Avukat Akın'dan dolandırıcılık uyarısı: Belediyeler önlem almalı
İzmir Gaste'nin gündeme getirdiği kefilsiz kredi ve altın vaadiyle yapılan işlemleri değerlendiren Avukat Yusuf Akın, nitelikli dolandırıcılık uyarısı yaptı. Akın, vatandaşları işlem yapmadan önce belge ve yükümlülükleri dikkatle incelemeleri konusunda uyardı
Haberin Özeti
- • İzmir Gaste'nin gündeme getirdiği kefilsiz, senetsiz kredi ve altın vaadi hukukçuların da gündeminde.
- • Avukat Yusuf Akın, yöntemin somut olayın özelliklerine göre nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebileceğini belirtti.
- • Akın, özellikle emeklilerin yoğun kullandığı duraklara bırakılan ilanlara dikkat çekti.
- • Kamuya açık alanlardaki ilanların uzun süre kaldırılmamasına ilişkin belediyelerin denetim sorumluluğunu hatırlattı.
- • TCK 158 kapsamında uygulanacak ceza, dolandırıcılığın hangi yöntemle gerçekleştirildiğine göre değişebiliyor.
İzmir Gaste'nin gündeme getirdiği, otobüs durakları ve kamuya açık alanlara bırakılan “kefilsiz, senetsiz kredi” ve altın vaadi içeren ilanlara hukukçulardan da uyarı geldi. Avukat Yusuf Akın, ilanlar üzerinden kurulan ilişkinin ve sonrasında yapılan işlemlerin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu'nun 158'inci maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun gündeme gelebileceğini söyledi.
Vatandaşların karşılaşabileceği hukuki riskleri İzmir Gaste'ye değerlendiren Akın, özellikle ekonomik sıkıntı yaşayan ya da bankalardan kredi kullanmakta zorlanan kişilerin bu tür vaatlerle hedef alınabileceğine dikkat çekti.
İşlemin niteliğine göre TCK 158 gündeme gelebilir
İlanın tek başına değil, ilan sonrasında vatandaşla kurulan ilişki ve gerçekleştirilen işlemlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Akın, “Hukuki olarak bu durum, Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesi gereği nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilebilir” dedi.
TCK'nın 158'inci maddesinde nitelikli dolandırıcılık için suçun işleniş biçimine göre farklı yaptırımlar öngörülüyor. Maddede genel olarak 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezası düzenlenirken, banka veya kredi kurumlarının ya da bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması gibi bazı durumlarda hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan az olamıyor.
Emeklilerin kullandığı noktaları işaret etti
İlanların yerleştirildiği noktaların da dikkat çekici olduğunu belirten Akın, özellikle emeklilerin yoğun olarak kullandığı toplu ulaşım noktalarının tercih edildiğini söyledi.
Akın, “İlanlar özellikle emeklilerin yoğun olarak kullandığı noktalara bırakılıyor. Bunu bilerek otobüs duraklarına ve bu tarz yerlere yapıştırıyorlar. Çünkü emeklilerin en çok seyahat ettiği, 65 yaş üstü vatandaşların ücretsiz kullandığı yerler buralar” ifadelerini kullandı.
Belediyelere denetim çağrısı
Akın, kamuya ait durak ve benzeri noktalara yapıştırılan ilanların günlerce kaldırılmadan kalmasının da üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu belirtti.
Belediyelerin kendi sorumluluk alanlarındaki izinsiz ilanlar konusunda daha etkin denetim yapması gerektiğini savunan Akın, “Bu tarz şeylerin günlerce, belki haftalarca orada kalıp kimsenin müdahale etmemesi belediyenin ihmaliyle de ilgili. Belediyenin bu olaya el atması lazım” diye konuştu.
İlan değil yapılan işlem belirleyici
Hukuki değerlendirmede ilanlarda kullanılan ifadelerin yanı sıra vatandaştan para istenip istenmediği, hangi belgelerin imzalatıldığı, banka veya kredi kuruluşlarının adının kullanılıp kullanılmadığı ve kişiye gerçeğe aykırı bilgi verilip verilmediği önem taşıyor.
Bu nedenle “kefilsiz kredi” ya da “altın” vaadiyle kendisine ulaşan kişilerin, herhangi bir ödeme yapmadan veya belge imzalamadan önce işlemin kim tarafından ve hangi hukuki dayanakla gerçekleştirildiğini kontrol etmesi önem taşıyor.
Bakmadan Geçme

