• Haberler
  • Siyaset
  • İzmir'in anahtarı Saray'a teslim: 'AK Parti için fırsat dönemi'

İzmir'in anahtarı Saray'a teslim: 'AK Parti için fırsat dönemi'

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişini değerlendiren Prof. Dr. Tosun, 'Mali kaynak ve proje destekleriyle kalan süre içinde, 'Yaparsa AK Parti yapar' algısını inşa etmek isteyecekler' dedi

Hayriye Gülperi TİBİN – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin yankıları devam ediyor. Mutlak butlan kararı sonrasında CHP’den istifa ederek bağımsız kalacağını duyuran Tugay, dün Ankara’da düzenlenen bir toplantıda AK Parti’ye katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rozet takılan Tugay’ın transferiyle, ana muhalefetin kalesi olarak anılan İzmir de AK Parti’nin yönetimine girdi. Toplumun çeşitli kesimlerinden tepkiler yükselirken dün akşam saatlerinden İzmirliler sokağa dökülerek yaşananlara tepki gösterdi. Ayrıca Tugay’ın geçişi dünya basınında da yer aldı. 

Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun, Tugay’ın AK Parti transferi ve bundan sonraki sürece ilişkin değerlendirmelerini İZMİR GASTE’ye aktardı. Tosun, söz konusu geçişi iki boyutlu bir stratejinin ürünü olarak değerlendirdiğini belirtirken, “Bu transferi ben iki boyutlu bir stratejinin ürünü olarak görüyorum. Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi açısından bir geçiş dönemi stratejisi olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

AK Parti için fırsat dönemi

Bundan sonra yerel seçime kadar olan süreçte AK Parti’nin İzmir’de partiye yönelik negatif algıyı kırmak için çalışabileceğini belirten Tosun, şöyle devam etti:

“Kalan dönemde İzmir’de özellikle AK Parti’ye karşı negatif algıyı kırmak için bir fırsat var onlar açısından ama bu fırsatın da sınırları var. Dolayısıyla bu geçiş döneminde İzmir’in sorunlarına imkanlar ölçüsünde çözme konusunda çalışmak. Türkiye’de yerel yönetimler merkezi yönetimlere özellikle mali kaynak açısından bağımlı durumda. Mali kaynak ve proje destekleriyle kalan süre içinde, ‘Yaparsa AK Parti yapar’ algısını inşa etmek isteyecekler. Bu bir geçiş dönemini kapsıyor. Stratejinin birinci boyutu bu.”

İki seçim arasından AK Parti’nin İzmir oyu arttı mı?

Tosun, konuşmasının devamına şunları kaydetti:

“İkinci boyutu ise kazan kazan stratejisi, hem Cemil Bey hem AK Parti açısından. Cemil Bey açısından kazanım nedir dersek, İzmir’de özellikle belediyecilik performansı bağlamında kendisine ilişkin bu negatif algıyı kırmak için bir çıkış yolu arıyordu. Türkiye’de iktidar muhalefet ilişkilerinden dolayı muhalefet partisinin belediye başkanı olarak çıkış yolu olmadığını gördü herhalde. Dolayısıyla AK Parti’ye geçmek suretiyle böyle bir fırsat elde etmiş oldu. AK Parti’nin kazanımı ise orada da bu kalan süre içerisinde özellikle kentsel yerel hizmetlere talebin çok yoğun olduğu merkez ağırlıklı ilçelerde hizmet kalitesini hizmet yoğunluğunu artırmak suretiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmetleri üzerinden geçiş dönemi stratejisindeki algıyı yaratmak. Şöyle bir durum var son yerel seçimlerde yaklaşık olarak 300 bin gibi bir oy farkı vardı büyükşehirde. Ancak genel seçimlerle karşılaştırınca AKP’nin oy performansının arttığını gördük. Çünkü adayının profilinden bağımsız olarak adayın söylemine İzmir halkının bir miktar teveccühü oldu. Önümüzdeki süreçli birinci olarak hizmet algısı ile özellikle merkez ilçelerde kentsel ağırlıklı ilçelerde yani metropol ilçelerin çevresindeki ikinci halka diyebileceğimiz ilçelerde ne kadar hizmeti artırır ise potansiyel olarak oylarını artıracağını muhtemelen düşünüyor. Tabii merkez ilçelerden de ne alırsa sonuçta kar olacak.”

Yerel seçimlerde yeni aday

Öte yandan AK Parti’nin yerel seçimlerden sonra Tugay’ı yeniden İzmir için aday göstermeyebileceklerini belirten Tosun, “Bu geçiş dönemi stratejisinde şöyle bir özellik olduğunu düşünüyorum; seçime kadar olan süreci Cemil Bey’le geçirip sonrasında İzmir’in sosyolojik dokusunu yansıtan özellikle merkez sağ eğilimli güçlü bir adayla, iş dünyasıyla da yakından diyaloğu olan bir adayla yerel seçime gireceklerini düşünüyorum” dedi.

İzmir'in anahtarı Saray'a teslim: 'AK Parti için fırsat dönemi'

Seçimden seçime oy değiştiren yüzde 10’luk bir kitle var

Tugay’ın transferinden yerel seçime kadar olan süreçte AK Parti’nin İzmir’de yürüteceği çalışmaların seçmen nezdinde nasıl bir etkiye neden olabileceğini de değerlendiren Tosun, İzmir’de iki seçim arasında parti değiştiren yüzde 10’luk bir kesim olduğunu belirtti. Tosun, şu ifadeleri kullandı:

“Seçmen üzerinde bir etkisi olacağını düşünüyorum ama seçim kazandırıp kazandırmama meselesinde AK Parti’nin adayı ve bu süreçteki belediyecilik performansı çok önemli. Arada bir makas da var. Bu makası kapatmak için çok güçlü bir hizmet bombardımanı ve güçlü bir aday gerek. Ancak rakiplerin bundan sonra izleyecekleri yol da önemli. Özellikle CHP’nin oy oranı düşük olsa da bir miktar oyu bölebilir. CHP Yeni parti arasında keskin bir oy bölünmesi olursa, İYİ Parti güçlü bir aday çıkarırsa, DEM Parti bu Terörsüz Türkiye süreci nedeniyle AKP’nin adayına destek verirse, bu koşullar gerçekleşirse sıkı bir rekabet gerçekleşir. Peşinen Cemil Bey’in AK Parti’ye geçmesi kendisine karşı çok ciddi bir blokaj oluşturur iddiası için elimizde henüz bir veri yok. Ancak şunu biliyoruz, kemik bir sol sosyalist, sosyal demokrat seçmenin kalkıp yönelmesi mümkün değil. Aday kim olursa olsun. Ama İzmir’de ortalama bir seçimden diğer seçime parti değiştiren yüzden 10’luk bir seçmen kitlesi var. Bu kitle geçmişte çevre ilçelerde daha yüksekti, merkez ilçelerde bu kitle daha az. Yani yüzde 7’lere kadar düşüyor. Ama şu an bu hizmet faktörü, aday profili dalyasıyla merkezdeki seçimden de bir parti değiştirme yaşanırsa sıkı bir rekabet yaşanabilir.”

Duygusal tepki yerini rasyonel karara bırakır

Ayrıca Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e de Cemil Tugay’ın parti değişikliği nedeniyle gösterilen tepkilere değinen Tosun, “Cemil Tugay’ın Özgür Bey’in tercihiyle aday gösterilmiş olmasına şu anda duygusal bir tepki var ancak o duygusal tepki zamanı gelince rasyonel karara bırakır yerini. Anlık duygusal tepkilerin seçim yaklaştıkça Yeni Parti’nin stratejileri ne olacak, İzmir’le bağı ne olacak, İzmir Yeni Parti yerel teşkilatları ilçe belediyeleri nasıl çalışacak ve aday ki olacak bunlar da belirleyici. Şu aşamada duygusal bir tepki var. Ancak seçime 2 sene olduğu için sandığa yansıyıp yansımayacağını bugünden öngörmenin mümkün olduğunu düşünmüyorum” diye konuştu.

Mecliste uzlaşı ortamı sağlanır mı?

Söz konusu transferin yerel siyasette dengeleri nasıl etkileyebileceğini de değerlendiren Tosun, açıklamasını şöyle noktaladı:

“Teknik olarak bakınca, meclis çoğunluğu muhalefetin elinde. Başkan ulusal iktidar partisine mensup. Bizim belediye kanunumuz gereği meclise de önemli yetkiler verilmiş durumda. Başkanın da önemli yetkileri var. Ancak İzmir için hayati olan projeler, halkın istediği projelerde meclisin muhalefet partisinde mensup olması nedeniyle bir blok halinde karşı çıkma ihtimalinin zor olduğunu düşünüyorum. Tabii alınan kararların meclisten geçmesi konusunda zaman zaman anlaşmazlık olacaktır ancak İzmir için olan projelerde destek konusunda da uzlaşı olur diye düşünüyorum. Zaman zaman meclisle başkan arasında kararların çıkması anlamında sıkıntı olabilir ama bu sıkıntıların ben İzmir söz konusu olduğunda çözüleceği kanaatindeyim. Çünkü seçmen için aynı zamanda önemli olan hizmet. Burada en önemli dezavantaj tabii İzmir örneğinde ya da diğer büyük kentlerde iktidarın ekonomik performansının ne olacağı. İktidarın ekonomi politikalarına yönelik performansının yerel seçimleri de etkileme potansiyeli var. Çok güçlü aday olabilir, hizmet sunumu artırabilirsiniz ama ekonomik performansla da bunun bir ilişkisi var sonuçta.”

İzmir Gaste - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme