• Haberler
  • Güncel
  • Uzmanlardan okul reddi uyarısı: Şımarıklık değil, kaygı belirtisi olabilir

Uzmanlardan okul reddi uyarısı: Şımarıklık değil, kaygı belirtisi olabilir

Yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte çocuklarda görülen okula gitme direnci, ödev krizleri ve ekran tartışmaları uzmanlar tarafından değerlendirildi. Klinik Psikolog Burçin Deniz, okul reddinin şımarıklık ya da inatlaşma olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, 'Çocuğun yaşadığı direncin arkasında genellikle olumsuz duygulanımdan kaçınma, sosyal ve değerlendirilme durumlarından çekinme, ayrılık kaygısı gibi temel işlevler yatabilir' dedi.

Uzun yaz tatilinin ardından okulların açılmasıyla birlikte çocukların yeni düzene uyum süreci aileler için de zorlu geçebiliyor. Sabahları uyanmakta zorlanma, ödev yapmak istememe, ekran süresinin kısıtlanmasına tepki gösterme ve okula gitmek istememe gibi sorunlar, uzmanların katıldığı “Tatilden Okula: Rutine Dönüş” seminerinde ele alındı.

MBA Okulları Gaziemir Kampüsü ile Medicana International İzmir Hastanesi iş birliğinde düzenlenen seminerde, Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar ile Klinik Psikolog Burçin Deniz velilerle bir araya geldi.

“Okula gitmesem olur mu?” demek ne anlama geliyor?

Çocukların okul dönemine geçişte yaşadığı direncin altında farklı psikolojik nedenlerin bulunabileceğini belirten Klinik Psikolog Burçin Deniz, özellikle fiziksel şikayetlerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Deniz, “Yaz tatili sonrası okula dönüş sürecinde çocuklarda sabah uyanmakta zorlanma, ödev masasına oturmada direnç ve ‘Karnım ağrıyor, bugün okula gitmesem olur mu?’ gibi sözel tepkiler sıkça görülebilir” dedi.

Bu tepkilerin arkasında kaygı, sosyal ve akademik değerlendirilme korkusu, ayrılık kaygısı ve evdeki ödülleri bırakmak istememe gibi nedenlerin bulunabileceğini ifade eden Deniz, okula dönüşle birlikte yaşanan belirsizlik ve akademik yükün bazı çocuklarda fiziksel belirtilere de yol açabileceğini belirtti.

Deniz, “Okula dönüşün getirdiği belirsizlik ve akademik yük, çocukta kaygı oluşturarak karın ağrısı, mide bulantısı gibi şikayetlere yol açabilir” diye konuştu.

İki haftayı aşarsa dikkat

Her okul reddinin klinik bir durum anlamına gelmediğini belirten Deniz, geçici uyum sorunları ile daha ciddi durumların birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.

Deniz, “Geçici bir okula uyum zorluğu ile klinik düzeydeki okul reddi arasındaki fark iyi gözlemlenmelidir. Eğer çocuğun gösterdiği direnç 2 haftadan uzun sürüyorsa, uyku, iştah ve sosyal ilişkiler gibi günlük işlevselliği belirgin şekilde bozuluyorsa ya da yoğun kaygı ile fiziksel belirtiler sürekli eşlik ediyorsa bir uzmandan profesyonel destek alınmalıdır” ifadelerini kullandı.
Uzmanlardan okul reddi uyarısı: Şımarıklık değil, kaygı belirtisi olabilir

Ekran krizlerinde uzun açıklamalar yerine net sınırlar

Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar ise tatil döneminde değişen günlük düzenin ardından çocukların okul disiplinine dönmekte zorlanabileceğini söyledi.

Yaşar, “Bütün bir yaz boyunca dijital ekranlar, sınırsız serbest zaman ve anlık ödüllerle yüksek dopamin seviyelerine alışan bir çocuk beyninin, eylül ayıyla birlikte durağan bir sınıf ortamına ve ‘gecikmiş ödül’ sistemi olan ders çalışmaya aniden uyum sağlamasını beklemek fizyolojik açıdan gerçekçi değildir” dedi.

Ekran kullanımının sınırlandırılması sırasında yaşanan öfke nöbetlerine de değinen Yaşar, kriz anlarında uzun açıklamalar yapmak yerine sınırların sakin zamanlarda belirlenmesini önerdi.

Yaşar, “Kriz anlarında uzun mantıklı açıklamalar yapmak yerine, sakin zamanlarda ‘önce sorumluluk, sonra ayrıcalık’ kuralını devreye sokarak ekran kullanımını net bir sınırla ödev sonrasına bırakmak en sağlıklı adımdır” diye konuştu.

“25 dakikalık çalışma blokları kullanılabilir”

Ders çalışma direncinin azaltılması için görevlerin küçük parçalara bölünmesini öneren Yaşar, “Ders çalışma direncini 25 dakikalık kısa odaklanma bloklarıyla mikro hedeflere bölmek eyleme geçmeyi kolaylaştırabilir” dedi.

Yaşar, okulun yalnızca akademik bilgi edinilen bir ortam olmadığını belirterek, “Unutmamalıyız ki okul sadece akademik bilgilerin depolandığı bir yer değil, psikolojik dayanıklılık kazanma becerilerinin inşa edildiği çok temel bir yaşam antrenmanıdır” ifadelerini kullandı.

İzmir Gaste - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
İHA

Bakmadan Geçme