İZTO Başkanı Özgener'den fon krizi uyarısı: 'Finansal piyasalara güven korunmalı!'
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, fon soruşturması ve Türkiye piyasalarına yönelik denetim tartışmalarının finansal piyasalara duyulan güvenin önemini ortaya koyduğunu belirterek, soruşturmanın hukuki çerçevede sonuçlandırılması ve sermaye piyasalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
ŞİLAN KOCADAĞ/İZMİR GASTE- İzmir Ticaret Odası (İZTO) ekim ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Selami Özpoyraz yönetiminde gerçekleşti. Toplantıya İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve meclis üyeleri katıldı. Meclis toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, fon soruşturması ve Türkiye piyasalarına ilişkin uluslararası değerlendirmeler üzerinden finansal piyasalardaki güven ortamına dikkat çekti. Ekonomideki sorunların yalnızca faiz indirimleriyle çözülemeyeceğini belirten Özgener, fon soruşturmasının belirsizliği azaltacak şekilde sonuçlandırılması ve sermaye piyasalarında şeffaflığın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
4 yıl boyunca yürütülecek çalışmalar paylaşılacak
Mecliste açıklama yapan Özgener, “Bu hafta sizlerle çok önemsediğim bir davet paylaştık. 4 Kasım 2026 Çarşamba günü siz kıymetli Meclis Üyelerimiz, yerel ve ulusal basın temsilcilerinin katılımıyla bir toplantı düzenleyeceğiz. Toplantımızda, İzmir Ticaret Odası olarak kentimizin geleceğine ilişkin vizyonumuzu, önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi hedeflediğimiz projeleri ve İzmir’in uzun vadeli gelişimi açısından önem taşıyan stratejik öncelikleri paylaşacağız. Üretimden ticarete, teknolojiden eğitime, lojistikten turizme ve yaşam kalitesine kadar uzanan geniş bir çerçevede, yalnızca kurum olarak üstleneceğimiz sorumlulukları değil, İzmir’in bütün paydaşlarıyla birlikte başarabileceklerimizi de ele alacağız. Toplantımızın önümüzdeki 4 yıl boyunca yürüteceğimiz çalışmalarda bizlere ilham vereceğine inanıyor, kentimizin geleceğine ilişkin bu önemli buluşmaya siz meclis üyelerimizin katılımını diliyorum” dedi.
“Fon soruşturması finansal piyasalara duyulan güvenin önemini ortaya koydu”
Enflasyon görünümündeki iyileşme para politikasında bir miktar hareket alanı sağlasa da ülkenin karşı karşıya olduğu sorunların yalnızca faiz indirimleriyle çözülemeyeceğini söyleyen Özgener, “Özellikle son dönemde gündeme gelen fon soruşturması ve uluslararası endeks sağlayıcısı Morgan Stanley Capital International (MSCI) tarafından Türkiye piyasalarındaki denetim mekanizmalarına ilişkin yapılan açıklamalar, finansal piyasalara duyulan güvenin önemini bir kez daha ortaya koydu. Morgan Stanley Capital International’ın (MSCI) gerekli iyileşmelerin sağlanmaması halinde Türkiye’nin gelişmekte olan piyasalar statüsünü yeniden değerlendirebileceğini belirtmesi, yatırım ortamında güvenin ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. İran-ABD Savaşı ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmelerin ardından rezerv kaybı ve finansal piyasalardaki dalgalanmanın sınırlandırılması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Fon soruşturmasının sonuçlandırılması önem taşıyor”
Likidite sıkıntısının devam ettiğini açıklayan Özgener, “Ekonomide güven ortamının güçlendirilmesi ve Merkez Bankasının attığı adımların farklı politika araçlarıyla desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kısa vadede; finansal piyasaların işleyişini, şeffaflığını ve yatırımcı güvenini güçlendirecek adımlara ihtiyaç duyuyoruz. Orta ve uzun vadede ise; ülkemizin yatırım potansiyelini artıracak, üretim yapısını geliştirecek ve küresel rekabet koşullarındaki değişimden yararlanmasını sağlayacak politikaların önem kazandığını görüyoruz. Bu noktada, kısa vadede fon soruşturmasına ilişkin çalışmaların ve sermaye piyasalarına yönelik düzenleyici süreçlerin hukuki çerçeve içerisinde, belirsizliği azaltacak şekilde sonuçlandırılması finansal piyasalarımızın geleceği ve ekonomik istikrar açısından önem taşıyor. Sermaye piyasalarının yapısının güçlendirilerek benzer sorunların tekrar yaşanmaması için gerekli adımların atılması ve ülkemiz ekonomisine duyulan güvenin korunması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye sermaye piyasalarının likit ve şeffaf yapısı ile yatırımcılara sunduğu işlem kolaylığı, bugüne kadar özellikle yabancı yatırımcıların ülkemize yönelmesinde önemli rol oynadı. Bu güven ortamının korunması, yalnızca yatırımcılar açısından değil, ülkemizin sermaye birikiminin artırılması ve uzun vadeli finansman olanaklarının geliştirilmesi bakımından da büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.
Ekonomi Üniversitesi’ne 250 milyon TL’lik destek!
İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde yaşanan gelişmeyi açıklayan Özgener, “Dün üniversitemizden bizlere büyük gurur yaşatan bir haber aldık. İzmir Ekonomi Üniversitemiz, Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen Marka Destek Programı’na İstanbul dışından kabul edilen ilk vakıf üniversitesi olarak uluslararası alanda yürüteceği projeler için toplamda 250 milyon TL’ye kadar destek alma hakkı kazandı. İzmir’in bilimsel, ekonomik ve sosyal gelişimine büyük katkı sağlayacak bu destek sayesinde üniversitemiz, küresel tanınırlığını artırmak, araştırma kapasitesini geliştirmek ve dünyanın farklı ülkelerinden nitelikli öğrenci ve akademisyenleri İzmir’e kazandırmak amacıyla 4 yıl boyunca projeler geliştirecek. Bu önemli başarıya imza atan Rektörümüz Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu ve Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu başta olmak üzere tüm akademisyenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyoruz” dedi.
Bakmadan Geçme