• Haberler
  • Güncel
  • İzmir'de çevre alarmı: Çöp, körfez, sivrisinek ve plansızlık!

İzmir'de çevre alarmı: Çöp, körfez, sivrisinek ve plansızlık!

İzmir'in çevre sorunları uzmanların gündeminde. TÜBA Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar ilaçlama ve Körfez'in temizliği konusunda uyarırken, Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Arzu Yücel kentin en acil sorununun katı atık olduğunu belirtti. Uzmanlar, plansız büyüme ve yetersiz altyapının çevresel riskleri artırdığına dikkat çekti.

Şilan KOCADAĞ/İzmir Gaste- İzmir’in çevre karnesi alarm veriyor. Kentte katı atık ve çöp sorunundan körfez kirliliğine, sivrisinek istilasından plansız yapılaşmaya kadar birçok başlık uzmanların gündeminde. TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, özellikle ilaçlama ve körfezin temizliği konusunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni eleştirirken, İzmir Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Arzu Yücel ise kentin en acil çevre sorununun katı atık olduğunu belirtti. Uzmanlara göre İzmir’in çevre sorunlarının temelinde plansız büyüme, yetersiz altyapı ve çevresel risklere karşı bütüncül planlama eksikliği bulunuyor.

Yaşar: Büyükşehir ilaçlamada çok geç kaldı!

İzmir'de çevre alarmı: Çöp, körfez, sivrisinek ve plansızlık!
TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’deki çevre kirliliğiyle ilgili, “Özellikle bu aylarda çok iyi temizlik yapılması lazım çünkü yağış mevsiminin başlangıcındayız. Yağmur yağarsa bütün çöpler rögarlara giriyor, kapatıyor ve taşkınlara neden oluyor. Son 1,5 yıldaki gibi bir durum daha önce görmedim. Hatta bu yıl müthiş bir sinek istilası, sivrisinek istilası oldu. Belediye Başkanı, ‘Afrika'dan gelen kaplan sivrisinekleri’ dedi. Her yer doluydu, bahçeye çıkamadık. Bunun nedeni bahar aylarının müthiş yağışlı geçmesi. Çok fazla gölcük oluştu. Biyolojik aktivite arttı ve yeteri kadar ilaçlama yapılmayınca bu durumu yaşadık. Afrika'dan gelmiş, şuradan gelmiş gibi bahanelere gerek yok. İlaçlama yapılıyor, her hafta bir araç geçiyor ama çok geç. Bunların larvayken ilaçlanması gerekiyor. Nisan ayında, daha larvadan çıkmadan müdahale edeceksiniz. Larva sinek olduğu zaman olay bitiyor. Artık onu öldüremezsiniz; belki ilaçlar sersemletiyordur” dedi. 

“İzmir çöp açısından sınıfta kaldı”

Bu sene İzmir’in çöp açısından da sınıfta kaldığını söyleyen Yaşar, “Ben 1968'den beri Buca'da oturuyorum. Her yer çöp, bütün kıyılar çöplerle dolu. Bunlar yağışla beraber rögarları tıkayacaktır. Sonra iklimi suçlayacaklar. ‘Çok yağdı, beklemediğimiz kadar yağdı’ diyecekler. Oysa yapılması gerekenleri belediye son iki yıldır, özellikle son 1,5 yıldır yapmadı. Bir dönem çöp toplama konusunda da sorunlar yaşandı ve uzun süre çöpler toplanmadı” ifadelerini kullandı. 

“Asıl mesele suyun arıtılmadan körfeze girmesi”

İzmir'de çevre alarmı: Çöp, körfez, sivrisinek ve plansızlık!
2026’nın başında “Bu yıl balık ölümü ve koku beklemeyin” dediğini hatırlatan Yaşar, “Çünkü çok güzel yağışlar geleceğini söyledik ve geldi. Gerçekten büyük bir sorun yaşamadık. İlk başlarda, nisan ve mayıs başında hafif bir koku oldu ama çok ağır bir koku olmadı. Balık ölümü de olmadı çünkü müthiş yağış aldı. Yağış çok olunca körfezdeki akıntı sistemi hızlandı. Su değişimi arttı ve sürekli ortama temiz su geldiği için bu sorunları görmedik. Belediye ne yaptı? ‘Ben etrafı kazıyorum’ dedi. Toprağı alıp çamuru çıkarmakla körfezin temizlendiğini mi sanıyorsunuz? Körfezi temizleyebilmeniz için körfeze temiz su girişini sağlamanız şart. Bunu yapmadığınız sürece ‘10-11 milyon ton sediment çıkardım’ demenin bir anlamı yok. Buradaki asıl mesele, suyun arıtılmadan körfeze girmesi. Özellikle Bostanlı derelerinden müthiş miktarda kirli su geliyor. Arıtılmadan geldiği için kirlilik oluşuyor. Siz aşağıda çökeltiyi temizliyorsunuz ama üstten kirli su gelmeye devam ediyor” şeklinde konuştu. 

“Büyükşehirde Oşinograflar yerine inşaat mühendisleri var”

Kuraklık olduğu zaman körfezde balık ölümü ve koku olacağını belirten Yaşar, “Şu anda yaptıkları şeylerin körfezi temizlemekle hiçbir ilgisi yok. Körfez ne zaman temizlenir? Önce bütün arıtmalar çalıştırılır. Ardından derelerin altındaki betonlar var; 2007 yılında körfezde bilim katliamı yaptılar. Derelerin altındaki betonların da kırılması gerekiyor. Bu iki şeyi yapmadan körfezin temizliği mümkün değil. Yapılması gereken çok basit: Derelerden temiz su girmesini sağlamak. Şu andaki belediye yönetiminin bilimle ilgisi yok. Belediyeye verdiğimiz, döner sermaye kapsamında hazırladığımız raporlar raflarda duruyor ama onları okuyan yok. ‘Gediz kirletiyor’ deniliyor. Gediz'in İç Körfez'in kirliliğiyle yakından uzaktan ilgisi yok. Hiçbir şey bilmiyorsanız uydu görüntülerine bakın. 2010 yılında bu konuda ciddi bir çalışma yaptık. Belediyeye rapor verdik. Akıntının nereden girip nereye gittiğini, hangi yönde hareket ettiğini yerinde ölçümlerle ortaya koyduk. Ama belediyede bu konuyla ilgilenen kişiler bilimden çok uzak. Çoğu inşaat mühendisi. Oysa bu işleri oşinograflar, özellikle jeolojik oşinograflar yapar” ifadelerine yer verdi. 

Yücel:En büyük sorun katı atık!

İzmir'de çevre alarmı: Çöp, körfez, sivrisinek ve plansızlık!
İzmir Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Arzu Yücel, Çevre Mühendisleri Odasının sahadaki gözlemleri açısından, İzmir'in çevre karnesini yorumlayarak, “Şu anda çevremizde duran en büyük sorun katı atık problemi, çöp sahası. Harmandalı kapatıldı, Bergama'ya taşınıyor ama Bergama'nın da hızla doluyor. Önümüzdeki en kritik sorun katı atık ve çöp sorunu. Çevre temizliği anlamında da durum kötü. Burada biraz halktan da kaynaklanan bir durum var. Sokaklar oldukça kötü durumda. Konteynerlerin etrafında yığınlar var. Arabadan izmarit atandan, çöp dolu olduğu halde çöpün kenarına poşet bırakan vatandaşa kadar birçok sorun var. Çöp konteyneri doluysa vatandaşın poşeti oraya bırakmaması gerekiyor. Başka bir boş konteyner bulacak ya da çöp taşınana kadar evinde bekletecek. İnsanlar sokaklarda temizlik istiyor ama kendileri de gereken hassasiyeti göstermiyor” dedi. 

“Toki'lerin altyapısı sağlam değil”

İzmir'de çevre alarmı: Çöp, körfez, sivrisinek ve plansızlık!
TOKİ projelerinin altyapı sorunlarına değinen Yücel, “Çeşme'de, Güzelbahçe'de ve Menemen'de TOKİ projeleri yapılıyor. Her yerde TOKİ yapılıyor ama altyapısı arkadan geliyor. Bana kalırsa TOKİ'lerin altyapısı yeterince sağlam değil. Küçük yerleşim yerlerinin nüfusu bir anda artırılıyor. Örneğin Güzelbahçe'de önümüzdeki yıl mevcut nüfusun neredeyse beşte biri kadar yeni bir TOKİ nüfusu eklenecek. Bunun altyapısı için ise yeterli hazırlık yok” ifadelerini kullandı. 

“İzmir Körfezi'nde bürokratik olarak zorluklar yaşanıyor”

Körfez kirliliğiyle ilgili Yücel, “İzmir'de Çiğli'deki arıtma tesisine geçen yıl ilave üniteler eklendi. Dolayısıyla şu aşamada bir kapasite sorunu olmadığını düşünüyoruz. İzmir Körfezi'nin temizliği için körfez içindeki su sirkülasyonunu artırmak gerekiyor. Belediye bununla ilgili ÇED izinlerine başvuruyor. Fethiye Körfezi'nde dip tarama çalışması yapılıyor, İzmit'te de yapıldı. Hükümet İzmir'e diğer yerlerde olduğu kadar açık davranmıyor. Büyükşehir Belediyesinin Alsancak Limanı ile birlikte birkaç noktada dip taraması yapması gerekiyor. Bu hem körfezdeki sirkülasyonu artırmak hem de limana girip çıkan gemilerin güvenliğini sağlamak açısından gerekli. İzmir Körfezi'nde coğrafi olarak bazı zorluklarımız var ama bürokratik olarak da zorluklar yaşanıyor. Arıtma tesisleri açısından şu aşamada geçen yılki gibi bir kriz olduğunu düşünmüyorum. Dördüncü faz devreye alındı. İZSU'nun ileriye dönük planlamalar ve projeler yaptığını arkadaşlarımızdan duyuyoruz. Ancak katı atık konusunda ortada görünen bir çözüm yok. Bu nedenle en acil sorun olarak katı atık problemini görüyorum” şeklinde konuştu. 

“En büyük problem plansızlık”

İzmir'de çevre alarmı: Çöp, körfez, sivrisinek ve plansızlık!
İzmir'de birçok çevre problemi olduğunu dile getiren Yücel, “Birinci derecedeki sorunlardan biri kentin çok plansız büyümesi. Bu plansız büyümenin getirdiği sorunlarla sürekli karşılaşıyoruz. Bir çöp tesisi ya da arıtma tesisi için yatırım yapsanız bile kent aniden başka bir yöne doğru büyüyor. Yerleşimler hiçbir planlama yapılmaksızın ormanın içine, tarım arazilerine doğru ilerliyor. İzmir'in her tarafına doğru büyüdüğünüzde sorunlarla karşılaşıyorsunuz. Şehrin nasıl ve nereye yerleşeceği, sanayinin nereye kurulacağı baştan planlanmalı. Biz ormanları ve zeytinlikleri parçalıyoruz. ‘Rüzgâr enerjisi’ diyoruz; Yarımada'da, Çeşme'de, Urla'da, Karaburun'da her tarafı rüzgâr türbinleriyle doldurduk. Bu da plansız yapılıyor. Türbinlere ulaşacak yollar için kilometrelerce orman alanı zedeleniyor, ormanın dokusu bozuluyor. Ormanın içine yollar giriyor. Ormanın bütünlüğünü bozduğunuz zaman yağmur suyunun rejimi, yağışın rejimi ve yeraltı suyunun rejimi de bozuluyor. Bence en büyük problem plansızlık. En bilgili insanı Büyükşehir Belediye Başkanı veya İZSU Genel Müdürü yaptığınızda bile sorunlar önünüze geldiğinde müdahale edebilirsiniz. Planlama aşamasında yer almıyorsanız sorun çözülmez. Buradaki temel problem, şehir planlamasının ve endüstri alanı planlamasının baştan sağlıklı bir şekilde yapılmamış olmasıdır” açıklamasını yaptı. 

İki temel problem var:Plansız büyüme ve risk toplumu

Orman yangınlarından örnek veren Yücel, “Örneğin bir yer yandığında hemen ‘Buraya turizm gelecek, bilerek yaptılar’ gibi düşünceler ortaya çıkıyor ve hemen orayı yeniden ağaçlandırmak istiyoruz. Oysa beklemek gerekiyor. En azından yağmurların gelmesi ve geçmesi beklenmeli. Çünkü yanan ağaçlardan tohumlar düşmüş olabilir. Bu tohumlar çimlenecek ve alanı kendiliğinden yenileyecek. Yangın alanında bir sürü besin maddesi toprağa iner ve toprak zenginleşir. Tohumlar toprağa ulaşır ve çimlenebilecek ortam oluşur. Ancak vatandaş baskısı nedeniyle hemen dozerlerle alana giriliyor. ‘Burası yandı, böyle kalacak, turizm gelecek’ gibi düşüncelerle doğal sürece müdahale ediliyor. İnsan hem yangının kaynağı hem de çözümün önündeki en büyük etkendir. Ormanın içine çok fazla girdik. Çöp atıyoruz, mangal ateşi yakıyoruz ve çeşitli yollarla yangın riskini artırıyoruz. Çözüme giderken de yine insan faktörü karşımıza çıkıyor.  Benim gördüğüm iki temel problem var: Birincisi plansız büyüme, ikincisi ise artık bir risk toplumu yaratmış olmamız” ifadelerine yer verdi. 

İzmir Gaste - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Şilan KOCADAĞ

Bakmadan Geçme