- Haberler
- Güncel
- İzmirli gazeteciler hakları için buluştu: Dünya basın tarihine kömür karasıyla geçen ülke olduk
İzmirli gazeteciler hakları için buluştu: Dünya basın tarihine kömür karasıyla geçen ülke olduk
Basın örgütleri tarafından 10 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen eyleme İzmir'de de onlarca gazeteci katıldı. Burada açıklama gerçekleştiren İGC Başkanı Gappi, 'Gazetecilere, medya kuruluşlarına yaşatılanlarla dünya basın tarihine kömür karasıyla geçen bir ülke olduk' dedi
Hayriye Gülperi TİBİN – Gamze ESKİKÖY – Türkiye’de basın örgütleri, gazetecilerin maruz kaldığı baskı ve sansüre ilişkin 10 ilde eş zamanlı basın açıklaması gerçekleştirdi.
Bu kapsamda İzmir’de de onlarca gazeteci bir araya geldi. Eyleme İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şube Temsilcisi Nil Kahramanoğlu, Çağdaş Gazeteciler Derneği Ege Bölge Temsilcisi Adem Sarıkaya, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Barosu Başkanı Serhat Sökmen, Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, ilçe belediye başkanları ve gazeteciler katılım gösterdi. Eylem çerçevesinde gerçekleştirilecek yürüyüş öncesinde basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı basın örgütleri ve gazeteciler adına İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gappi okudu.
Dünya basın tarihine kömür karasıyla geçen bir ülke olduk
Gappi, açıklamasında şunları söyledi:
“Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı günlerdeyiz. Televizyon kanallarına kayyım atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez. Hemen her gün bir basın kuruluşunun ya da habercinin hedef haline getirildiği, yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden de söz edilemez. Artık gazetecilere, medya kuruluşlarına yaşatılanlarla dünya basın tarihine kömür karasıyla geçen bir ülke olduk.”
Sadece gazeteciler değil siz de susturuluyorsunuz
Gazetecilere yönelik baskı sonucunda yalnızca gazetecilerin değil halkın da susturulduğuna dikkat çeken ve basın mensuplarının yaşadığı baskıları vurgulayan Gappi, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugün bedel ödeyen gazeteciler; iktidarların hoşuna gitmeyen sorular sordukları, kamu kaynaklarının nasıl harcandığını araştırdıkları, yolsuzluk iddialarını haberleştirdikleri, işçilerin direnişini, kadınların hak arayışını, tüm dezavantajlı kesimlerin ve ezilenlerin sesini duyurdukları için hedef alınıyor. Kimi gözaltına alınıyor, kimi tutuklanıyor, kimi ev hapsine mahkûm ediliyor; Kimi de sansürün ve baskının yarattığı güvencesizlik nedeniyle kendi kendini susturmaya zorlanıyor. Bu nedenle gazetecilere yönelen baskı, aynı zamanda toplumun gerçeğe ulaşma hakkına yönelmiş bir saldırıdır. Unutulmamalıdır ki; gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkum edilir. İstenen de budur. Gazeteci yazmasın, toplum gerçekleri öğrenmesin. Düşünceler, gerçekler susturulamazsa düşünenler yok ediliyor, gazeteciler bezdiriliyor. Sansür, otosansür, kapatmalar, tutuklamalar sadece gazetecilerin sorunu değildir. Bu toplumun en temel demokratik haklarına vurulan bir darbedir. “Gazetecilik suç değildir” diye haykıran onlarca meslektaşımızın mesajı iktidaradır ama aynı zamanda yurttaşlarımızın da duyması gerekir. Susturulan sizin hakkınızdır. Sadece gazeteciler değil siz de susturuluyorsunuz!”
Sansüre karşı yan yana gelelim
Gappi, konuşmasını şöyle noktaladı:
“Son 2 yılda Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve son olarak Halk TV’ye kayyım atanmış ve eleştirel yayınlar durdurulmuştur. Ulusal ve yerelde yüzlerce haber sitesi erişime engellenmiş ve bu sürecin son halkası Türkiye’nin en çok takip edilen haber sitelerinden T24 olmuştur. Bunun yanı sıra Evrensel, Kısa Dalga, SolHaber, Yeni Yaşam Gazetesi, Bianet gibi önemli haber sitelerinin sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmiştir. Gazete Duvar, TELE2 gibi mecralar ile yüzlerce yerel internet sitesi, gazete ve TV yayın hayatına son vermek zorunda bırakılmıştır. Tüm bunlar toplumun yaşam damarlarının tıkanmasıdır! Tüm yurttaşlarımızı gazetecilerle dayanışmaya, gazeteciliğe ve habere sadece bugün değil sahip çıkmaya davet ediyoruz. Sessizliği bozun! Dayanışmayı büyütün! Sansüre karşı yan yana gelelim.
Bir kez daha vurgulamak gerekir ki; basın özgürlüğü sadece gazetecilerin değil toplumun tüm kesimlerinin sorunudur. Basın özgür değilse toplum habere ulaşamaz. Özgür basın yoksa toplum tutsaktır! Tutuklu meslektaşlarımızı serbest bırakın. Haberin üzerindeki yargı sopasını geri çekin. Medyada Kayyım uygulamalarına son verin. Hukuksuz erişim uygulamalarını sonlandırın. Anayasa ile güvence altına alınmış olan basın özgürlüğünü ortadan kaldıran saldırılardan vazgeçin. Vazgeçin ki Türk Basını nefes alsın, Vazgeçin ki demokrasi yıkıldığı yerden ayağa kalksın. Unutmayın gerçeği yazdığı için kırılan her kalem; karanlığa giden yolun taşlarıdır!”
Bakmadan Geçme