• Haberler
  • Güncel
  • İzmir sanatına mim koyan İlker Kılıçer: 'Sanatım itirazımdır'

İzmir sanatına mim koyan İlker Kılıçer: 'Sanatım itirazımdır'

Ulusal ve uluslararası arenada İzmir'i ve pantomim sanatını temsil eden İlker Kılıçer, İzmir Gaste'ye özel açıklamalarda bulundu. Kılıçer, gelecek dönem projelerinden sanata destek eleştirilerine kadar pek çok konuda Gazeteci Burcu Taner'e konuştu. İzmir'in kent kültürü konusundaki hafızasına da önemli katkılar sunacak olan söyleşide yaşadığı ilginç olayları da anlatan Kılıçer, özellikle yerel yönetimlerin sanata ve sanatçıya olan katkılarına dair serzenişte bulundu.

İzmir'de yaşayan pantomim sanatçısı İlker Kılıçer ile gerçekleştirdiğimiz söyleşimizin ilk bölümünde, sanatın görünmeyen emeğine ve bilinmeyen değerine dikkat çekmiştik. Söyleşimizin bu ikinci ve son bölümünde ise sanatçıların yerel yönetimlerden beklentileri, dijital çağda sanata odaklanmanın zorluğunu ve gelecek projeleri konuştuk.

Kılıçer; ellerin gevezeliğinden bedenin dramatizasyonuna uzanan dönüşümünü, toplumsal meselelere karşı bedenini nasıl bir "itiraz ve çığlık" olarak kullandığını da tüm içtenliğiyle paylaştı. Dijital çağın getirdiği hız baskısından Anadolu’yu kapsayacak "Mim Müzesi" hayaline kadar uzanan bu bu sohbeti sizlerle başbaşa bırakıyor; İzmir hafızasına "sessiz" bir çentik atıyoruz.

İzmir sanatına mim koyan İlker Kılıçer: 'Sanatım itirazımdır'

"Ellerin gevezeliğinden bedenin dramatizasyonuna"

- Şimdi odağı size çevirmek istiyorum. İlk dönem çalışmalarınızdaki teknik ve tematik yaklaşımlarla ile bugünkü sahne diliniz arasında bir evrilme yaşandı mı?

Tabiki yaşandı. Stillerim anlatım biçimlerim farklı ülkelerde izlediğim yeni performatif projeler ve aldığım eğitimlerle başka bir şeye dönüştü. Ellerin gevezeliğinden bedenin dramatizasyonuna geçmek kolay olmadı tabi. Alışkanlıklarımdan kurtulmaya çalışıyorum. Yani teknik becerinin ezberiyetinden sıyrılıp hikayenin kendisi olmaya çabalıyorum.

Cezaevinde bir çocuk mim öğrenmek istedi

- Performanslarınızdaki çocukların dünyasında da önemli değişimler yarattığınızı biliyorum. Sizin bu konuda paylaşacaklarınız neler olur? Zira çocukların henüz sözlü kalıplarla tamamen şekillenmemiş dünyasına sözsüz bir tiyatroyla dokunuyorsunuz…

Bu alana bakışıma Sevgili Dramaturgum Fatma Keçeli ve Oyuncu, Yönetmen Hamit Demir çok şey kattı. Fatma Keçeli Çocuk Oyunlarıma öyle dokunuşlar yaptı ki gözümü onlara eşit bir perspektifte bakmamda emeği çok. Hamit Demir ile özellikle deprem bölgelerinde çalışmalarımızda o dünyamı geliştirmemde çok katkıları oldu. Pantomim, özellikle çocuklarda başka bir anlatım olanağının kapısını aralayarak birlikte keşfin hazzını yaşatıyor. O dünyaya girdiğinde de kendisi büyütüyor, hayal ediyor, uyguluyor. Çocukların mahkum edildiği bir cezaevinde hüküm giymiş bir çocuk, gardiyanlar eşliğinde yanıma gelmiş ve bu sanatı öğrenmek istediğini dile getirmiş ve “Pantomimle duvar yapıp o duvarı kırarak özgürleşeceğini” söyleyip kalbimin kıyılarını yeşertmişti.

İzmir sanatına mim koyan İlker Kılıçer: 'Sanatım itirazımdır'

- Siz sokaktaki sanatı da büyüten bir yerde duruyorsunuz. İzmir'deki kent kültürü ve yerel yönetimler açısından bunu değerlendirir misiniz?

Artık sokak diye bir yer var mı bunu  sormak lazım. Bir yerden bir yere geçiş için kullanılan bir koridora dönüştü ne yazık ki. Artık güvenli de değil. Günümüz Post-modernizminin getirisi olan hız ve gürültü sokakların içini boşalttı. Eskiden hikaye anlatırdım bedenimle. Dururlardı insanlar. Sonuna kadar izlerlerdi ve öyle giderlerdi. Şov istiyorlar artık. Durmanın bambaşka bir ihtiyacı oldu. İllüzyonist, şaşırtıcı, eğlenceli ve popüler bir aksiyon yaratmadan pek kimse durmuyor.

"Yerel yönetimlerden bir beklentim yok artık"

Festival açılışlarına baksanıza, ne kadar şaşâlı, gösterişli; tahta bacaklar, jonglörler, bando takımı…bunlar olmadan insanları yürütemiyorsunuz festivallerde. Yerel yönetimlerden bir beklentim yok artık. Eğer onlardan medet umsaydım yalnızdım. Bu sanata bakışları standart, eleştirel bir kapıları da yok. “Bunlar konuşmuyor ya çocuklar sıkılırlar” deyip dosyamı rafa kaldıran kültür müdürü gördüm ben bu şehirde. Daha ne diyeyim? “Çocuklar eğlensin de içerik ne olursa olsun bakışı “dolu yerel yönetimlerde.

- Siz aynı zamanda sanatınızı toplumsal boyutundan bağımsız tutmuyorsunuz.

Kısa mim pasajlarımın yüzde yetmişi toplumsal meselelerle ilgili. Çocuk haklarından tutun da erkek egemen toplumuna, eğitim öğretimden hayvan özgürlüğü mücadelesine, geniş bir yelpaze tutuyorum kendime.

İzmir sanatına mim koyan İlker Kılıçer: 'Sanatım itirazımdır'

"Sanatım itirazımdır"

Sanatım bir anlamda itirazımdır. Haksızlığa, zulme, dayatmaya…Konuşmadığıma bakmayın.Sessizlik te bir sestir, çığlıktır, karşı duruştur, anlaşılma talebidir.Bir çok hak arayışı mücadelesinde bedenimi siper ettim. Mim ile eylemin çok etkili karşılıklar bulduğunu her daim yaşadım.

"Anlamların ekranlaştığı bir dünya"

- Dijital dönüşümleri gözlemliyor musunuz? İlginin saniyelerle ölçüldüğü bir çağda odaklanma ve derinlik artık sanatçılar için zor değil mi?

Özellikle pandemi ile birlikte evlere taşınan dijital sanat akımı günümüzde de varlığını sürdürmektedir. İfade biçimlerimizi minimalize etmek için çabaladığımız bir dönemdeyiz. Mesela 15 saniyede bir hikayeyi nasıl en etkili anlatabilirimin derdine düşüyorum. Anlamların, anların ekranlaştığı bu dünyaya hikayemi sığdırmak beni benden alıyor. Neyse ki iyi ki Mim sanatı var. Çünkü bu sanatla benim için her yer sahne. Her boşluk, anlatının  bedenle varsıllandığı yer.

Mim Müzesi hayali

- Önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi hedeflediğiniz projeler neler? Bir de sanatınıza dair en büyük hayaliniz?

Edindiğim en temel dert, Pantomim sanatını farklı projelerle insanları buluşturmak. Çocuklar bu anlamda hedef kitlem. Şimdilerde üzerinde daha çok çalıştığımız Mim müzesi hayalimiz var. Anadoludaki dolaşılarımda uğradığım sahafçılar ve antikacılardan bulduğum Türkiye Pantomim Tarihine yönelik önemli belgeler ve eşyalar var. Bunları mekansallaştıracağımız Gezgin Müze Projesi ile çocuklara alan açmaya çalışacağız. Bir yer düşünün, çocuklar geliyorlar, Mim müzesini geziyorlar. Uygulamalı atölyesine katılıyorlar ve sonra ustasından bunun performansını izleyip dönüyorlar.

Bir de “Mim Dolu Anadolu” proje hayalim var. Türkiye’de farklı dillerde konuşan çok fazla insan var. Onları buralılarla kaynaştırıp, belli bir eğitimden sonra ortak bir oyun çıkarıp Anadolu’yu oynaya oynaya dolaşmak. Çünkü Pantomim, dillerin sınırlarını ortadan kaldırarak tüm dilleri birleştirir.Dilleri, türleri, kültürleri, statüleri, diğer tüm farklı addilenleri, yüzdeki beyaz pat dediğimiz beyaz makyajın dışavurumunda ve bedenin gölgesinde eşitler. İyi ki Mim. İyi ki mi? Evet İyi ki…

İzmir Gaste - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme