İYİ Parti'den Çiğli ve Foça tepkisi: İzmirlinin iradesi pazarlık konusu değildir
İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı'nın ardından Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ın da AK Parti'ye geçmesine tepki gösterdi. Doğan, 'Sandıkta kazanamadığınız siyasi sonucu devlet gücüyle, baskıyla, transferlerle yeniden şekillendirmeye kalkarsanız, sandığı ortadan kaldırmazsınız belki ama sandığın anlamını ortadan kaldırırsınız. İzmirlinin iradesi pazarlık konusu değildir. İzmirlinin oyu devredilemez, ciro edilemez' dedi.
GAMZE ESKİKÖY- İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar ile İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, il başkanlığında düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ülkü Doğan, belediye başkanlarının seçim sonrasında parti değiştirmesinin yalnızca siyasi bir tercih olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak, bunun seçmenin iradesi açısından da ele alınması gerektiğini söyledi.
Doğan: İzmirlinin sandıkta verdiği karar değiştirilemez
Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı’nın AK Parti’ye geçmesinin ardından Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’ın da AK Parti’ye katılmasına değinen Doğan, yaşanan gelişmelerin demokrasi tartışmasını beraberinde getirdiğini belirtti.
Doğan, “İzmir’de son günlerde yaşadığımız bir başka gelişme ise artık yalnızca bir parti değişikliği değil, doğrudan bir demokrasi meselesidir. Foça’nın ardından şimdi Çiğli… İzmirlinin sandıkta AK Parti’ye vermediği belediyelerin, seçimden sonra siyasi transferlerle AK Parti’ye geçtiğini görüyoruz. Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu daha ilk günden çok açık söyledi: “Bir siyasi partiden seçilmiş belediye başkanı ya da milletvekilinin, kendisine oy veren seçmenin iradesine saygı göstermek gibi bir mecburiyeti vardır. O sevgiyi ve oyu başka bir siyasi partiye ciro edemezsiniz.” Çünkü demokrasi sadece sandığı kurup oyları saymak değildir. Demokrasi, sandık kapandıktan sonra da milletin verdiği karara saygı duymaktır. Sandıkta zarfın, oyun ve mührün sahibi vatandaştır. Seçilmiş makamlar da kişilerin siyasi mülkü değil, milletin verdiği emanettir. Millet bir kişiye yalnızca makam vermez; bir siyasi iradeyi temsil etme görevi verir. O irade, seçildikten sonra kişisel tasarrufla başka bir siyasi partiye devredilemez. Söylem çalışmasında da sandık ve millet iradesi, seçilmiş makamların millete ait olduğu ve siyasi makamların birer emanet olduğu anlayışıyla ele alınıyor” ifadelerine yer verdi.
“Devlet, iktidar partisinin teşkilatı değildir”
Türkiye’deki siyasi tabloya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Doğan, “Bir tarafta iktidar partisine geçen belediye başkanlarına rozet takılıyor, diğer tarafta muhalefetin seçilmiş belediye başkanları cezaevinde. Üstelik vatandaşın hakkı olan kamu hizmetinin bile zaman zaman siyasi aidiyet üzerinden tartışıldığı bir düzenle karşı karşıyayız. Buradan açıkça söylüyoruz: Devlet, iktidar partisinin teşkilatı değildir. Merkezi idarenin görevi kendisine katılan belediyeyi ödüllendirmek, muhalefette kalan belediyeyi cezalandırmak değildir. Hangi partiye oy vermiş olursa olsun her vatandaş bu devletin eşit yurttaşıdır; her belediye de hizmet konusunda merkezi idareden eşit muamele görmelidir. Devletin imkânları bir siyasi partinin ödül ve ceza mekanizması olarak kullanılamaz. Çünkü devlet hepimizindir” diye konuştu.
“İzmir'i istiyorsanız sandıkta kazanacaksınız”
Doğan, açıklamasının son bölümünde ise belediye başkanlarının parti değiştirmesi üzerinden İzmir’de seçmenin iradesinin tartışmaya açıldığını savundu. Seçim sonuçlarının siyasi transferlerle değiştirilmemesi gerektiğini belirten Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sandıkta kazanamadığınız siyasi sonucu devlet gücüyle, baskıyla, transferlerle yeniden şekillendirmeye kalkarsanız, sandığı ortadan kaldırmazsınız belki ama sandığın anlamını ortadan kaldırırsınız. İzmirlinin iradesi pazarlık konusu değildir. İzmirlinin oyu devredilemez, ciro edilemez. Milletin emaneti başka bir partiye taşınamaz. İzmir’i istiyorsanız kapalı kapılarda değil, sandıkta kazanacaksınız”.
Bakmadan Geçme