• Haberler
  • Güncel
  • YENİ Partili Ösen 'turizm' reçetesi: Deniz, kum ve güneşin ötesine geçilmeli!

YENİ Partili Ösen 'turizm' reçetesi: Deniz, kum ve güneşin ötesine geçilmeli!

YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kâya Ösen, Dünya Turizm Günü mesajında sektörün enflasyon, maliyet ve kur baskısı altında olduğunu belirterek sürdürülebilir turizm çağrısı yaptı. Ösen, turizm emekçilerinin çalışma koşullarına ve sektördeki nitelikli personel sorununa da dikkat çekti.

YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kâya Ösen, 27 Eylül Dünya Turizm Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, turizm sektörünün ve sektör emekçilerinin karşı karşıya olduğu sorunlara ve Türkiye’nin turizm geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Turizmde yalnızca ziyaretçi sayısına ve kısa vadeli gelir artışına odaklanan bir anlayışın yeterli olmadığını belirten YENİ Partili Ösen, sektörün yatırımcıdan çalışanına kadar tüm paydaşlarıyla birlikte ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

Turizm sektörünün ülke ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Ösen, sektörün bugün enflasyon, artan maliyetler ve kur baskısı arasında sıkıştığını ifade etti.

Enflasyon, maliyet ve kur üçgeni

Ösen, değerlendirmesinde şunları kaydetti: “Turizm, ülkemiz açısından yalnızca önemli bir döviz kaynağı değil, aynı zamanda milyonlarca insan için doğrudan ve dolaylı istihdam sağlayan stratejik bir sektör. Ancak bugün turizmci; yüksek enflasyon, artan maliyetler, vergiler, borç yükü ve kur baskısı altında ayakta kalmaya çalışıyor. Turizmi yalnızca ziyaretçi sayılarına ve kısa vadeli kazançlara indirgeyen politikalar, yatırımcıdan esnafa, çalışanlardan sektör temsilcilerine kadar geniş bir kesimi çözümsüzlük kıskacına itiyor. İhtiyacımız olan, bu potansiyeli koruyan ve geleceğe taşıyan sürdürülebilir bir turizm anlayışıdır.”

"Yeşili betonlaştırarak kazanmamız mümkün değil"

“Türkiye sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi zenginlikleriyle turizmde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecekken turizmi ziyaretçi sayısıyla sınırlandıran anlayışın idaresinde yerinde sayıyor” diyen Ösen, “Her köşesi ile cennet olan ülkemiz ne yazık ki sürdürülebilir turizm politikalarından yoksun. Dünyada turizm alanında talepler, beklentiler ve eğilimler hızla değişiyor. Küresel iklim krizi de turizmin geleceği açısından önemli bir tehdit. Yeşili betonlaştırarak kazanmamız mümkün değil. Doğal güzelliklerimizi koruyarak, turizmi tüm ülkeye yaymak en büyük hedefimiz olmalı. Sürdürülebilir turizm artık bir tercih değil, geleceğimiz açısından bir zorunluluktur. Sezonu 12 aya taşıyan, turizmi ülkemizin dört bir yanına yayan ve yerel ekonomileri güçlendiren bir anlayışı hayata geçirmeliyiz. Türkiye’nin turizmde yeni bir hikâyeye ihtiyacı var. Deniz, kum ve güneşin ötesine geçen; kültürü, gastronomiyi, doğayı, tarihi ve yerel değerleri merkeze alan bir turizm anlayışını güçlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Turizm emekçilerinin sorunlarına dikkat çekti

Uzun çalışma saatleri, sezonluk ve güvencesiz istihdam, düşük ücretler ve artan yaşam maliyetlerinin turizm çalışanlarının çalışma ve yaşam koşullarını her geçen gün daha fazla ağırlaştırdığının da altını çizen YENİ Partili Ösen, şunları söyledi: “Turizmin büyümesinden söz ediyorsak, bu büyümenin en büyük paydaşlarından olan emekçilerimizi görmezden gelemeyiz. Sektörün geleceğini konuşurken çalışanların insan onuruna yaraşır ücret, güvenceli istihdam ve sağlıklı çalışma koşullarına kavuşmasını da temel hedeflerimiz arasında olmalıdır. Turizmde sürdürülebilirlik yalnızca doğayı korumakla değil, turizm emekçisinin hakkını ve emeğini korumakla da mümkündür.”

Turizm sektöründe yaşanan insan kaynağı sorununa da dikkat çeken Ösen, nitelikli ve iyi eğitimli personel bulmakta zorlanan yatırımcılar ile ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya kalan turizm emekçilerinin sorunlarının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

Ösen, “Yatırımcı nitelikli personel bulamıyor. İyi eğitimli gençler ya tamamen sektörden uzaklaşıyor ya da yurt dışını tercih ediyor. Gençlerimizin turizmi uzun vadeli bir kariyer alanı olarak görebilmesi için sektörün ihtiyaçlarına uygun, uygulamalı ve istihdam odaklı bir eğitim modelini hayata geçirmeliyiz. Mesleki eğitim kurumları ile işletmeler arasındaki iş birliğini güçlendirerek öğrencilerin eğitim sürecinde sektörü yakından tanımasına imkân sağlayacak projelerin artırılması gerekiyor. Eğitim programlarını yabancı dil, dijital turizm, gastronomi, rehberlik ve sürdürülebilir turizm gibi alanlarda güncelleyerek gençlerimizi sektörün geleceğine hazırlamalı ve mezuniyet sonrasında istihdamlarını desteklemeliyiz” ifadelerini kullandı.

 

İzmir Gaste - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme