- Haberler
- Güncel
- Şener Üşümezsoy yeni deprem için bölgeyi açıkladı! 'En az 6,5 büyüklüğünde olabilir'
Şener Üşümezsoy yeni deprem için bölgeyi açıkladı! 'En az 6,5 büyüklüğünde olabilir'
Türkiye'de son dönemde yaşanan depremler sonrası gözler yeniden aktif fay hatlarına çevrilirken, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Üşümezsoy, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki fayları değerlendirerek özellikle Denizli ve Pamukkale hattına dikkat çekti. Uzman, bu bölgede 6 ila 6,5 büyüklüğüne ulaşabilecek bir deprem potansiyeli bulunduğunu savundu.
Haberin Özeti
- • Türkiye’de son dönemde yaşanan depremler sonrası gözler yeniden aktif fay hatlarına çevrilirken, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Üşümezsoy, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki fayları değerlendirerek özellikle Denizli ve Pamukkale hattına dikkat çekti. Uzman, bu bölgede 6 ila 6,5 büyüklüğüne ulaşabilecek bir deprem potansiyeli bulunduğunu savundu.
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Türkiye’deki aktif fay sistemlerini değerlendirirken Denizli ve Pamukkale çevresine dikkat çekti. Üşümezsoy’un değerlendirmesine göre Pamukkale yönüne uzanan fay hattında hareketlilik bulunuyor. Uzman, bölgede meydana gelebilecek olası bir depremin büyüklüğünün 6 ile 6,5 seviyesine ulaşabileceğini ifade etti. Bu değerlendirme, özellikle Denizli ve çevresindeki deprem riskinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
Denizli-Pamukkale fay hattı neden önemli?
Denizli ve Pamukkale çevresi, Batı Anadolu’daki aktif tektonik hareketliliğin bulunduğu bölgeler arasında yer alıyor. Bölgedeki fay sistemleri geçmişte de çeşitli büyüklüklerde depremlere neden oldu. Üşümezsoy, Pamukkale ile Denizli yönünde uzanan fayın aktif göründüğünü belirterek burada gelecekte güçlü bir sarsıntı yaşanabileceğine ilişkin görüşünü paylaştı. Ancak belirli bir depremin ne zaman gerçekleşeceğini günler veya aylar öncesinden kesin biçimde söylemek günümüz deprem biliminin imkanları dahilinde değil.
Üşümezsoy’un İstanbul depremi değerlendirmesi ne?
Şener Üşümezsoy, Marmara’daki deprem tartışmalarında da diğer bazı uzmanlardan farklı bir görüş ortaya koyuyor. Üşümezsoy, 23 Nisan 2025’te Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem sonrasında Adalar hattına ilişkin değerlendirmelerini sık sık gündeme getirdi. Ağustos 2026’daki açıklamalarında Adalar Fayı’nın aktif bir yanal atımlı fay olmadığı görüşünü savundu ve bu hattın “ölü fay” olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu açıklamalar diğer uzmanların görüşlerinden ayrılıyor
Marmara’daki deprem riski konusunda bilim insanları arasında farklı değerlendirmeler bulunuyor. Üşümezsoy, özellikle Adalar hattının büyük bir deprem üretme potansiyeline ilişkin yaygın senaryolara karşı çıkarken, başka uzmanlar Marmara Denizi içerisindeki fayların oluşturduğu risk konusunda farklı görüşler dile getiriyor. Bu nedenle tek bir uzmanın açıklamasını Türkiye’nin deprem riskine ilişkin kesin bir öngörü olarak değerlendirmemek gerekiyor.
Depremin yeri ve zamanı önceden kesin olarak bilinebilir mi?
Depremler için belirli bir tarih, saat ve nokta vererek kesin tahminde bulunmak bilimsel açıdan mümkün değil. Fayların geçmiş hareketleri, bölgesel tektonik yapı, deprem katalogları ve güncel sismik hareketlilik risk değerlendirmelerinde kullanılabiliyor ancak bunlar belirli bir depremin ne zaman gerçekleşeceğini kesin şekilde ortaya koymuyor. Bu nedenle Üşümezsoy’un Denizli-Pamukkale hattına ilişkin açıklaması da bir uzman değerlendirmesi olarak ele alınmalı.
Denizli ve çevresinde yaşayanların deprem konusunda yapı güvenliği, zemin özellikleri ve resmi risk değerlendirmelerini dikkate alması önem taşıyor. Olası bir sarsıntıya karşı alınabilecek en etkili önlemler arasında binanın deprem performansının uzmanlarca değerlendirilmesi, gerekli güçlendirme çalışmalarının yapılması ve aile afet planının hazırlanması bulunuyor.
Bakmadan Geçme