• Haberler
  • Ekonomi
  • Asgari ücrete zam var, refaha çıkış yok: 'İnsanlar zorlanmaya devam edecek'

Asgari ücrete zam var, refaha çıkış yok: 'İnsanlar zorlanmaya devam edecek'

Ekonomist Dr. Toptaş, asgari ücrette geçmiş enflasyonun telafi edilmesi halinde yaklaşık 10 bin lira, gelecek enflasyonun baz alınması durumunda ise 5-10 bin lira arasında zam yapılabileceğini öngörürken, çalışanları zor günlerin beklediğini belirtti.

HAYRİYE GÜLPERİ TİBİN – Milyonlarca çalışanı ilgilendiren asgari ücret için geri sayım başladı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun aralık ayında başlayacağı görüşmeler öncesinde 2027 yılının asgari ücretine ilişkin tahminler de belli oldu. Buna göre, 2027 yılında asgari ücret zammı için yüzde 30, yüzde 33,7 ve yüzde 35 olmak üzere üç senaryo öne çıkıyor. Asgari ücrete yüzde 30 zam uygulanması durumunda 8 bin 423 lira, yüzde 33,7 oranında zam uygulanması durumunda 9 bin 461 lira, yüzde 35 zam uygulanması durumunda 9 bin 826 liralık artış gerçekleşmesi öngörülüyor. 

Ekonomist Dr. Ayhan Bülent Toptaş, olası senaryoları İZMİR GASTE’ye değerlendirdi. Açıklamasında toplumun büyük kısmının asgari ücret ve civarında ödeme aldığını hatırlatan Toptaş, “Seçimli yıllarda iki defa zam yapılıyordu asgari ücrete. Bu sene biraz boş geçti. Yıl başında 28 bin lira olarak belirlendi ve bugüne kadar geldik. Asgari ücret meselesi sadece asgari ücret meselesi de değil. Çünkü neredeyse yarısından fazlası asgari ücrete yakın bir ücret alıyor toplumun. Bir de böyle bir önemi var” ifadelerini kullandı. 

Asgari ücrete zam var, refaha çıkış yok: 'İnsanlar zorlanmaya devam edecek'

Toptaş: Seçim dönemlerinde bonkör davranılabiliyordu 

Toptaş, konuşmasına şöyle devam etti: 

“Dengeli dağılmış bir ücret skalasının en alt basamağı olarak görmemek lazım. Toplumun önemli bir kısmı asgari ücret ve civarında maaş alıyor. Bu açıdan çok önemli. Bir süredir seçimlerle bağlantılı gidiyor bu. Seçimlerin olduğu dönemlerde asgari ücrette daha bonkörce davranılabiliyordu, iki defa zam yapılabiliyordu. Şimdi çok fazla reel gelir kaybı var enflasyon nedeniyle. Ciddi bir zamana ihtiyaç var. Geçmiş enflasyona göre eğer bir zam uygulanırsa 10 bin lira kadar zamla telafi edilebilir. 35 – 38 bin lira noktasına gelebilir. Ama tabii yine gelecekti enflasyon hedefi yani Merkez Bankası’nın 2027 için yüzde 21’lik zam hedefi mi baz alınarak zam yapılır bilemiyorum. 30 – 35 bin arasındaki bir seviyede mi zam yapılır bunları göreceğiz. Ancak ekonomi çok sıkışmış durumda. Asgari ücret aynı zamanda ihracatçılar, turizmciler için bir maaliyet oluşturuyor. Onlar da bunu karşılamakta sıkıntı yaşıyor. Çalışana az geliyor ancak işverene çok geliyor bu zamlar. Ekonomi sıkışık bir durumda. Reel sektör kendisini iş olarak da nakit olarak da çevirmekte zorlanıyor. O nedenle bekleyip öreceğiz.” 

Temmuz ayında bir düzenleme daha yapılabilir 

Açıklamasında 2028 seçimlerine de değinen Toptaş, seçimlere bağlı olarak temmuz ayında asgari ücrete ikinci bir düzenleme de yapılabileceğini belirtti. Toptaş, “Asgari ücret milyonlarca kişinin ücretini belirlemesi nedeniyle çok önemli. Ayrıca geçtiğimiz dönem çok büyük bir aşılma oldu. Bunun telafisi söz konusu olacak olursa bir 10 bin lira gibi bir zam yapılması gerekir. Ancak önümüzdeki dönemin enflasyonuna bakılırsa 5 – 10 bin lira arasında bir zam yapabilirler. Bir de seçim gündemde olmadığı için önümüzdeki sene ikinci defa yapılır mı yapılmaz mı… Seçimin yaklaştığı düşünülürse belki temmuz ayında bir düzenleme daha yapılabilir” diye konuştu. 

Asgari ücrete zam var, refaha çıkış yok: 'İnsanlar zorlanmaya devam edecek'

İşveren zorlandığını hissederse çalışana yol veriyor 

Toptaş, asgari ücrete yapılan zamlar karşısında işverenin de zorlanabildiği durumlarda işten çıkarmaların yaşanabildiğini belirtti. Ayrıca bu durumlarda işten çıkarma yoluna gitmeyen işverenin işçiyi kaçak olarak çalıştırma eğiliminde de olabileceğini belirten Toptaş, şunları söyledi: 
“Eğer çok zorlarsanız işvereni, işveren gerçekten zorlandığını hissederse bu sefer de çalışanına yol veriyor. Böyle bir boyutu da var. 50 bin lira olsun asgari ücret, bu sefer işçisini yollayabiliyor ya da farklı yollara gidiyor. Mesela, ‘Ben sana 50 bin lira veriyor göstereyim ama en fazla 30 bin lira verebilirim’ diyor ya da kaçak çalıştırılıyor işçi. Bir başka önemli konu da verimlilik. Düşük verimlilik söz konusu olunca ürünün değeri düşüyor ve verilen ücret de düşüyor. Yapılan ürünün niteliğiyle de ilgili. O yüzden daha yüksek teknolojiye geçersek, daha yüksek katma değerli ürünler üretirsek daha çok gelir elde ederiz daha yüksek ücret verebiliriz insanlara. Pek çok şey birbiriyle bağlantılı. Ne yapılabilir nasıl ilerlenebilir bu konularda derseniz yüksek teknolojiye dayanan bir büyüme stratejisiyle gelirler artırılabilir. O zaman belki ücretlerin daha yukarı çekilmesi gündeme gelebilir.”

Asgari ücret açısından mutlu olunabilecek günlerde değiliz 

Asgari ücrete ilişkin farklı faktörlerin de mevcudiyetini hatırlatan Toptaş, konuşmasını, “Bir çıkmazın, döngünün içerisinde ilerliyoruz. Asgari ücret açısından çok mutlu olunabilecek günlerde değiliz. İnsanlar yine zorlanmaya devam edecek. Farklı olayları da görüyoruz, Körfez krizi var, savaşlar var, petrol fiyatlarının yukarı çıkması var. Bunlar da işveren üzerinde çok büyük baskı oluşturuyor. İçeride çok ciddi bir fon olayı yaşandı onun getirdiği şeyler var. Bunlar tabii 2027’nin asgari ücretliler için farklı bir yıl olmasına mani faktörler” diyerek tamamladı.

İzmir Gaste | izmirgaste | - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Hayriye Gülperi TİBİN

Bakmadan Geçme