• Haberler
  • Güncel
  • İzmirli sanayiciden ekonomi uyarısı: İhracatçının soluğu tükeniyor

İzmirli sanayiciden ekonomi uyarısı: İhracatçının soluğu tükeniyor

İZBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sevimli, yüksek faiz ve artan maliyetlerin ihracatçıları zorladığını belirterek işletme sermayelerindeki erimeye dikkat çekti.

İzmir Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş. (İZBAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sevimli, Türkiye'de üç yılı aşkın süredir uygulanan enflasyonla mücadele programının ihracatçı firmalar üzerindeki baskıyı artırdığını savundu. Yüksek faizler, finansman giderleri ve üretim maliyetleri nedeniyle işletmelerin sermaye kaybı yaşadığını belirten Sevimli, mevcut koşulların sürmesi halinde üretim kapasitesi ve istihdamın zarar görebileceği uyarısında bulundu.

İhracatçıların müşteri ve pazar kaybetmemek için kârlarından fedakârlık ettiğini söyleyen Sevimli, "İhracatçımız 3 yıldan fazla süredir adeta mucize yaratıyor. Ancak hiçbir mucize ilelebet sürdürülemez" değerlendirmesinde bulundu.

İhracat artıyor ancak maliyet baskısı sürüyor

Döviz kurundaki artışın üretim maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kaldığını savunan Sevimli, 2026 yılının başında 43 lira seviyesinde bulunan dolar kurunun yaklaşık 10 ayda yüzde 15 arttığını belirtti.

Resmî enflasyonun yüzde 30 seviyesinde olduğunu ifade eden Sevimli, işletmelerin karşılaştığı maliyet artışlarının ise en az yüzde 50 düzeyinde olduğunu öne sürdü. Kur ve maliyetler arasındaki farkın özellikle ihracatçıların uluslararası pazarlardaki fiyat rekabetini zorlaştırdığını dile getirdi.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) eylül verilerine göre yıllık tüketici enflasyonu yüzde 29,73 olarak gerçekleşti. Türkiye'nin Ocak-Eylül 2026 dönemindeki ihracatı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 artarak yaklaşık 211 milyar dolara ulaştı. Eylül ayındaki ihracat artışı ise yıllık bazda yüzde 15,3 oldu.

Yüksek faiz ihracatçının hareket alanını daraltıyor

Firmaların karşılaştığı temel sorunun yalnızca krediye ulaşmak olmadığını belirten Sevimli, finansman maliyetinin işletmelerin ödeme kapasitesini zorladığını söyledi.

Yüksek faizle kullanılan kredilerin maliyetinin ürün fiyatlarına yansıtılması durumunda müşteri kaybı riski doğduğunu ifade eden Sevimli, bu maliyetin fiyatlara yansıtılmaması halinde ise şirketlerin öz kaynaklarının eridiğini anlattı.

Sevimli, "Bir kredinin bulunabiliyor olması, işletmenin o krediyi kullanabileceği anlamına gelmiyor. Asıl mesele, finansmanın üretimden elde edilebilecek kazançla karşılanabilir maliyette olmasıdır" dedi.

Enerji, emtia, işçilik ve lojistik giderlerindeki artışların finansman yüküyle birleştiğini belirten Sevimli, şirketlerin mevcut pazarlarını ve çalışanlarını korumak için uzun süredir kendi kaynaklarını kullandığını söyledi.

Sermaye kaybı yatırımları ve istihdamı etkileyebilir

İşletme sermayesindeki azalmanın yalnızca şirket bilançolarıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Sevimli, finansman sıkıntısının yeni yatırımların ertelenmesine, üretim kapasitesinin daralmasına ve siparişlerin karşılanmasında güçlük yaşanmasına neden olabileceğini belirtti.

İhracat pazarlarının ve yetişmiş iş gücünün uzun yıllar içinde oluşturulduğunu hatırlatan Sevimli, ekonomik baskı nedeniyle kaybedilen üretim gücünün yeniden kazanılmasının kolay olmayacağını ifade etti.

Sevimli, "Kaybedilen bir ihracat pazarına yeniden girmek, duran bir üretim hattını yeniden çalıştırmak çok daha ağır bedeller gerektirebilir" sözleriyle üretim kapasitesinin korunması gerektiğine dikkat çekti.

Üretici ve ihracatçıların öngörülebilir maliyetlere, karşılanabilir finansman koşullarına ve uzun vadeli planlama yapabilecekleri ekonomik bir ortama ihtiyaç duyduğunu belirten Sevimli, enflasyonla mücadelenin üretim ve istihdamı koruyan politikalarla birlikte yürütülmesi gerektiğini savundu.

Sevimli: Atatürk'e karşı kendimizi mahcup hissediyoruz

Cumhuriyet'in 103'üncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal gelişimini de değerlendiren Sevimli, ülkenin sahip olduğu potansiyeli yeterince değerlendiremediğini düşündüğünü söyledi.

Türkiye'nin eğitim, sanayi, üretim ve toplumsal refah alanlarında daha ileri bir noktada olması gerektiğini savunan Sevimli, "Cumhuriyetimizin kurucusu Aziz Atatürk'e karşı sorumluluğumuzu yerine getirebilmiş olmayı isterdik. Bugün geldiğimiz noktada kendimizi mahcup hissediyoruz" dedi.

Atatürk'ün çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkma hedefini hatırlatan Sevimli, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında ekonomik kalkınmanın üretim ve istihdam odaklı bir anlayışla güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sevimli, iş dünyasının üretmeye ve ihracata devam etme iradesini koruduğunu belirterek, "Biz çalışmaya, üretmeye, istihdam sağlamaya ve Türkiye'ye döviz kazandırmaya devam etmek istiyoruz. Beklentimiz, bu iradeyi ayakta tutacak koşulların sağlanmasıdır" diye konuştu.

İzmir Gaste | izmirgaste | - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
HABER MERKEZİ

Bakmadan Geçme