• Haberler
  • Siyaset
  • Yeni Partili Güç'ten 29 Ekim töreninde sert çıkış: 'İzmir'in toprağı rant pazarlıklarının malzemesi değil!'

Yeni Partili Güç'ten 29 Ekim töreninde sert çıkış: 'İzmir'in toprağı rant pazarlıklarının malzemesi değil!'

Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Basmane Çukuru'nun satışına ilişkin tartışmaları hatırlatarak, 'İzmir'in toprağı, arsası ve kamusal değerleri kimsenin siyasi hesaplarının ve rant pazarlıklarının malzemesi değildir!' dedi.

HAYRİYE GÜLPERİ TİBİN- Cumhuriyet’in 103’üncü yaşı, İzmir’de coşkuyla kutlanmaya devam ediyor. Son olarak Yeni Parti İzmir İl Başkanlığı, alternatif tören düzenledi. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen törene Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Yeni Parti İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, ilçe başkanları ve partililer katıldı. Meydana çelenk bırakılmasının ardından Güç, konuşma gerçekleştirdi. Güç, “Cumhuriyetimizin 103. yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi huzurundayız. Ulu Önderimiz 1935'te, Millî Mücadele'nin ardından kurulan yeni Türkiye'yi şöyle anlatıyordu: ‘Uçurum kenarında yıkık bir ülke… Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar… Yıllarca süren savaş… Ondan sonra, içerde ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni toplum, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız inkılâplar… İşte Türk Genel Devrimi'nin bir kısa ifadesi…’ Biz milletçe uçurumun kenarından başladık. Ve sonra hep birlikte ayağa kalktık” ifadelerini kullandı. 

Yeni Partili Güç'ten 29 Ekim töreninde sert çıkış: 'İzmir'in toprağı rant pazarlıklarının malzemesi değil!'

Cumhuriyetin anlamı burada başlar 

Güç, konuşmasının devamında şunları söyledi: 

“İzmir ise bu kutlu mücadelemizin simgesidir. Zaferin denize ulaştığı şehirdir. 15 Mayıs 1919'da başlayan işgal günlerinde, ilk kurşunu atan Hasan Tahsin'in adıyla özdeşleşen direniş, günden güne büyüyen millî mücadelemizin kıvılcımı oldu. 9 Eylül 1922'de İzmir kurtuldu; yeni bir dönem başladı. Ancak zafer, milli mücadelemizin sonu değildi, asıl mesele bağımsızlığımızı kalıcı kılmaktı. Nitekim şehrimizin yaraları daha sarılmamışken, 17 Şubat 1923'te İzmir İktisat Kongresi toplandı. Çiftçisi, esnafı, işçisi masaya oturdu. Savaşın ardından ülkenin nasıl kalkınacağı, üretimin nasıl artırılacağı, ekonomik bağımsızlığın nasıl sağlanacağı konuşuldu. İzmir'in tarihimizdeki yeri tam da burada netleşiyor; işgalden kurtuluşa, kurtuluştan kuruluşa uzanan milli mücadele dönemimizin simgesidir İzmirdir… Çünkü bir ülkeyi kurtarmak başka, o ülkede insanların yüzünü güldürecek güvenle huzurla adil bir hayat kurmak başkadır. Bağımsızlık, yurttaşın sofrasında, emeğinde ve geleceğe dair umudunda karşılık bulmalıdır. Cumhuriyet'in anlamı da burada başlar.” 

Gençler kendi ülkelerinde gelecek kuramıyor 

‘Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir’ sözlerini hatırlatan Güç, “Şunu bugün söylemekte önem görüyorum; Atatürk'ün sözleriyle, Cumhuriyet "bilhassa kimsesizlerin kimsesidir." Bugün ise insanlarımız çalışıyor ama geçinemiyor; emek veriyor ama karşılığını alamıyor. Kemeraltı'nda kepenk açan esnaf da Tire’de, Ödemiş’te tarla ve ahırda çalışan çiftçide, Aliağa'da vardiyayla çalışan işçi de Bornova’da, Buca'da kirayı denkleştiremeyen genç de aynı hesabın içindedir. Birikim yapmak bir yana, yarınını güvence altına almakta zorlanıyor. Gençler kendi ülkelerinde bir gelecek kuramıyor. Emeklilerimiz, yıllarca verdikleri emeğin ardından yaşam mücadelesi veriyor. Cumhuriyet'i yaşatmak, O zaferlerin kurduğu ülkeyi daha adil, daha güçlü ve daha yaşanır hâle getirmektir” dedi. 

Yeni Partili Güç'ten 29 Ekim töreninde sert çıkış: 'İzmir'in toprağı rant pazarlıklarının malzemesi değil!'

İzmir’in toprağı rant pazarlıklarının malzemesi değildir

Konuşmasının devamında Basmane Çukuru’nun satışına ilişkin tartışmaları da hatırlatan Güç, “İstanbul’a ihanet ettiklerini kendi ağızlarıyla itiraf edenler, bugün gözlerini İzmir’e dikmişler! İstanbul’da uyguladıkları rant siyasetini, bugün ilk iş olarak “Basmane Çukuru” arazisi üzerinden İzmir’e taşımak istiyorlar. Buradan açıkça söylüyorum: İzmir’in toprağı, arsası ve kamusal değerleri kimsenin siyasi hesaplarının ve rant pazarlıklarının malzemesi değildir!” diye konuştu. Güç, konuşmasına şöyle devam etti: 

“İzmir’in geleceğini kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklara teslim etmeyeceğiz. İzmir’in geleceği üzerinden kimlerin, hangi yetkiyle, kimin yararına karar verdiğinin hesabını soracağız! Bugün, Cumhuriyetimizin 103. yılında, çelenk sunma törenimizde Cemil Tugay’ın talimatıyla elektrik verilmemesi, AKP iktidarının ülkemizin umudu olan Yeni Parti’den ne kadar korktuğunun bir sonucudur.  

Cumhuriyet’in meydanlarında kimsenin sesini kısmaya, kimsenin iradesini yok saymaya hakkınız yoktur!  İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, aldığı oylara karşı sorumluluk taşıyan bir makamdır.  Ancak Cemil Tugay ise, bu şehrin en yalnız, en mutsuz ve en umutsuz kişisidir. İzmir halkından kaçan, korkarak siyaset yapan ve AKP iktidarının tehditlerine boyun eğen Cemil Tugay, Basmane arazisi üzerinden alınan kararların hesabını İzmir halkına vermek zorundadır. Unutmayın, İzmir; Cumhuriyet’in, halk iradesinin ve kamu yararının şehridir!”

İzmir Gaste | izmirgaste | - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Hayriye Gülperi TİBİN

Bakmadan Geçme