YENİ Parti İzmir'den MEB'e çağrı: Çocuklar eşit ve güvenli eğitime erişmeli
İzmir'de yeni eğitim yılıyla birlikte okul koşulları yeniden tartışmaya açıldı. YENİ Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, çocukların güvenli, bilimsel ve nitelikli eğitime erişiminin temel öncelik olması gerektiğini söyledi
Haberin Özeti
- • YENİ Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, yeni eğitim yılı nedeniyle eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
- • Kurun; okul temizliği, beslenme, öğretmen ihtiyacı, akran zorbalığı ve okul güvenliği başlıklarını gündeme taşıdı.
- • MEB’in 2026 bütçesi 1 trilyon 943 milyar 965 milyon 746 bin lira olarak açıklandı.
- • Kurun, özellikle İzmir’de okul binalarının deprem güvenliğinin öncelikli ele alınması gerektiğini savundu.
- • Eğitim politikalarının bilimsel, laik ve fırsat eşitliğini gözeten bir anlayışla yürütülmesi çağrısında bulundu.
2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte okullardaki fiziki koşullar, çocukların beslenmesi, öğretmen ihtiyacı ve okul güvenliği yeniden gündeme geldi. YENİ Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, eğitim sistemindeki sorunlara ilişkin yaptığı açıklamada fırsat eşitliği, akran zorbalığı ve deprem güvenliği başlıklarına dikkat çekti. Kurun’un YENİ Parti İzmir Kadın Kolları Başkanlığı görevi güncel parti etkinliklerine ilişkin haberlerde de yer alıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı takvimine göre yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen için yeni eğitim yılı 14 Eylül’de başladı. Kurun, yeni dönemde tartışmanın yalnızca müfredat üzerinden değil, çocukların okulda karşılaştığı günlük sorunlar üzerinden de yürütülmesi gerektiğini savundu.
Kurun bütçenin okullara yansımasını sorguladı
Kurun’un açıklamasında öne çıkardığı başlıklardan biri eğitim bütçesi oldu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi 1 trilyon 943 milyar 965 milyon 746 bin lira olarak belirlendi. Kurun, bu büyüklükteki bütçeye rağmen bazı okullarda temizlik, hijyen ve temel ihtiyaçların velilerin desteğiyle karşılandığını savunarak kaynakların doğrudan öğrencilerin günlük eğitim ortamına daha fazla yansıması gerektiğini söyledi.
Kurun, çocukların temiz suya, sağlıklı beslenmeye ve güvenli sınıflara erişiminin ailelerin ekonomik durumuna bağlı olmaması gerektiğini belirterek sosyal devlet vurgusu yaptı.
Beslenme ve akran zorbalığını gündeme taşıdı
Eğitimde fırsat eşitliğinin yalnızca öğrencinin okula kayıt yaptırmasıyla sağlanamayacağını belirten Kurun, ekonomik nedenlerle yeterli beslenemeyen veya eğitimden kopma riski yaşayan çocukların durumunun ayrıca ele alınması gerektiğini ifade etti.
Akran zorbalığının da okul içi bir disiplin sorununun ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini savunan Kurun; fiziksel, psikolojik ve dijital zorbalığın çocukların okul yaşamını, sosyal ilişkilerini ve eğitime bağlılığını etkileyebildiğini söyledi.
Öğretmen ihtiyacında branş ve bölge vurgusu
Kurun, öğretmen sayısının yalnızca toplam rakam üzerinden değerlendirilmesine karşı çıkarak hangi branşta ve hangi bölgede ihtiyaç bulunduğuna bakılması gerektiğini dile getirdi.
MEB’in açıkladığı verilere göre 2024-2025 eğitim öğretim yılında resmi okullarda 1 milyon 34 bin 564 öğretmen görev yaptı; Bakanlık son 23 yılda 821 bin 351 öğretmen ataması gerçekleştirildiğini bildirdi. Kurun ise öğretmen açığı, atamalar, ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik ile çalışma koşullarının eğitimde niteliği doğrudan etkilediğini savundu.
İzmir için deprem güvenliği çağrısı
Okul güvenliğinin yalnızca giriş çıkış tedbirleriyle sınırlı olmadığını belirten Kurun, özellikle İzmir’de eğitim binalarının deprem güvenliğinin öncelikli başlıklardan biri olması gerektiğini söyledi.
MEB’in 2026-2027 eğitim yılı genelgesinde de okul ve çevresinde güvenlik tedbirleri, acil tahliye koşulları, bakım ve onarım çalışmalarının tamamlanması ile olası risklerin eğitim yılı başında yeniden değerlendirilmesi istendi.
Bilimsel ve laik eğitim vurgusu yaptı
Kurun, eğitim politikalarının bilimsel ve pedagojik ilkeler temelinde yürütülmesi gerektiğini savunarak devlet okullarının farklı inanç ve yaşam biçimlerine eşit mesafede durması gerektiğini ifade etti.
Kurun’un eleştirdiği başlıklardan biri de MEB’in Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayına yönelik etkinlikleri oldu. Bakanlık, 12 Şubat 2026’da 81 ile gönderdiği yazıyla paylaşma, yardımlaşma, dayanışma ve milli-manevi değerler temalı etkinlikler düzenleneceğini açıklamıştı. Kurun ise bu tür uygulamaların tüm öğrencilerin kendisini eşit hissettiği bir eğitim ortamı gözetilerek yürütülmesi gerektiğini savundu.
Yeni eğitim yılında öğretmenlerin önlük kullanımına ilişkin düzenleme de MEB genelgesinde yer aldı; Bakanlık daha sonra öğretmen önlüğü standartlarını ayrıca yayımladı. Kurun, eğitim gündeminde kıyafet gibi başlıklardan önce öğretmenlerin çalışma koşulları, okul güvenliği ve eğitim ortamlarının niteliğine odaklanılması gerektiğini söyledi.
Kurun: Eğitim sorunları günlük siyasetin önüne geçmeli
Kurun, eğitim politikalarının günlük siyasi tartışmaların gölgesinde kalmaması gerektiğini belirterek okul temizliği, beslenme, öğretmen ihtiyacı, güvenlik, akran zorbalığı ve eğitimden kopan çocukların sorunlarının öncelikli olarak ele alınması çağrısında bulundu.
YENİ Parti’nin eğitim politikalarında fırsat eşitliği, bilimsel eğitim ve güvenli okul ortamını temel aldığını belirten Kurun, yeni eğitim yılında bu başlıkların çözüm odaklı biçimde ele alınması gerektiğini ifade etti.
Bakmadan Geçme
