• Haberler
  • Güncel
  • Müslim Sarı'dan Özgür Özel'e Cemil Tugay tepkisi: Yanlış karar verdiğinizi kabul edin!

Müslim Sarı'dan Özgür Özel'e Cemil Tugay tepkisi: Yanlış karar verdiğinizi kabul edin!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın aday gösterilme sürecini eleştirerek CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e özeleştiri çağrısında bulundu. Sarı, Tugay'ın hangi başarı kriterlerine göre aday gösterildiğinin açıklanmasını isteyerek, 'Geçmişte alınan kararların sorumluluğu üstlenilmeli, İzmir halkına açık bir özeleştiri yapılmalı ve yanlış karar verildiği kabul edilmelidir' dedi.

ŞİLAN KOCADAĞ/İZMİR GASTE- Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı CHP İzmir İl Başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya gelerek önemli açıklamalarda bulundu. Açıklamaya CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü ve Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Ebru Okay da katıldı.

Meclis üyelerinin problemleri dinlenecek

Sarı, “İzmir, her zaman gönlümüzde taht kuran bir il. Hem politik duruşuyla hem güzel insanlarıyla çok özel bir şehir. Hem de Cumhuriyet Halk Partisi tarihi açısından da son derece önemli olan bir şehir burası. Mustafa Kemal Atatürk'ün şehri” dedi. Sarı, İzmir’e bir çalışma yapmak üzere geldiklerini belirterek, “Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olduğum için muhtarlarla bir çalışma yapacağız. Bugün saat 14.00'te, belediye meclis üyelerimizi dinleyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi içinde siyaset yapan ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasal ailesi içinde bulunan İzmir'deki bütün belediye meclis üyelerini toplantıya çağırdık. Onlar bizim nezdimizde kent parlamenterleridir. Dolayısıyla İzmir'in sorunlarını, İzmir genelinde ortaya çıkan problemleri, partimizle ilgili problemleri, ayrışma sürecindeki tutumlarını, davranışlarını, örgütsel sorunlarını hepsini doğrudan doğruya genel başkan yardımcısına, yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısına anlatmak fırsatını bulacaklar. Biz de kendilerini dinleyeceğiz. Böyle bir çalışma yapmak üzere buradayız. Bildiğiniz üzere Cumhuriyet Halk Partisi'nin saflarında siyaset yapmaya karar veren dört tane belediye başkanı var. Kendileriyle de görüştük, dün gece de görüştük, bugün de kendilerini ziyaret edeceğiz. Yani bütün çalışmamız esas itibariyle bir yerel yönetim odaklı çalışma olacak” ifadelerini kullandı.

“Yolsuzluklar sadece muhalefet partilerinde mi var?”

İzmir’e gelirken sabah yine bir operasyon haberiyle uyandıklarını söyleyen Sarı, “Bildiğiniz üzere Çukurova Belediyesinde bir operasyon yapıldı. Gün geçmiyor ki muhalefetteki herhangi bir belediyeye operasyon yapılmıyor olsun. Tabii şöyle bir soru sormak lazım: Bunlar niye arttı? Yani özellikle ekim ayı ile beraber son 1 ayda belediyelere yönelik operasyonların şiddeti neden arttı? Bizim asıl üzerinde durduğumuz konulardan biri budur. Son 10 günde bu belediyeyi saymazsak Çukurova'yı, son 10 günde 10 tane muhalefet belediyesine operasyon yapıldı. İzmir Büyüşehir'den başlayarak Adana'ya kadar giden 10 tane belediyeye operasyon gerçekleştirildi. Bunların şiddetinin artması, arka arkaya yapılmış olmasının arkasındaki en önemli motivasyonlardan biri sizlerin de bildiğiniz üzere yolsuzluğu gölgelemek. Yani biliyorsunuz burada aslı yolsuzluğun denilemeyecek büyük yolsuzlukla karşı karşıyayız. Ve bu yolsuzluğun gittiği yön, tartışıldığı alana baktığımız zaman giderek AKP'li eski bakanlara, genel başkan yardımcılıklarına bunların çocuklarına doğru birtakım kanalların açıldığı, savcılığın buralara doğru soruşturmalar yaptığı, buralara doğru ifadeler verdiğini geçtiğimiz 15-20 gün içinde gördük. Hemen peşinden bunun üzerine bu operasyonlarla bu meselenin gölgelenmeye çalışıldığını biz düşünüyoruz. Sadece ve sadece muhalefet belediyelerinden mi yolsuzluklar? Sadece ve sadece muhalefet belediyelerinde mi soruşturma ve kovuşturmalar söz konusu olacak?” diye sordu.

Üsküdar Belediyesi için YENİ Parti’ye seslendi: Bu zemini kaybetmemeliyiz

Yarın Üsküdar’da yapılacak seçimle ilgili Sarı, “Üsküdar'da üçüncü kez seçim yapılacak başkan vekilliği seçimi. Bu başkan vekilliği seçiminde Cumhur İttifakının 23 tane belediye meclis üyesi var. Bizim ve Yeni Partinin 18 tane belediye meclisi var. Biz yine bu arkadaşlarımızı buradan sesleniyoruz. Kazansak da kaybetsek de bu seçimi kazanırsak da birlikte kazanalım, kaybedersek de birlikte kaybedelim. Arkadaşlarımız dün itibariyle burada bizimle hareket etmeden kendi adaylarını çıkartacaklarını söylemişlerdi. Biz de buna karşılık dedik ki ya ‘kendi adaylarınızı çıkartıyorsanız o zaman biz de kendi adayımızı çıkartalım’. Üçüncü tur oylama olursa kim daha yüksek oy alıyorsa o adayı etrafında birleşip oylayalım. Ama bugün aldığımız habere göre henüz yeni bir değerlendirme içinde olduklarını Yeni Partili arkadaşların henüz bir değerlendirme içinde olduklarını, bunu netleştirmediklerini duyuyoruz. Bundan memnuniyetle karşılıyoruz. Bu zemini kaybetmemeliyiz. Gündelik siyasal ayrışmalar, gündelik siyasi tartışmaların dışında tutmalıyız. Bu konuda azami özen göstermeliyiz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“İstanbul’da yeni bir kriz olabilir”

“Önümüze yeni krizler gelebilir” diyen Sarı, “Yeni kriz alanları gelebilir.  Böyle bir kriz İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde olabilir önümüzdeki günlerde. Biliyorsunuz oradaki sayı çok azaldı. Yani Cumhur İttifakının belediye meclis üyeleriyle Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediye meclis üyeleri arasındaki fark ciddi şekilde azalmış durumda. Dolayısıyla burada ortaya çıkabilecek herhangi bir durumda mutlaka ayrışmadan birlikte hareket etmemiz gerekiyor ve bugüne kadar yaptığımız seçimlerde de bunu sağlamış olmamız, bunun da bunu zayıf bir altyapıya çevirmiş olmamız gerekiyor, bunu önemsiyoruz. Yine bizim üzerinde en çok durduğumuz, değerlendirdiğimiz konulardan biri aslında şehrimizle de çok yakından ilişki” dedi.

“AKP’ye geçenlerin makul bir açıklaması yok”

Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninin iradesiyle seçilen belediye başkanlarının başka partilere geçmesini siyasi etik açısından doğru bulmadıklarını belirten Sarı, “CHP içindeki ayrışmalar nedeniyle Yeni Parti’ye geçişler kısmen anlaşılabilir olsa da yıllarca AKP karşıtlığı üzerinden siyaset yapan belediye başkanlarının iktidar saflarına katılmasının hiçbir makul açıklaması yoktur. Belediye başkanlarının sayısının 50’ye, belediye meclis üyelerinin sayısının ise 300’ün üzerine ulaşması, seçmenin sandığa yansıttığı iradeye açık bir haksızlıktır. Bu geçişleri normalleştirmek, vatandaşın seçime ve demokratik siyasete olan güvenini zedeler. Seçmen, oy verdiği kişilerin kısa süre sonra başka bir partiye geçmesi nedeniyle sandığa gitme motivasyonunu kaybedebilir. Bu nedenle yaşananlar hem kişisel hem de siyasal etik açısından kabul edilemez” şeklinde konuştu.

“Özel Cemil Tugay konusunda yanlış yaptığını kabullenmeli”

“Ancak bugün yalnızca parti değiştiren belediye başkanlarını değil, bu isimleri aday gösteren ve kendilerine referans olan yöneticileri de sorgulamak zorundayız” diyen Sarı, “İzmir’de yaşanan Cemil Tugay vakası bunun en somut örneklerinden biridir. Karşıyaka Belediye Başkanlığı dönemindeki performansı nedeniyle eleştirilen Tugay’ın, hangi başarı kriterlerine göre büyükşehir belediye başkanlığına aday gösterildiği açıklanmalıdır. Daha önce yeniden aday gösterilmemesi yönünde uyarılar yapıldığı belirtilmesine rağmen Tugay’ın büyükşehir adayı yapılmasının temel nedeninin, kurultay sürecinde Özgür Özel’i desteklemesi olduğu yönündeki iddialar kamuoyuna açıklıkla anlatılmalıdır. Seçim öncesinde öne sürülen anketlerin de kamuoyuyla paylaşılması gerekir. Özgür Özel, Tugay’a kefil olmuş ve ‘Sütte leke var, Cemil Tugay’da leke yok’ sözleriyle güçlü bir güvence vermiştir. Bugün gelinen noktada ise geçmişte alınan kararların sorumluluğu üstlenilmeli, İzmir halkına açık bir özeleştiri yapılmalı ve yanlış karar verildiği kabul edilmelidir” dedi.

“Hükümetin İzmir’i cezalandırdığı kanıtlandı!”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin ardından İzmir’e hizmet geleceği düşüncesiyle ilgili, “Eğer bir belediye başkanı bir iktidar partisine geçiyor ve hizmet yağmuru yağıyorsa, bir defa burada çok büyük bir samimiyetsizlik, iki yüzlülük vardır. Şöyle soralım: O zaman hükümet gerçekten İzmirlileri cezalandırıyor. Cezalandırıldığının ispatı bu. Yani eğer bunu yapabiliyor idiyseniz, belediye başkanı sizde değil diye yapmıyorsunuz o halde. Şimdi bu açık bir itiraf. Hani bunu bir itiraf olarak kabul edelim ben. Ya Tunç Soyer de bizim için değerli bir belediye başkanımız, kente hizmet etmiş bir belediye başkanımız, Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasal aile içinde devam eden belediye başkanımız. Bir an önce tutukluluğunun kaldırılmasıyla aramıza dönmesini bekliyoruz. Tabii onunla ilgili siyasal süreçler, sonraki siyasal süreçler oralara daha vakit var” dedi.

“Yaşananların üzeri örtülmemeli, sorumlular açıkça konuşmalı!”

Sarı, “Siyasette alınan kararların sorumluluğunu taşımak ve sonuçlarına katlanmak esastır. Hiç kimse geçmişte verdiği kararların hesabını vermekten kaçınmamalıdır. Aksi takdirde belediye başkanlarının başka partilere geçmesi olağanlaşacak, seçmenin iradesi değersizleşecek ve siyasi etik daha da aşınacaktır. Bu sürecin önüne geçebilmek için hem parti değiştirenlerin hem de onları aday gösterenlerin hesap vermesi gerekir. İzmir halkı, kendisi adına alınan siyasi kararların gerekçelerini ve sonuçlarını bilme hakkına sahiptir. Bu nedenle yaşananların üzeri sözlerle örtülmemeli, sorumlular açıkça konuşmalı ve kamuoyuna karşı gereken açıklamalar yapılmalıdır” ifadelerine yer verdi.

Tunç Soyer için seslendi: “Birileri AKP’ye geçerken birileri bedel ödüyor”

Kooperatif davası nedeniyle tutuklu yargılanan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile ilgili konuşan Sarı, “Başkanımız 15 aydır cezaevinde tutuklu bulunuyor ve 18 Kasım’da yeniden hâkim karşısına çıkacak. Bu tarih itibarıyla tutukluluk süresi 16 ayı bulacak. Cumhuriyet Halk Partisi olarak süreci yakından takip ediyoruz; milletvekillerimiz, genel başkan yardımcılarımız, il başkanımız ve avukat arkadaşlarımız dosyaya hâkim. Dosyadaki iddiaları ve ispatlandığı öne sürülen suçları biliyoruz. Ancak bu suçların tamamı gerçek ve ispatlanmış olsa bile öngörülen cezanın infaz süresi mevcut tutukluluk süresini karşılamaya yetmektedir. Başkanımızın tutuklu kalmasını gerektirecek güçlü bir maddi delil bulunmamaktadır. Gerek delil karartma ve kaçma şüphesi gibi tutukluluk koşulları gerekse dosyadaki maddi deliller açısından tutukluluğun devamını gerektiren bir durum söz konusu değildir. Ayrıca bilirkişi raporları, dosyada kamu zararı bulunmadığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle başkanımızın 18 Kasım’da tahliye edilmesini bekliyor ve talep ediyoruz. Bugüne kadarki tutukluluk süresi de bu beklentimizi desteklemektedir. Başkanımızın 18 Kasım’dan itibaren İzmirlilerle birlikte olacağına inanıyoruz. Birileri AKP’ye geçerken birileri, kendilerine isnat edilen suçların gerçekliği henüz tartışılırken cezaevinde bedel ödüyor. Bu durumu İzmir halkının vicdanına havale ediyoruz. Anlatacak daha çok konumuz ve soracağımız pek çok soru var; ancak şimdilik burada noktalayarak bazı konuları soru-cevap bölümünde daha ayrıntılı değerlendirmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

İzmir Gaste | izmirgaste | - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Şilan KOCADAĞ

Bakmadan Geçme