Ali KAYADİBİ

İzmir CHP'nin değildi AK Parti'nin de olamaz!

Ali KAYADİBİ

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçmesinin yankıları birkaç gün daha sürecek.
Tugay, herhangi bir partinin üyesi değildi. 2010’da katıldığı CHP’den geçtiğimiz haziran ayında ayrılmıştı. 
AK Parti’ye geçeceğine dair söylentiler yayılınca İzmir’de çeşitli platformlarda tepkiler vardı. 
Nümayişler her zaman olayların aslını farklı gösterir.
Görünür güçler, grup gösterileri genel olarak büyülü bir atmosferde büyük görünür.
Bu şehrin tamamının Başkan Tugay’ın iktidar partisine katılmasına karşı olduğu anlamı taşımaz.

BİR VİDEONUN ETKİSİ

AK Parti'nin sosyal medya hesabından paylaştığı video, önceki akşam dolaşıma girdi. Ana tema, “AK Parti iktidarında İzmir’in çöp dağları çiçek açacak!”
Kronik sorun haline gelen atık sorununa kökten çözüm bulunacak.
Siyasi görüşlere göre yorumlar yapıldı.
Gruplar bunun üzerinde hamle yaparken, AK Parti Genel Merkezinde Cemil Tugay’ın AK Parti rozetini takacağı ortam hazırlanıyordu. 
Aslında bu bir iletişim yönetimidir. Kamu diplomasisi, siyasal iletişim tarzı…
Tugay'a AK Parti rozetini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı. Tugay yaptığı açıklamada, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve aynı deneyime sahip AK Parti ailesinin kıymetli desteğiyle İzmir’i ayağa kaldırmak, sorunlarını çözmek ve şehrimizi adeta yeniden inşa etmek üzere yola çıkıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine ne diyebilirsiniz?
İzmir’de sadece bu dönemde değil; yıllardır hizmet verilmediği gerçeği ortada. AK Parti’nin iddiası da “Hizmet siyaseti” değil mi?

BELEDİYE HÜKÜMET UYUMU

İzmir’in altyapı ve üstyapı sorunları devam etsin ama belediye yönetimi CHP olsun arzusu siyasal bir taleptir. Bunu talep etmek haktır. Ancak tüm şehir halkı için hak edilmiş bir iddia olamaz. Çünkü kentli insan, uygar altyapısı tamamlanmış koşullarda yaşamak ister. Çöp dağları ve kirlenmiş körfez arasında sıkışan halkın bu talebi önceliklidir. 
Bütün bu sorunların altından kalkacak gücü ve kaynakları tükenen bir belediyenin başkanı “hizmet siyaseti”nden yana tercih yaptığını söylüyorsa, tüm halkın hizmet bekleme, talep etme hakkı doğar.
Önümüzdeki günlerde görmek istediğimiz başka bir İzmir budur. Eskimiş, kokmuş, yorulmuş bir şehirden vaat edilmiş İzmir’i istemek en haklı ve ortak talebimizdir.
Zira İzmir CHP’nin değildi, AK Parti’nin de değil. Bu şehir kendisini severek hizmet edenlerindir.
Her şey yerel yönetimle hükûmet uyumuna bağlıysa; o uyum sağlandı. 
Eski İzmir ile yeni İzmir arasındaki geçiş travmasız olması herkesin beklentisidir.

Yazarın Diğer Yazıları