Risk grubundakiler dikkat: Grip kapıda, aşısı nerede?
Sonbaharın gelmesiyle birlikte solunum yolu hastalıkları yeniden gündeme gelirken, İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör'den grip aşısı uyarısı geldi. Ergör, influenza sezonunun henüz başlamadığını belirtirken, Türkiye'de risk grupları ve sağlık çalışanlarına yetecek kadar dahi grip aşısı bulunmadığını söyledi
Şilan KOCADAĞ- Sonbaharın gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarındaki değişim, solunum yolu hastalıklarının yeniden gündeme gelmesine neden oldu. İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, mevsim geçişlerinde görülen soğuk algınlığı vakalarının arttığını ancak henüz influenza sezonunun başlamadığını belirterek, özellikle risk grubundakilere grip aşısı yaptırmaları çağrısında bulundu. Ergör, Türkiye’de yeterli miktarda grip aşısı bulunmadığını ve aşı tereddüdünün de sorunun büyümesinde etkili olduğunu söyledi.
“MUHTEMELEN VİRÜSLERLE OLUŞAN BİR SOĞUK ALGINLIĞI VAR”
İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, “Şu anda hızla yayılan, herhalde her sene mevsim değişiminde olan soğuk algınlığı, muhtemelen virüslerle oluşan bir hastalık. Ama ne hekimlerin gözlemi sonucu bir uyarı var ne de Bakanlık'tan gelen bir uyarı var. Muhtemelen virüslerle oluşan bir soğuk algınlığı var. Henüz grip dediğimiz influenza için de erken. Daha başlamadı influenza sezonu. Solunum yoluyla bulaşan bir hastalık olacağı düşünülerek el yıkamaya, kalabalık yerleri havalandırmaya dikkat etmek gerekiyor. Bunlar genel önlemler arasında. Özel bir hastalık değil, her zamankinden farklı bir şey olduğunu duymadık” ifadelerini kullandı.
KİMLER ÖZELLİKLE GRİP AŞISI OLMALI?
Grip aşısı zamanının daha gelmediğini belirten Ergör, “Tabii herkesin yaptırması öneriliyor ama özellikle 65 yaş üstü veya kronik hastalığı olan —akciğer hastalığı, kalp hastalığı, diyabeti olan— insanların yaptırmasını özellikle öneriyoruz. Ama diğer kişiler için de öneriyoruz. Ne kadar çok kişi aşılanırsa o kadar iyi. Hastalığın toplum içinde yayılmasını da engelleyen bir şey bu. Genç insanlar için grip belki öldürücü bir hastalık değil ama yine de yatağa düşüren, evde dinlenmeyi gerektiren bir durum. Hastalığa karşı önleyici olması ve özellikle evdeki çocuklara, evdeki yaşlılara gençlerin hastalığı getirip onlara bulaştırma ihtimali olduğu için, toplumda herkesin aşılanması gerekiyor” dedi. Ülkemizde herkese yetecek kadar aşı bulunmadığını söyleyen Ergör, “Özellikle sağlık çalışanlarının, 65 yaş üstü kişilerin ve kronik hastalığı olanların aşılanmasını öneriyoruz” şeklinde konuştu.
“SAĞLIK PERSONELİNE YETECEK KADAR BİLE AŞI YOK”
Talepler arttıkça aşının ülkeye mecburen getirileceğini ifade eden Ergör, “Ama talep de az olduğu için buna yatırım yapmıyorlar ve bu aşıyı getirmiyorlar. Bakanlık sadece 65 yaş üstünün maddi karşılığını veriyor; geri kalan herkesin cebinden yaptırması lazım. Ama yeterli talep de olmadığı için 65 yaş üstüne yetecek kadar, kronik hastalara yetecek kadar ve sağlık personeline yetecek kadar bile aşı alınmıyor. Çünkü talep çok fazla olmadığı için ellerinde kalmasın diye almıyorlar aşıyı. Ama talep artarsa ona göre aşı da gelecek mutlaka” dedi.
“HEKİMLER ÖNERSE BİLE AŞI YAPTIRMAK İSTEMİYORLAR”
Aşıların daha sonra kullanılamadığını söyleyen Ergör, “Çünkü her yıl için yeni aşı yapılıyor. Her yıl için aşının içeriği değişiyor. Virüslerin ihtimali düşünülerek 3 ya da 4 influenza türüne göre aşı hazırlanıyor. Onun için bir yılın aşısı öbür yıl kullanılmıyor. İnsanların bu konuda eğitilmesi gerekiyor. Doktorlar aşıyı öneriyorlar ama ülkemizde genel bir aşı tereddüdü dediğimiz bir durum var. Bazı kişiler çok bilinçli; mutlaka daha aşı gelmeden gidip eczanelere isimlerini yazdırıyorlar, ‘Aşı geldikçe bize haber verin’ diye. Ama hâlâ toplumun önemli bir grubu da aşı talep etmiyor ya da hekimler önerse bile aşıyı yaptırmak istemiyor. O nedenle de aşı sorunu böyle devam ediyor. İsteyenlerin bir kısmı ulaşamıyor” ifadelerine yer verdi.
“KORONOVİRÜSTEN SONRA AŞIYA KARŞI GEREKSİZ BİR TAVIR GELİŞTİ”
Ergör, koronavirüs aşısının ardından yayılan dezenformasyon ile grip aşısı dahil tüm aşılara toplumun mesafeli olduğunu belirterek, “Kötü bir etki kaldı. Üstelik de gereksiz yere, çok başarılı olan bir aşıya karşı böyle bir tavır gelişti. Aşı tereddüdüyle nasıl başa çıkılacak, bununla uğraşılıyor. Bugün hem bakanlık hem hekimler, bu konuyla ilgilenenler çeşitli toplantılar yapıyor ve bunun üstesinden gelinmeye çalışılıyor. Ama bütün dünyada olan bir durum bu. Bizim ülkemize özel bir durum değil” açıklamasında bulundu.
Bakmadan Geçme

