İzmir'de yeni dönem AK Parti'den 'enkaz' çıkışıyla başladı!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişi ve gelecek seçimlere kadar yapılacak çalışmaları değerlendiren AK Partili Yıldız, geçmişte Tugay'ın iktidara yönelik eleştirilerine ilişkin de konuştu.
Hayriye Gülperi TİBİN – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişi gündemdeki yerini koruyor. Tugay’ın tarihi transferinin ardından bu süreçte İzmir’e yapılması planlanan yatırımlara dikkat çekildi. Özellikle AK Parti’nin İzmirli temsilcilerinin “İzmir’e hizmet gelecek, eser siyaseti yapacağız” yönündeki söylemleri de çeşitli eleştirilere neden oldu. Bununla birlikte kentin güncel sorunlarından hangilerinin önceliklendirileceği de merak konusu oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız, konuyla ilgili olarak İZMİR GASTE’ye konuştu.
Yıldız: 25 yıldır eleştirdiğimiz bir yönetim anlayışı var
AK Parti’nin İzmir’de iktidar olmasının sorumluluklarını iki katına çıkardığını ifade eden Yıldız, “AK Parti’nin İzmir’de iktidar olması yerel anlamda sorumluluğumuzu iki kat artırdı. Çünkü İzmir’in ciddi anlamda birikmiş sorunları var. Bu anlamda işimizin kolay olmadığının farkındayız. Zor bir gömleği giydik. İki buçuk yıldır eleştirdiğimiz, hatta bırakın iki buçuk yılı, 25 yıldır eleştirdiğimiz bir kent yönetimi anlayışı var” dedi.
Yıldız, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu süreçte biz meselelere odaklanmış vaziyetteyiz. Zaten muhalefetimiz de hep odaklanmış vaziyetteydi. İzmir’in birikmiş temel sorunlarının nasıl bu hâle geldiğinin nedenlerinin tespiti ve bunların çözümünün en hızlı şekilde nasıl oluşturulabileceği noktasında ciddi bir çalışma yürütülüyor. Yolların durumu ortada. Geçtiğimiz sene 400 bin metreküp asfalt dökülmüştü, bu sene biraz daha artırılmaya çalışıldı. Şimdi bir buçuk milyon metreküpe çıkmasının önündeki tüm çalışma koordinasyonunu üstlenmemiz lazım. Biz TOKİ eliyle 30 bin konut dönüştürmemize rağmen dönüştürebildiğimiz birçok TOKİ planına geçtiğimiz dönemlerde Büyükşehir hep dava açıyordu. Hep bir engelleme politikası vardı. Bunların artık bakanlıklar ve kurumlar arasında doğru bir koordinasyonla yürütülmesi gerekiyor. Bakanlıklar bunun için çok hazırdı ve 2010 yılında imzalanmış bir protokol vardı. Şehrin 100 binlik planlarına ilişkin 104 maddenin 100’ünde mutabakat sağlamış olmamıza rağmen 2010’dan 2026’ya kadar gelen süreçte, imzaladıkları protokole uymayıp bakanlığın yaptığı tüm planlara dava açan bir Büyükşehir vardı. Cemil Bey bu davaları açmadı, onu da belirtmiş olayım.”
Cemil Bey’e dayatılan genel sekreterin bıraktığı enkaz bu
Yıldız, kent sorunlarına ayın yerden bakılmasıyla ilgili bir birlik sağlandığını, “Sürekli kenti kilitleme, her şeye bir hayırcılık yaklaşımı, hep bir engelleme mantığı… Bunların hepsine artık aynı yerden bakılması sağlandı. Bir kere bu bile kente büyük bir ivme kazandırır” ifadeleriyle belirtti.
Yıldız, belediye bütçesine de değindiği konuşmasında şunları kaydetti:
“Şimdi arkadaşlar eleştiriyorlar ama örneğin toplu taşıma araçlarındaki 90 dakika uygulaması… 90 dakikadan biz çıkmadık, tek bir irade kararıyla, o dönemki bilgilendirmeyle onlar çıktı. Şimdi oy birliğiyle 90 dakikaya döndük. Bunların muhalefeti de bir tuhaf, iktidarı da bir tuhaf. Bunlar iktidardayken iş üretmek yerine kendi iç kavgalarıyla uğraşırdı, şimdi muhalefette de bol keseden ‘O da olur mu, bu da olur mu?’ diyorlar. Bir ders çalış bakalım ya! 25 senedir bu kenti siz yönetiyorsunuz. Hiçbir bilgileri, çalışmaları yok. Bütçeyi onlardan en iyi biz izah ediyorduk. 2025 bütçesi yapılırken uyardık, ‘Bu bütçe çok açık verir, yapmayın’ dedik. Cemil Bey’e o dönem İstanbul ekibi tarafından dayatılan genel sekreterin oluşturduğu enkaz bu. Bunların hepsinin doğru zeminde, doğru şekilde, doğru uzmanlarla müzakere edilerek, görüşülerek daha faydalı bir hâle dönmesi İzmir’in menfaatine olacaktır. AK Parti bu konuda çok tecrübeli bir parti.”
İzmir’de dünya kadar riskli yapı var
Bundan sonra İzmir’in kronik sorunlarının çözümüne ilişkin yapılacakları anlatan Yıldız, İzmir’in önceliklerinin belli oluğunu ifade etti.
Yıldız, “İzmir’in öncelikleri belli” diyerek kent sorunlarını şöyle hatırlattı:
“İzmir’in şu an ciddi şekilde ulaşımla ilgili bir sorunu var. İzmir’in ciddi bir şekilde asfaltla ilgili bir seferberliğe ihtiyacı var. Şimdi aynı şekilde çöp ciddi bir sorun. Şu an biz çöpü Manisa’ya taşıyarak sadece lokal bir müdahale oluşturabildik. Bizim, çöpün önümüzdeki yıllarda artık İzmir’in gündeminden düşmesini sağlayacak kalıcı kararlar vermemiz lazım. Keza Körfez için de aynı şey geçerli. Yağmur suyu ve kanalizasyon ayrışmaları da öyle. Kentsel dönüşümde bakanlığımızın vaatleri vardı, başladık biliyorsunuz. Biz yer bulamadığımız, sorunlar yaşadığımız için Menemen’de biliyorsunuz, hızlı bir şekilde başladık. Otoyolun kenarında dört ay önce temel attığımız yerlerin kaba inşaatları bitti. Böyle bir hızla inşaat üretme kabiliyeti olan TOKİ kurumunu İzmir’e girmekten korkar hâle getirdi CHP anlayışı. O günkü yönetim anlayışı, bugünkü Yeni Parti’ye devroldu. Şimdi hızlı bir şekilde rezerv alanlar üzerinde çalışmamız lazım. İzmir’de dünya kadar riskli yapı var. Tüm bunlarla birden mücadele edebilmek için meseleye odaklanıp odaklandığımız bir işin de çözümünü hızlı bir şekilde geliştirerek acil bir eylem planı geliştirmemiz lazım. Onun için de bir çalışma yürüteceğiz.”
Cemil Bey’in CHP döneminde 180 milyon avroluk kredi imkanı sağladık
Yıldız, İzmir’e hizmet gelecek söylemlerinin eleştirilmesine de tepki gösterdi.
Konuşmasında, “Bu zamana kadar ‘Neden hizmet gelmedi?’ gibi bir durum yok. Son yedi buçuk yılda belediye meclisine gelen kararların yüzde 96’sını oy birliğiyle geçirmişiz biz. Nasıl engellemiş olabiliriz? Siz bizim geçtiğimiz yedi buçuk yıl boyunca mecliste ‘Meclise girmiyoruz, bugün meclisi çalıştırmıyoruz’ dediğimiz bir meclis gördünüz mü?” ifadelerine yer veren Yıldız, şöyle devam etti:
“Biz sadece Cemil Bey’in iki buçuk yıllık CHP dönemindeki süreçte tam 180 milyon avroluk mevcut kredi imkânı sağladık. Şimdi nasıl bir engelleme durumu olabilir? Mesele şu: Bakınız, bu krediler geldi, bunların çoğu sağlandı. Şimdi diğerleri üzerinde çalışılıyor. Örneğin 110 milyon avroluk kredinin 2024-2025’te ihalelerinin bitmesi lazımdı. Daha hâlâ ancak bitiriliyor. Şimdi burada maalesef iş üretme noktasında bir yapılanma ve odaklanma problemi var. Bunları bile düzeltmemiz, bir bakış açısını bile düzeltmemiz ciddi bir ivme kazandıracak. Şimdi bırakalım, önümüzde iki buçuk yıl var. İzmir’in birikmiş çöpünden kentsel dönüşümüne, ulaşımından çevre sorunlarına kadar bütün bu meseleleri ele alalım, hızlı ve yerinde çözümler üretelim. Bunların çözümüne odaklanalım. İki buçuk yıl sonunda seçmenin önüne biz çıkarız. İzmirli de takdirini verir. Ama kim kazanır? İzmir kazanır, birikmiş bu meseleleri çözmek açısından. Ucuz siyasetin peşinde koşmasınlar. Ben nasıl bir anlayışla sistemi kilitlediklerini biliyorum. Dünya Bankası’ndan 300 milyon avro kredi getirdik biz. Belediye ruhsatları çok geç veriyor. Bu sorunu çözmemiz lazım. İşte bu sorunu çözebilmek için bir irade ortaya koymamız lazım.”
Kolay bir karar mıydı Cemil Bey’in AK Parti’ye geçmesi?
Cemil Tugay’ın CHP’deki döneminde iktidarı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çıkan kredilere onay verilmemesi nedeniyle eleştirdiğinin hatırlatılması üzerine konuşan Yıldız, “Sayın Başkan’a gelen bilgi notları, brifingler… Sen şimdi adama İstanbul’dan, İmamoğlu (tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu) ekibinden bir genel sekreter getirir, ona teslim olur, ona inanırsan; bir sürü milletvekili bambaşka bir hegemonya ve tavır içerisinde kalırsa… Şimdi kadrolara bakıyorsunuz, meclis yapılarını görüyorsunuz. İşte bazı ilçe belediye başkanlarının açıklamalarını duyuyoruz. Böyle bir yapılanmada önüne getirilen bir noktada ne yapabilir Cemil Bey?” dedi. Yıldız, açıklamalarını şöyle noktaladı:
“34 bin çalışanı, 14 ana şirketi, iştirakleriyle 20 şirkete yakın bir yapısı olan bir kuruluş içerisinde, sizin getirildiğiniz noktada teslim ettiğiniz, inandığınız partiniz size ‘Bununla çalış, bununla çalış’ dediği adamlarla geldiğiniz noktada, onların verdiği bilgilendirmelerle gidiyorsunuz. Şimdi Cemil Bey de zaten bu kararı niye verdi? Çok kolay bir karar mı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye gelme kararı vermesi? Çünkü gördü. Kendisini oluşturan, geldiği arkadaşlara bakıyor, kendisine getirilenlere bakıyor. Genel sekreter olarak dayatılan isimlerden bir tanesi şu an Silivri Cezaevi’nde. Özgür Bey’in bizzat baskıladığı isim. ‘Hadi onu almayayım, bunu alayım’ dediği insanların oluşturduğu bütçe ve bütçenin maliyeti, yanlış kararlar ortada. Cemil Bey de tüm bunların birikimini gördü. Muhalefetin ortaya koyduğu eleştirilerin ne kadar haklı olduğunu gördü. AK Partili arkadaşların eleştirirken ne kadar doğru çözümler getirdiğini gördü. Cumhurbaşkanımızın oturup İzmir’e nasıl baktığını gördü ve bir kanaat verdi.”
Bakmadan Geçme

