• Haberler
  • Güncel
  • Şiddetin gölgesinde eğitim: Uyarılar duyulmadı, eğitim yuvası mezar oldu!

Şiddetin gölgesinde eğitim: Uyarılar duyulmadı, eğitim yuvası mezar oldu!

Manisa Turgutlu'da bir lise yakınında meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin açıklamalarda bulunan STK temsilcileri, Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerini daha önce defalarca uyardıklarını ancak özüm üretilmediğini belirtti. Ayrıca temsilcilerin, sorunun yalnızca asayiş çözümlerle giderilemeyeceğini de vurguladı.

Hayriye Gülperi Tibin – Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yer alan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu lisesi yakınlarında meydana gelen silahlı saldırı gündemdeki yerini koruyor. Manisa Valiliği’nin açıklamasında, saldırıda 10 öğrencinin yaralandığı, yaralılardan iki öğrencinin ise hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi. 

Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın ise saldırıya ilişkin açıklamasında bir öğrencini hayatını kaybettiğini duyurdu. 15 yaşındaki saldırganın ise yakalanarak gözaltına alındığı ifade edildi. 

Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Hamdi Çalık ve Veli – Der İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat, yaşananlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Kalafat, bu ve benzeri olayların artık Türkiye’deki her okulda yaşanabilecek riskte olduğunu belirtirken, Çalık, söz konusu olayların önüne geçmek için asayiş çözümlerin yeterli olmadığını söyledi. 

Şiddetin gölgesinde eğitim: Uyarılar duyulmadı, eğitim yuvası mezar oldu!

Kalafat: "Yetkilileri uyardık, hiçbir çözüm üretilmedi"

Kalafat, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: 

“Maraş’ta yaşanan olaydan sonra biz Milli Eğitim yetkililerini uyardık. Dedik ki bu bir kırmızı çizginin aşılmasıdır. Zaten eğitim sistemimiz çok ciddi sıkıntı içerisinde büyük bir kriz içerisinde, geleceksiz, umutsuz, şiddet sarmalına girmiş çocuklarımız var. Bu Amerika’daki gibi okul katliamlarının olmamasının sebebi bizim Anadolu kültüründeki büyüğe saygı, küçüğü koruma refleksinin olduğunu ama onun aşıldığını ve artık Milli eğitimin günlük çözümler değil yapısal çözümler üretmesi gerektiğini hem akademik ortamlarda hem medyada her yerde anlattık. Öğretmen sendikalarıyla konuştuk veliler olarak konuştuk. Hiçbir çözüm üretilmedi. Lafsı düzeyde okula güvenlik atayacağız gibi şeyler dendi ama şiddet sarmalının kendisini kendilerinin yarattığını görmeyen bir yerden, geleceksiz bırakılan umutsuz bırakılan çocukların, mafya dizileriyle, bilgisayar oyunlarıyla şiddet dolu hayatların, ölümü bilmeyen, yaralanmayı bilmeyen çocuklar yetiştiğini görmeyen hükümet, elbette çözüm ürettiler ki onlar da sözel düzeyde, hiçbiri hayata da geçirilmedi. 

Çok somut önerilerimiz vardı. Okulların birinci kademelerine sanat, müzik, resim gibi kültür öğretmenlerini norm kadrolu atanmalı dedik, okullarda rehber öğretmen sayılarının normları yükseltilmeli dedik. Bunların hiçbiri yapılmadı. Ama bir tek okullara bekçi atanması konuşuldu. Ne olacak? 3 bin kişilik okula bir tane bekçi koydunuz, Rambo mu bu?  Her türlü sorunu çözecek mi dedik. Onu da yapmadılar bu arada, hala okullarda ciddi bir güvenlik sorunu var. Hala uyarıyoruz. Kaybettiğimiz çocuğa rahmet diliyoruz. Yararlanan çocuklara geçmiş oldun diyoruz. Ama bu sadece Manisa’da Turgutlu’da yaşanmış bir olay değil. Bulaşıcı bir hastalık gibi Türkiye’nin her okulunda her lisesinde her ortaokulunda yaşanma riski olan bir olaya dönüştü. Çok ciddi değerlendirilmesi gereken ve ciddi tedbirler alınması gereken bir konudur.” 

Çalık: "Okullardaki şiddet polisiye bir mesele değil"

Çalık ise yaşananları şöyle değerlendirdi: 

“Öncelikle çok travmatik ve üzücü bir olay. Bu olayı yaşayan, bu olaydan etkilenen, yaralanan öğrencilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Bir daha böyle şeylerin yaşanmaması hepimizin arzusu. Keşke böyle olaylar hiç yaşanmasa ve bunları hiç konuşmasak. Ama daha önce yaşanan olaylarda da söylemiştik, bu şiddet okullardaki şiddeti sadece bir polisiye mesele değildir. Toplumsal, sosyoekonomik yönü vardır. Dolayısıyla bu alanlarda çocuklara bir umut vermeden, çocukları rehabilite etmeden yapılacak işler çözüm getirmez. Bir şekilde dere yatağı tıkanmışsa bir yerden taşları önlerseniz bir yerden patlak verir. Su yolu kapanmışsa bir yol açmazsanız o bir yerden kapatırsınız bir yerden patlak verir. Bu işin sosyoekonomik yönü var. Bu konularda adım atılmalı dedik.” 

Şiddetin gölgesinde eğitim: Uyarılar duyulmadı, eğitim yuvası mezar oldu!

“Ciddi adımlar atılmalı dedikçe tarikatlara sarıldılar ”

Okullarda yaşanan saldırılarla ilgili ciddi önlemler alınması gerektiğini belirttikleri halde tarikatlara, cemaatlere yönelindiğini, gerekli tedbirlerin alınmadığını ifade eden 

Çalık, değerlendirmesini şöyle noktaladı: 

“Ne yazık ki geçmişteki olaylar karşısında uygulamalar bekçiyle polisle asayiş tedbirlerle bu işin çözüleceği algısı yaratılmaya çalışıldı. Dedik ki, ‘Çocuklar okullarda aç geziyor, çocuklar geleceğe güvenle bakmıyor, eğitim alanındaki eşitsizlik çocuklar arasında derin uçurumlar yaratıyor, bu konularda ciddi adımlar atılması gerekir dedikçe onlar polise bekçiye sarıldılar, tarikatlara cemaatlere sarıldılar. Okullarda tarikat yoluyla cemaat yoluyla farklı bir hava estirmeye çalıştılar. Dolayısıyla kendi ideolojik bakış açısından başka hiçbir şeyi önemsemeyen bir eğitim anlayışının ne yazık ki velilerimize yaşattığı öğrencilerimize yaşattığı olumsuz tabloyu bir kere daha görmüş olduk. Umarım bu son olur. Ancak bu bizim dileklerimizin gerçekleşmesi için de beli koşulların yerine gelmesi gerektiğini tekrar etmiş olalım. Bugün yine açıklama yapanlara bakıyoruz, Adalet Bakanı açıklama yapmış şöyle ceza vereceğiz, Anneyi cezalandıracağız babayı cezalandıracağız diyor. Tabii ki suç işleyenler cezasız kalmasın. Ama bu şiddet meselesini bir tek ceza vereceğiz hapse tıkayacağız diyerek çözülemeyeceğini hala anlamadıklarını gösteriyor. Onların ellerinde kendi sopaları var. O sopalardan başka yönetme biçimi toplumsal huzur sağlama biçimi bilmiyorlar. Ellerindeki sopayla her şeyi düzelteceklerini düşünüyorlar ne yazık ki.”

İzmir Gaste - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
HABER MERKEZİ

Bakmadan Geçme