem sonrası değerlendirmesinde, yumuşak zeminin sarsıntıyı bazı bölgelerde büyüttüğü; ancak benzer zemin özelliklerine sahip her yerde aynı ölçekte yıkım yaşanmadığı belirtildi. Raporda, Bayraklı’daki bazı binaların deprem dayanımındaki yetersizliklere de dikkat çekildi.

Hasar gören yapılar üzerinde yapılan teknik incelemeler, yapım ve mühendislik sorunlarını da gündeme taşıdı. Türkiye Hazır Beton Birliğinin raporunda zemin etkisinin yanı sıra mühendislik ve uygulama eksiklikleri, düşük beton kalitesi ve donatı çeliğiyle ilgili sorunlar sıralandı. Depremde binanın taşıyıcı sistemi ve yapım kalitesi, bulunduğu zeminin özellikleriyle birlikte hasarın boyutunu belirledi.

İzmir’de yapı ve zemin incelemeleri sürüyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bayraklı ve Bornova’da 96 bin binanın ön incelemesinin yapıldığını, Karşıyaka’da ise 22 bin 500 yapıyı kapsayan saha çalışmasının tamamlandığını duyurdu. Bu çalışmalar yapı stoku hakkında bilgi toplamak ve daha ayrıntılı inceleme gerektirebilecek binaları belirlemek amacıyla yürütülüyor. Ön inceleme, tek başına bir binanın depreme dayanıklı olduğunu belgeleyen performans analizi anlamına gelmiyor.

Depreme hazırlık binalarla sınırlı değil. Fay ve zemin araştırmaları, kıyı bölgelerine yönelik tsunami senaryoları ve deprem sonrasında çalışması gereken yollar, köprüler, su şebekeleri, haberleşme ve sağlık hizmetleri de planlamanın parçası. Bu çalışmaların kent için güvenceye dönüşmesi, elde edilen bulguların uygulanmasına ve gerekli kaynakların ayrılmasına bağlı.

Depremin tarihi bilinmiyor, hazırlık bugünden yapılabilir

Bilim insanları bir depremin gününü, saatini ve büyüklüğünü önceden kesin olarak söyleyemiyor. Bu nedenle faylarla ilgili uyarıları yakın tarihli bir deprem beklentisi gibi okumak doğru değil. Uyarıların işaret ettiği gerçek, İzmir’de deprem tehlikesinin sürdüğü ve hazırlığın ertelenemeyeceği.

30 Ekim’in üzerinden altı yıl geçti. Binaların güvenliğinin belirlenmesi, riskli yapılar için çözüm üretilmesi, araştırmaların tamamlanması ve kritik altyapının güçlendirilmesi hâlâ önemini koruyor. Depremin ne zaman olacağı bilinmiyor; İzmir’in o güne ne kadar hazır olacağını belirleyecek çalışmalar ise bugünden yapılabilir.

İzmir Gaste | izmirgaste | - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
HABER MERKEZİ

Bakmadan Geçme